’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Ecz. Hilal Nesrin Elbir
.jpeg)
Yeşil çayın faydalı bir içecek olduğunu, sakinleşmeye ve uykuya yardımcı etkilerinin olduğunu hepimiz biliyoruz, fakat vücudumuzda tam olarak ne yaptığını merak ediyor musunuz?
Aslında hikaye binlerce yıl öncesine dayanıyor, yaklaşık Dört bin yıldır Çin’de tüketilmekte olan yeşil çay, onlar için yakacak odun, pirinç, yemeklik yağ, tuz, soya sosu ve sirke ile birlikte günlük yaşam için gerekli kabul edilen 7 maddeden biri..
Japonlar yeşil çay ile başlanan bir sabahın daha “iyi” bir gün olduğuna inanırlar ve onlar için zihinsel iyilik hali bedensel hazlardan daha önde olduğu için daima vücuda faydalı olanı yapmaya çalışırlar. Haksız değiller, çünkü yeşil çay içeriğinde bulunan L-Theanin günümüzde, kaygı düzeyini azaltmak, ruh halini geliştirmek, odaklanma ve konsantrasyonu artırmak için, detoks ajanı olarak ve hatta nikotin ve başka uyuşturuculara duyulan isteği azaltmak için kullanılmaktadır.
L theanin, yeşil çay yapraklarında bulunan bir aminoasittir, ilk kez 1949 Gyokuro adı verilen bir Japon yeşil çay türünden çıkarılmıştır. 1964 yılında ise bebek gıdaları hariç tüm gıda ve içeceklerde kullanımı onaylanmıştır. L theanin ince bağırsak yoluyla hızlıca emilir ve 50 dk içinde kanda maksimum konsantrasyona ulaşır, kan beyin bariyerini aşabildiği için, beyin içini doğrudan etkileyebilir ve beyinde bir dizi değişikliğe katkıda bulunabilir.
L-Theanin
-Beyinde stres ve kaygı ile bağlantılı kimyasalların seviyesini düşürür, sakin bir zihin durumu sağlar. Günümüz modern toplumunun yüzde doksanının muzdarip olduğu “kaygı bozukluğu” tedavisinde kullanılabilecek en etkin ve güvenilir takviyelerden biridir.
-Serotonin ve dopamin düzeyini yükseltir ki bu kimyasallar, iyi hissetme hali, uyku, iştah , enerji ve bilişsel becerileri düzenlemede etkilidir.
-Sızlanma, şikayetçi olma, yakınma şikayetleri olan kişilerin, gün boyunca uykulu olma korkusu yaşamadan gevşeme, sakinlik ve huzurluluk hali sağlayabilecekleri “uykusuz bir gevşeme” takviyesidir.
-Glutatyon düzeyini artırır. Glutatyon vücudun en önemli antioksidan molekülüdür. Karaciğer sağlığı ve detoksuna yardımcı olur. Fazla alkol tüketimi sebebiyle oluşabilecek karaciğer hasarlarından korunmak için faydalanılabilir.
-Alfa beyin dalgası aktivitesini artırır. Alfa beyin dalgalarının arttığı haller, son derece sakin ve odaklanmışken, REM uykusu sırasında, meditasyonda veya zihnimizi hayal kurmak için dolaştırırken deneyimlediğimiz ruh halidir. Dolayısıyla, gevşeme, odaklanma ve yaratıcılığın artıran bir etkisi gözlemlenmiştir.
-Dikkat, odak, bellek ve öğrenmede artış sağlar. Vücut stres altında kortizol üretimini artırır. Bu hormon değişiklikleri hafıza oluşturma ve öğrenme gibi beyin aktivitelerini durdurur. Endişeli insanların dikkat ve odak süreleri azdır. L theanin stres hormonunu düşürmeye yardımcı olur ve bilişsel becerileri artırmayı sağlar.
-Kalp atım hızı ve kan basıncını düşürmeye yardımcı olur.
-Sağlıklı bir diyet yardımcısı olarak, yağ birikimini ve kilo alımını sınırlamaya yardımcı olur.
-Uyku kalitesini iyileştirmeyi, uykuya kolay ve hızlı dalmayı sağlar.
L -Theanin 1 bardak yeşil çayda 20 mg olarak bulunur, takviyelerde kişinin şikayetine göre günde 100-400 mg arasında kullanımı mevcuttur.
*Gebelik ve emzirme döneminde, kan sulandırıcı veya antipsikotik ilaç kullanımı durumlarında hekim tavsiyesiyle alınabilir.
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.