’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Ecz. Zeynep AKSOY
Bebeklik döneminin ebeveyni en yıpratıcı ve üzücü sorunlarından biri şüphesiz bebeklerin ağlama problemidir. Öyle ki başa çıkamadığımız erken bebeklik döneminde görülen ağlamalar; ebeveyn için stres, kaygı, yorgunluk ve depresyon kaynağı olabilir.
Bebek Neden Ağlar? Bir Şeye Mi Ihtiyacı Var, Yoksa Bir Sağlık Sorunu Mu?
Aslında bazı bebekler ne sağlık sorunu, ne de bir ihtiyaç nedeniyle ağlamaktadır. Üç aydan küçük herhangi bir sağlık sorunu olmayan bebeklerde, anlamlı bir neden olmaksızın (açlık, bez kirliliği gibi) haftada 3 gün ve üzeri, görüldüğü günlerde ise 3 saatten fazla süren sebepsiz ağlamalara, kolik ağlamaları diyoruz. Genellikle akşamları ortaya çıkan kolik, zamanla kendini sınırlayan, kaybolan iyi huylu bir durumdur ve genellikle beşinci ayda sona erer.
Kolik ağlamalarını diğer ağlamalardan ayırt edebilecek birkaç özellik şöyle sayılabilir;
Kolik ağlamasının sebepleri tam olarak bilinememekle beraber katkıda bulunan bazı faktörler olduğu düşünülmektedir. Yetersiz veya aşırı beslenme, beslenme sırasında gaz yutulması, gastrointestinal olgunlaşmamışlık, dışkı florasındaki değişiklikler ve besin intoleransınında aralarında bulunduğu gastrointestinal sebeplerin yanında tütün dumanı ve nikotine maruz kalma ve çevresel uyaranlara çok miktarda maruz kalma da kolik ağlamalarının sebebi olabilir.
.png)
Tüm bunların yanında yapılan çalışmalarda aile stresi, anne anksiyetesi, anneden bebeğe gerilim aktarımı ile de kolik ağlamaları arasında bir bağlantı bulunmuştur. Başka bir çalışma ise gebeliğin erken dönemlerinde annede görülen gerginlik ve depresyon ile kolik ağlamaları arasında bir bağlantı olduğunu göstermiştir.
Kolik ağlamaları olan bebeklerde uygulanabilecek birinci basamak yaklaşım, olası beslenme problemlerini gözden geçirmek ve bebeği yatıştırmak ve / veya çevresel uyaranları azaltmak için yatıştırma teknikleri denemektir. Ebeveyn bu teknikleri denemesi için cesaretlendirilmelidir çünkü; bu teknikler ağlamanın olmadığı döneme ulaşılıncaya kadar ebeveynin rahatlamasına yardımcı olabilecek ucuz ve zararsız tekniklerdir. Ebeveyn sırayla bu teknikleri denemeli hangisinin kendi bebeği üzerinde olumlu etki oluşturduğunu görmelidir. Ne yazık ki tüm bebeklerde sonuç alınan ortak bir teknik yoktur.
Kolik Ağlamaları Yaşayan Bir Bebeğimiz Varsa Ne Yapacağız?
-Öncelikle ağlamaların herhangi bir sağlık sorunundan dolayı olma ihtimalini ekarte etmek için bir hekime başvurulmalıdır.
-Ebeveyn, yıpratıcı olan bu sürecin geçici olduğu kabullenmeli ve bu ağlamaların kendinin yaptığı veya yapmadığı bir şeyden kaynaklanmadığının bilincinde olmalıdır.
-Ebeveynler arası yardımlaşmanın önemini kavramalı ve kolik ağlamaları sırasında nöbetleşmeyle sürecin daha az yıpratıcı olması sağlanmalıdır.
-Ebeveyn hayal kırıklığı, öfke, bitkinlik, suçluluk ve çaresizlik duygularının normal olduğunu kabul etmeli gerekirse yakınlarından yardım istemelidir.
-Tüm bunların yanında bahsettiğimiz yatıştırıcı tekniklerde işe yarayabilir. Bunlar;
.png)
İşitme ve işitsel gelişimin olumsuz etkilenmemesi için beyaz gürültü kaynağının bebekten uzakta konumlandırılması gerekmektedir. Düşük sesle ve kısa süreli uygulanmalıdır.
Tüm bunların işe yaramadığı bebeklerde, bebek anne sütüyle besleniyorsa hipoalerjenik anne diyeti bir seçenektir.
Kolik bebeklerin bir alt grubunda inek sütü alerjisi ve besin intoleransı olabileceği göz önünde bulundurulmalı; özellikle egzama, hırıltılı solunum, ishal veya kusması olan bebekler bu açıdan bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
İnfantil kolik tedavisinde ve önlenmesinde alternatif tedavi yöntemleri ile probiyotik ve ilaç kullanımını değerlendirecek olursak;
Probiyotiklerin kolikten korunmak ve koliği tedavi etmek için bir etkisi olduğuna dair kanıtlar eksikse de, yapılan çalışmalar lactobasillus reuteri içeren probiyotiklerin kolik ağlama süresini azalttığını göstermiştir.
Kolik ağlamaları için simetikon içeren gaz damlalarının etkinliği kanıtlanmamıştır. Bununla beraber, akapunktur, manüplatif tedaviler, homeopatik ilaçlar da kolik tedavisinde önerilmemektedir.
Sonuç olarak, ebeveynlerin çocuğun semptomlarıyla baş etmesine yardımcı olmak ve ebeveyn-çocuk ilişkisinde uzun vadeli sekelleri önlemek için, kolik yönetimi, çocuğun özelliklerine, öyküsüne, muayene ve aile özelliklerine göre kişiselleştirilmelidir.
Bebeklerin gülücükler saçtığı mutlu günler dilerim..
KAYNAKLAR
Ecz. Zeynep AKSOY
zeynepacaraksoy@gmail.com
Eczacıdan Sağlık
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.