Migren Belirtilerine Dikkat

Migren Belirtilerine Dikkat

Migren nasıl anlaşılır?

Tedavisi mümkün nörolojik bir hastalık olan migren, en sık karşılaşılan rahatsızlıklardan biridir. Hastanın ağrı nedeni öncelikle iyi analiz edilmelidir.  Birincil baş ağrıları olarak da bilinen migren baş ağrılarının farklı özellikleri bulunmaktadır. Tanı için ağrıların süre ve sıklığı takip edilmelidir. Bunun yanında kişiler aura denilen bir takım ağrı öncesi durumları yaşamaktadır. Aura durumlarını gözde ışık çakması, yarım görme veya vücutta bazı bölgelerde uyuşma olarak tarif eden hastalarda, bu belirtileri ağrı takip etmektedir. 

Bir baş ağrısının migren olduğunu anlamak için şu belirtilere dikkat etmek gerekir:
•    Ağrının orta derecede ve sürekli oluşu
•    Başta zonklama türü ağrı
•    Bulantı ve kusma
•    Işıktan ve sesten rahatsız olmak
•    Hareket edince artan ağrı
•    Gözde ışık çakması, yarım görme
•    Vücutta bazı bölgelerin uyuşması

 

Migren ağrısını diğer ağrılarla karıştırmayın
 

Kronik baş ağrısı olan hastaların neredeyse tamamı kendilerinde sinüzit veya migren olduğunu düşünür. Ancak kronik baş ağrılarının gerilim baş ağrısı ve küme baş ağrısı gibi başka nedenleri de vardır. Bu yüzden migren baş ağrısı tanısının doğru şekilde konması, tedavinin planlanması açısından önemlidir. Migrenli hastalarda baş ağrılarını geçirmek için atak tedavisi uygulanır. Eğer ağrı sıklığı fazlaysa atakların sıklığı azaltılmaya çalışılır.

Basit ağrı kesiciler yeterli gelmeyebilir

Atak esnasında bazı ağrı kesiciler, bulantı ve kusmaya yönelik ilaçlar belli bir disiplin içerisinde kullanılır. Basit ağrı kesicilerin yetmediği zamanlarda spesifik bazı ilaçlar da migren atağını sonlandırmak için kullanılabilir. Ancak migren atağı esnasında, ağrı kesicilerin sıklıkla kullanılması durumunda ağrı kesicilerin kötüye kullanımından bahsedilir ve bu durumun tedavisi en az migren tedavisi kadar zordur.
 

Her hastaya farklı tedavi


Migrenli hastalarda baş ağrısı atak sıklığı fazla ise veya ağrı çok şiddetli oluyorsa, hastanın özellikleri de göz önünde bulundurularak atak sıklığını azaltmak için kronik tedaviler verilmektedir. Bu tedaviler verilirken ağrının karakteri yanında hastanın özellikleri ve eşlik eden durumlar da göz önünde bulundurulmalıdır. Bu yüzden bir hastaya iyi gelen bir tedavi başka bir hastaya iyi gelmeyebilir. Kronik migren tanısı son üç ay süresince ayda en az 15 gün ve üzerinde baş ağrısı olan, gün içinde ağrının en az 4 saat sürdüğü ve ayın en az sekiz gününde bu ağrıların migren tanı kriterlerini dolduracak özellikte olan hastalarda ve mutlaka bir nöroloji uzmanı tarafından görüşme sırasında klinik olarak konulabilir.
 

Migrene botoks ya da aşı


Kronik migren hastalarında botoks tedavisi veya ağrı noktalarına yapılacak enjeksiyonlar gibi yöntemler ve son yıllarda migren aşısı olarak da isimlendirilen yeni tedavi yöntemleri kullanılabilir. 

Migrende şu tedaviler uygulanmaktadır: 
•    Botoks Tedavisi: Standart tedavilerden sonuç alamamış hastalara botoks uygulanmaktadır. Botoks, kronik migrenli kişilerde duysal sinir uçlarından salınarak baş ağrısını başlatan kimyasal ileticileri bloke eder. Tecrübeli bir nörolog veya algoloji uzmanı tarafından doğru noktalara botoks uygulandığında ağrı sıklığı ve şiddeti azalır ancak bunun etki süresi sonsuz değildir.
•    Sinir Blokajı: Başın ağrı duyusunu algılayan kısmın anestetik maddelerle blokajı ve sinirin uyarılabilirliğinin azaltılarak, ağrı eşiğinin yukarı taşınması işlemidir. Burada hastanın büyük oksipital sinir alanına lokal anestetik madde enjekte edilir. Bu yöntem migren tedavi kılavuzlarında yer alan tedavilerin uygulanamadığı hastalarda veya bu tedavilere rağmen ağrı sıklığı ve şiddetinin azalmadığı durumlarda bu tedavilere ilave olarak kullanılabilir. 
•    Migren Aşısı: Calsitonin Gene Related Protein isimli doğrudan migren hastalığını oluşturan patolojik süreçleri engellemeye yönelik aylık enjeksiyonla ağrı sıklığı ve şiddetinin azaltılmasında olumlu sonuçlar alınmaktadır. Kronik migren tanısı tecrübeli bir nörolog tarafından konduğunda bu aşı uygulamasının yapılması ile oldukça başarılı sonuçlar alınabilir. 

Prof. Dr. Talip Asil, Medimagazin

DİĞER HABERLER
Havuza Girerken Tekrar Düşünün
Güneş Lekelerine 5 Çözüm
Vücutta Morarma Neyin Habercisi?
Gebelikten Korunma Yöntemleri
Akdeniz Anemisi Nedir?
Alerji Mevsimi Başladı
İlkbahar Ekinoksu
İlaçsız Bir Hafta, İlaçla Yedi Gün
Sessiz Düşman Hipertansiyon
Dünya Emekçi Kadınlar Günü
İçindeki Karizmayı Ortaya Çıkart
Uranüs Yeniden Boğa Burcunda
Domuz Gribi Belirtileri ve Korunma Yolları
Vitamin Ve Minerallerin Püf Noktaları
Astrolojide Kiron ve Burçlara Yansıması
Migren Belirtilerine Dikkat
Yapay Tatlandırıcı - Aspartam Kullananlar Dikkat
Kozmetik Ürünler Kadınların Hormonlarına Zarar Mı Veriyor?
Unutma Seni
Eyvah! Bitlendik
Okul döneminde hastalıklar artıyor mu?
Vücudunuzda Yağlanan Bölge Hangi Hastalıkların Habercisi?
Bayram Etleriniz Sağlıklı Olsun
Sağlıklı Bronzlaşmanın Temel Kuralları
Kadınların Kabusu Varis
Antidepresanlar Kilo Aldırır mı?
Böbrek Hastalıklarında Doğru Bilinen Yanlışlar
Ağız Diş Sağlığı İçin Ne Tüketilmeli?
Hazımsızlık Sorunu
Otizmin Şifresi Çözüldü

En Çok Okunanlar


Şahmeran Efsanesi

Evvel zamanda, Mezopotamya topraklarında doğmuş bir efsane Şahmeran... Yüzyıllardan beri anlatılagelen…