Alerji Mevsimi Başladı

Alerji Mevsimi Başladı

Çiçek polenlerinin de etkisiyle ilkbaharın alerjik sorunların en çok görüldüğü mevsim olması, alerjisi olanlar için ciddi bir şanssızlık. Keyifli bahar günlerinde öksürük, aksırık, göz sulanmaları ya da nefes darlıkları, kaşıntılar ve cilt döküntüleriyle seyreden alerjiler maalesef bahar aylarında sıklıkla görülüyor.

Prf.Dr. Osman Müftüoğlu alerji konusunda şu uyarılarda bulunuyor:

Alerjik tepkilerimizin sorumlusu bağışıklık sistemimiz. Tıpkı bakterilere ya da virüslere karşı geliştirdiği saldırı yöntemlerinin benzerlerini bazı maddelere, örneğin polenlere, tozlara, kimyasallara veya gıdalara karşı da oluşturup vücudumuzu korumaya çalışıyor. Alerjik tepkimelere neden olan maddelerden uzak durmak yalın ve kolay bir çözüm olmakla birlikte günlük yaşantıda gereğince yerine getirilemeyebiliyor. Bağışıklığı güçlü tutmak, vitamin, mineral veya besin desteklerinden faydalanmayı düşünmek, bu desteklerle bağışıklık sistemine yarar sağlamak ilk akla gelen korunma çabaları arasında. Bu nedenledir ki özellikle bahara girerken bağışıklığımızı güçlendirmeyi daha sık gündeme getiriyor, ecza dolabını karıştırıyor, doktorumuza korunma yöntemleri konusunda fikir danışıyoruz.

 

 

TEPKİLERİMİZ BİRBİRİNDEN FARKLI

 

Alerjik tepkime, 'bağışıklık sisteminin beklenmedik, gereğinden daha şiddetli ve uyumsuz bir yanıtı' şeklinde özetlenebilir. Alerjik tepkilerin nedeni, bağışıklık sisteminin oluşturduğu gereğinden daha şiddetli, zamansız ve ölçüsüz yanıtlar.

Vücudumuz, dış ortamdan gelebilecek saldırılardan deri ve mukoza yardımıyla korunur. Bu iki yüzey tabakası birbirinden çok farklı. O nedenle de alerjik tepkilerimiz çok çeşitli. Alerjinin oluşması, deri ya da mukoza engelinden birinin kırılmış, bozulmuş olduğu anlamına geliyor. Ama sorunun çözümü bağışıklığı güçlendirmekten çok bağışıklık sisteminin uyum gücünü yükseltmekte aranmalı. Eğer bağışıklık sistemi, gelişen iç ve dış koşullara uygun değişimler gösterebiliyorsa, en uygun yanıtları, uygun zamanlarda ve oranlarda verebiliyorsa iş oldukça kolaylaşıyor.

 

HER İLKBAHAR GELİŞİNDE

Alerjik yanıtların oluşturduğu sağlık sorunları bahar aylarında zirve yapıyor! Özellikle polen alerjisi olanlarda üst solunum yolları ve akciğer sorunlarının baharla birlikte alevlenmesi olağan. Aksırık, öksürük, boğaz yanması, geniz ve burun akıntısı, kuru öksürük, nefes darlığı gibi şiddeti ve hayati önemi değişen belirtiler ortaya çıkıyor. 'Saman nezlesi' denilen alerjik rinit başta olmak üzere alerjik astıma varana dek çeşitli sağlık sorunlarıyla başa çıkmak gerekiyor. Gözlerde kızarıklık, yanma, sulanma, akıntı gibi belirtilerle günlük konforu bozan 'göz nezlesi' yani konjonktivit oluşuyor. Cildi ilgilendiren en önemli sorun dayanılmaz kaşıntı, kızarıklık, yanma ve batma hissiyle rahatsızlık veren ürtiker olur. Tıpkı Latince adı 'urtica urens' olan ısırgan otuyla temastan sonraki yakınmalar yaşandığı için bu adla anılan cilt sorunu enfeksiyon eklenirse daha ciddi bir tedavi gerektirebiliyor.

