’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Estetik dolgu malzemelerini günümüzde çok sık kullanır olduk. Bu konuda talep çok, dolayısı ile bilgi sahibi olmak isteyen veya olması gereken bir o kadar kişi. Hangi ürünler kullanılmalı, hangisine güvenebiliriz ve dolgu uygulamaları ile neler gerçekleştirebiliriz.
Öncelikle yarı kalıcı veya kalıcı diye tanımlanan sentetik dolgular konusunda çok dikkatli olmanızı öneririm. Bir defa yapılacak, ömür boyu kalıcı olacak düşüncesinin, pek çok kişi için cazip olabildiğini gözlemliyorum fakat işin özüne indiğiniz zaman durumun bu kadar basit ve sorunsuz olmadığını görebilirsiniz.
En başta, geri dönüşümsüz olması dahi başlı başına bir sorun. Bu dolgulardan kurtulmak istediğiniz zaman bir ameliyata mecbur kalmak hiç hoşunuza gitmeyecektir. Kullanılan dolgunun yol açabileceği enfeksiyon, alerjik reaksiyonlar, vücudun dolguyu atmaya çalışırken cildinizde bırakabileceği izler, kötü görüntüler cabası.
Önerim, elbette en sağlıklı ve garantili yol olan geçici dolgular yani hyaluronik asit dolgular.
Hyalüronik asit ağırlığının 1000 katı su tutabilen, vücudunuzda zaten mevcut olan (cildiniz, eklemleriniz gibi) bir nevi sünger. Kalite ve sertlik-yumuşaklığına göre kalıcılıkları 1-3 yıl arasında değişiyor. Kullanılacak kaliteli bir hyaluronik asit dolgu uygulamasından sonra sorun yaşama ihtimaliniz çok çok düşük, hatta yok gibidir. Elbette ki iyi bir uygulama ve kimi özel durumlara dikkat edilmesi kaydıyla.
İyi bir planlama sonrasında ofis şartlarında yapılabilen 10-15 dakikalık bir uygulama ile tüm yüzünüz şekillendirilip, gençleştirilebilir, sarkmalar toparlanabilir, elmacık kemikleri, yanaklar, çene hatları istenilen şekle sokulabilir, ameliyatsız burun estetiği yapılabilir (uygun hastalarda), kırışıklar giderilebilir, liste uzatılabilir.
Pek çok şey yapılabilir, eğer;
İYİ BİR PLANLAMA, İYİ BİR UYGULAMA VE KALİTELİ BİR MALZEME olursa…
Op.Dr Coşkun Şanverdi
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.