Havuza Girerken Tekrar Düşünün

Havuza Girerken Tekrar Düşünün

Yaz aylarında serinlemek için girilen havuzların, temiz olmaması insan sağlığı için büyük tehdit oluşturmaktadır. Havuzlar; pek çok kişinin kullanımına açık olması, su deviniminin yeterli olmaması, yeterince klorlanmaması ve suyunun yeterince filtre edilmemesi sebebiyle ciddi enfeksiyon kaynağı olabilir. Yüzme havuzları havaya ve çevreye açık olduklarından, dışarıdan gelen mikroplara (bakteri, virüs, parazit ve mantar gibi) maruz kalırlar. Hastalıklara sebep olan bu mikroplar rüzgâr veya daha da önemlisi yüzücüler tarafından havuza taşınırlar. 

 

Havuza girenleri en çok etkileyen enfeksiyonlar; bakteriyel, viral ya da parazit kökenli mide-barsak sistemi enfeksiyonlarıdır. Havuz suyuna karışan bu mikroorganizmalar birkaç saatten birkaç güne kadar canlılığını sürdürüp, çok az miktarda su yutulmasıyla bile duyarlı insanları enfekte edebilir.

 

 

Havuz ve denizden bulaşan hastalıklar

 

Viral ve Bakteriyel hastalıklar 

 

Havuz yoluyla en sık bulaşan hastalıkların başında rota virüsü, nörovirus, enterovirus ile hepatit A gibi viral hastalıklar gelir. Ayrıca salmonella, şigella ve E. coli gibi bakteriyel etkene bağlı hastalıklar da ortaya çıkabilir. Bunların yanı sıra cyriptosporidium, amip ve giardia gibi tek hücreli etkenler ile kıl kurdu gibi barsak parazitleri de görülebilir. 

 

Havuzdan bulaşan mide-barsak enfeksiyonları genellikle kusma ve hafif ateş ile başlar, ishal ve karın ağrısıyla devam eder. Bu aşamada belirtilere yönelik tedavi yaklaşımları ve diyet ile çoğu hastalık kontrol altına alınabilir. Mide-barsak enfeksiyonlarının en dramatik tablosunu ise kusma ve ishal yoluyla oluşan sıvı-elektrolit kaybı oluşturur. Kusma ile ishal durdurucu ilaçların ve antibiyotiklerin bu hastalarda faydası olmayacağı gibi, yan etkileri daha fazla olabilir. Bu nedenle sıvı elektrolit dengesini sağlamaya yönelik diyet uygulamaları çok daha önem taşır

 

 

Göz Enfeksiyonları 

 

Suyun direkt tahrişi, alerjik reaksiyon ya da içerdiği mikroorganizmaların etkisi ile göz kapağının iltihaplanması şeklinde görülür. Gözde kızarıklık, yanma, batma, çapaklanma gibi yakınmalara yol açar. 

 

 

Kulak Enfeksiyonları (Yüzücü Kulağı)

 

Yazın hava sıcaklığının artmasıyla birlikte ortaya çıkan nem, hassas olan dış kulakta enfeksiyona zemin hazırlar. Havuz suyundan kulağa giren mantar, bakteri, virüsler kulakta enfeksiyona yol açabilirler. Önce kaşıntı daha sonra iltihaplı-pis kokulu akıntı şeklinde kendini gösterir. Kulak ağrısı ve ateş, kusma da diğer belirtilerdir. Kulak enfeksiyonu zamanla işitme kaybına yol açabilir.

 

 

İdrar Yolu Enfeksiyonları

 

Özellikle kız çocuklarının dar mayo ile uzun süre havuzda vakit geçirmeleri idrar yolu enfeksiyonunu kolaylaştırır. Sık ve ağrılı idrar yapmaktan karın ağrısı, ateş ve kusmaya kadar değişik belirtiler ile kendini gösterebilir. Bu enfeksiyonlar sıklıkla karın ağrısı ve ağrılı idrar yapma şeklinde yaşam konforunu etkileyen bir durum olmakla birlikte, uygun şekilde tedavi edilmediğinde böbrek kaybı ve diyalize kadar uzayabilen kötü sonuçlara da yol açabilir. 

 

 

Mantar Enfeksiyonları

 

Genel kullanıma açık, yeteri kadar temizlenmeyen havuz, banyo ve tuvalet gibi yerlerden, terlik, havlu gibi eşyaların ortak kullanılmasından kaynaklanabilir. Kaşıntılı, kızarık veya beyaz kabuklu görünümde olan cilt mantarı ikincil cilt enfeksiyonlarına yol açabilir. 

 

 

Korunma: 

 

       Hijyen için periyodik kimyasal ve fiziksel temizlik işlemlerinin ihmal edilmediği yüzme havuzları tercih edilmeli, ateşli hastalık ya da ishal geçirirken havuza girilmemeli, havuzda su yutmamaya dikkat edilmelidir.

       Bir yaşından küçük çocuklar havuza sokulmamalıdır.

      Gözü koruyan gözlük ve kulağa su kaçmasını engelleyecek kulak tıpası kullanılmalıdır.

       Islak mayolardan olabildiğince kısa sürede kurtulmak gerekir.

       Havlu, terlik gibi eşyaları ortak kullanmaktan sakınılmalıdır.

       Havuzdan ziyade deniz tercih edilmelidir. 

       Enfeksiyonlar sıklıkla antibiyotikler ile tedavi edilir. Bu noktada mutlaka hekim kontrolünde ve gerektiğinde antibiyotik kullanılmalıdır.

Dr Mehmet Uluğ/Vatan Medipol Ünv. Yayınları

DİĞER HABERLER
Kutlu Olsun
Kutlu Olsun
’Reçete’/Estetik Cerrahide Güvenli Yaklaşım Nedir?
Beyin Sisi
Hastalık Riski İçin Egzersiz
Artan Enerji İçeceği Tüketimi
’Reçete’/ Varis Nedir? Doğru Bilinen Yanlışlar
Sınav Döneminde Başarıya Götüren Bütüncül Destek
Parkinsonun Erken Sinyali
Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı
Bahar Nezlesi
Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!
’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Kalın Bağırsak Kanserinde Hayati Uyarı
Karın Ağrısı Deyip Geçmeyin
Üç Haftadan Uzun Süren Öksürüğe Dikkat
Alzheimer Nedir?
Portakal Suyu Kalp ve Beyin Sağlığını Destekliyor
Basit Bir Kanama Demeyin
Kutlu Olsun
’Reçete’ / Menopoz Nedir? Erken Menopoz ve Hormon Tedavisi
Alzheimer Riskini Yüzde 45 Azaltmak Mümkün
Sık İdrara Çıkmak Her Zaman Hastalık Göstergesi Değil
Gece Mide Yanması
Kutlu Olsun
Omega-3’e Master Dokunuş
’Reçete’ / Probiyotik Nedir?
Kutlu Olsun
Cilt Kuruluğu Nedir?
Kalp Hastaları İçin Ramazan Önerileri

En Çok Okunanlar


Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!

Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Parkinsonun Erken Sinyali

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.

Bahar Nezlesi

Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.

Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı

Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.