’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Glisemik İndeks
Glisemik indeks (GI), farklı gıdaların kan şekerini yükseltme eğrilerini standardize etmek için kullanılan bir terimdir. Glisemik indeks 0 ile 100 orasında bir skalaya sahiptir. Değer 100’e yaklaştıkça, o besinin kan şekerini o derece hızla yükseltebileceği anlamına gelir. Saf glukoz referans nokta olarak belirlenmiştir ve glisemik indeks 100 olarak kabul edilmiştir.
Glisemik İndeks Değerleri
Glisemik indeksi yüksek olan gıdalar tüketildiği zaman kan şekeri çok hızlı bir şekilde yükselir. Bu da aşırı kilonun belirtilerinden biridir. Bu nedenle glisemik indeksi ne kadar düşük gıdalar tercih edilirse, kan şekeri o ölçüde yavaş yükselir. Bir gıdanın glisemik indeksinin yüksek olup olmadığını şu değerlerle belirlenir:
Glisemik Yük Nedir?
Glisemik yük, herhangi bir öğünde tüketilen besinlerin içeriğindeki karbonhidratın kan şekerinde oluşturduğu toplam şeker yüküdür. Glisemik indeksi yüksek besinlerin glisemik yükleri de yüksektir (Glisemik yük=(GI x tüketilen CHO (karbonhidrat) gramı)/100 olarak hesaplanır).
Glisemik İndeksi Düşük Bazı Gıdalar
İnsülin Fazlası Yağlanmaya Neden Olur
Glisemik indeksi yüksek besin alımıyla obezite, diyabet ve bunlarla beraber diğer kronik hastalıkların görülme sıklığı arasında paralellik bulunur. Bu nedenle sağlıklı ve düzenli beslenmede yer alan karbonhidratlı yiyeceklerin düşük glisemik indekse sahip olması gerekir. Bu gıdalar tüketildiği zaman kan şekeri düzenli yükselir ve vücudunuz normal aktivitelerini daha iyi sergiler. Glisemik indeksi yüksek besinler, fazla insülin salgılanmasına sebep olur. Fazla salınan insülin de vücutta yağlanmaya yol açar ve sonrasında obeziteyi doğurur. Düşük glisemik indeks içeren gıdalar tüketmek; vücudun insülin duyarlılığını arttırır, açlığınızı azaltır ve uzun süre tokluk hissi yaratır.
Acıbadem Sağlık Grubu
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.