Eğer alerji yönünden sorunlarınız olduğunu düşünüyorsanız derdinizi bağışıklık destekleri kullanarak çözmeye çalışmayı bir yana bırakıp bir uzman yardımı aramalısınız. Alerjinizle ilişkili sorunlar muayeneniz, tıbbi öykünüz, yapılacak bazı özel testlerle (cilt testleri, kan analizleri, solunum testleri) ortaya konacaktır.

 

AKLINIZDA OLSUN

Çözümü kolay değil

Alerjik sorunların çözümü ne yazık ki uzun zamana yayılan, bıktırıcı olabilen ve bazen de uygulayıcıya sil baştan yaptıran bir süreç. Bilgi, deneyim ve sabır ister. Yeterli bir deneyim ve uzmanlık sorunun tanısı ve tedavi planının oluşturulması için zorunludur. Başlangıçta antihistaminik içeren tabletler, kremler ve losyonlar kullanılırken giderek alerjik yanıtı azaltıcı özel tedavilere yönelinebilinir. Bir süre sonra daha ciddi ilaçların, örneğin kortizol grubunun kullanımı gündeme gelebilir. Bütün bu karmaşık tıbbi sorunların çözümü mutlaka alerjik hastalıkların tanı ve tedavisinde deneyimli olan bir hekim ve merkezin katkısıyla olmalı.

 

BİR BİLGİ

 

Eğer kortizolu uzun süre kullanacaksanız

Alerjik sorunların tedavisinde önemli bir yere sahip olan kortizolu ilaçları uzun süre kullanmak gerekebilir. Böyle durumlarda aşağıdaki önlemler yan etkilerden daha fazla korunmanızı sağlayacak.

* Kortizol tabletlerini sabahın erken saatlerinde alın. Kandaki doğal kortizol sabahın erken saatlerinde en yüksek düzeye çıktığı için böbrek üstü bezleriniz daha az baskılanır.

* Her gün birkaç doz almak yerine sabah tek doz almayı, hatta gün aşırı olmak üzere iki dozu birlikte almayı düşünün ve doktorunuzla konuşun. Bu önlemler de böbrek üstü bezleri üzerindeki etkiyi azaltabiliyor.

 

Osman Müftüoğlu / Hürriyet

DİĞER HABERLER
Havuza Girerken Tekrar Düşünün
Güneş Lekelerine 5 Çözüm
Vücutta Morarma Neyin Habercisi?
Gebelikten Korunma Yöntemleri
Akdeniz Anemisi Nedir?
Alerji Mevsimi Başladı
İlkbahar Ekinoksu
İlaçsız Bir Hafta, İlaçla Yedi Gün
Sessiz Düşman Hipertansiyon
Dünya Emekçi Kadınlar Günü
İçindeki Karizmayı Ortaya Çıkart
Uranüs Yeniden Boğa Burcunda
Domuz Gribi Belirtileri ve Korunma Yolları
Vitamin Ve Minerallerin Püf Noktaları
Astrolojide Kiron ve Burçlara Yansıması
Migren Belirtilerine Dikkat
Yapay Tatlandırıcı - Aspartam Kullananlar Dikkat
Kozmetik Ürünler Kadınların Hormonlarına Zarar Mı Veriyor?
Unutma Seni
Eyvah! Bitlendik
Okul döneminde hastalıklar artıyor mu?
Vücudunuzda Yağlanan Bölge Hangi Hastalıkların Habercisi?
Bayram Etleriniz Sağlıklı Olsun
Sağlıklı Bronzlaşmanın Temel Kuralları
Kadınların Kabusu Varis
Antidepresanlar Kilo Aldırır mı?
Böbrek Hastalıklarında Doğru Bilinen Yanlışlar
Ağız Diş Sağlığı İçin Ne Tüketilmeli?
Hazımsızlık Sorunu
Otizmin Şifresi Çözüldü

En Çok Okunanlar


Şahmeran Efsanesi

Evvel zamanda, Mezopotamya topraklarında doğmuş bir efsane Şahmeran... Yüzyıllardan beri anlatılagelen…