’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Uzmanından ailelere kritik uyarı: 'Büyüyünce geçer' demeyin, süreci geciktirmeyin!
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Toplumda yaygın olan "erkek çocuk geç konuşur" gibi bilimsel dayanağı olmayan inanışların tedavi sürecini geciktirdiğini belirten Çimen, ebeveynleri uyardı.
Çocukluk döneminde sıkça karşılaşılan iletişim, dil ve konuşma güçlükleri, doğru zamanda müdahale edilmediğinde çocuğun gelişimini ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, Akran Akademi bünyesinde yürüttükleri çalışmalara değinerek, özellikle pediatrik grupta erken tanının önemini vurguladı.

"SADECE KONUŞMA DEĞİL, İLETİŞİM BECERİSİ"
Dil ve konuşma terapisinin geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirten Çimen, yapılan çalışmaları şu sözlerle özetledi:
"Çocukluktan yetişkinliğe her yaş grubunun ihtiyacına yönelik müdahale yöntemleri kullanıyoruz. Kekemelik, otizm, Down sendromu, işitme kaybı ve yutma bozuklukları gibi iletişimi etkileyen birçok alanda bireysel terapi programları yürütüyoruz. Amacımız bireylerin iletişim becerilerini geliştirerek yaşam kalitelerini artırmaktır."
"BİLİMSEL DAYANAĞI OLMAYAN SÖZLERE İNANMAYIN"
Ebeveynlerin çocuklarının gelişimini yakından takip etmesi gerektiğini hatırlatan Çimen, toplumda sıkça dile getirilen yanlış inanışlara karşı çıktı. "Daha küçük, büyüyünce geçer", "Erkek çocuk geç konuşur" ya da "Okula başlayınca düzelir" gibi ifadelerin bilimsel bir temeli olmadığını ifade eden Çimen, bu tür söylemlerin profesyonel destek alma sürecini tehlikeli boyutta geciktirdiğini belirtti.
NE ZAMAN TERAPİSTE BAŞVURULMALI?
İrem Çimen, uzman desteği gerektiren durumları şöyle sıraladı:
Çocuk yaşıtlarına göre geç konuşmaya başladıysa,
Kelime dağarcığı sınırlıysa ve cümle kurmakta zorlanmaktaysa,
Sesleri yanlış üretiyor, karıştırıyor veya konuşması anlaşılamıyorsa,
Konuşmada takılmalar, kelime tekrarları ve uzatmalar görülmekteyse,
Çiğneme, yutma ve salya kontrolü problemleri mevcutsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır.
Çimen ayrıca; otizm, Down sendromu, işitme kaybı ve serebral palsi gibi durumlara bağlı gelişen dil bozukluklarında da terapist desteğinin gelişim için en sağlıklı sonucu vereceğini sözlerinde belirtti.
https://www.cumhuriyet.com.tr/
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.