’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Bypass, koroner damarlarda damar sertliği nedeniyle gelişen darlık veya tıkanıklıklarda, damarın sağlam kısmına greft olarak adlandırılan başka damarlar vasıtasıyla kanı ulaştırma işlemine denir. Böylece tıkanmış veya darlık olan bölgeye uğramadan, yani bu bölge bypass edilerek, kalp kaslarının ihtiyacı olan kan, dokuya ulaştırılmış oluyor.
Bypass ameliyatlarından sonra oluşan problem ve komplikasyonların büyük bir kısmının genellikle kalp dışı organlarda ortaya çıkıyor. Ameliyat sonrasında %30'lara varan bir oranda akciğer, böbrek gibi organlarda fonksiyon bozukluğu olabiliyor. Ameliyat öncesi bu organlarda problemleri olan hastalar risk grubunu oluşturuyor.
Bayındır İçerenköy Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Noyan Temuçin Oğuş, gerekli tedbirler ve ameliyat teknikleriyle ameliyat sonrası komplikasyonları azaltılacağını belirterek risk oluşturabilecek durumları paylaştı:
BYPASS AMELİYATİ SONRASI YAŞAM
Koroner bypass ameliyatının damar sertliği hastalığının kendisine değil, hastalığın sonuçlarına yönelik yapılan bir ameliyat olduğunu belirtti, ameliyat sonrası hastalığın devam ettiğini ve özellikle genç hastalarda hastalığın daha da hızlı seyrettiğinin altını çizdi.
Ameliyatın ardından ise hastalığın bilinen risk faktörlerini ortadan kaldırmanın, hastalığı durdurmasa bile önemli ölçüde yavaşlatabileceğini ve hasta kaç yaşında olursa olsun, 20-25 yıl, hatta daha da fazla bir süre kalp sorunu yaşamadan konforlu bir hayat sürebileceğini belirtti, ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenleri ise şu şekilde sıraladı:
Eczacıdan Sağlık
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.