’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

KLİMADAN GELEN HASTALIKLARA DİKKAT
Sıcak havaların kurtarıcısı klimalar, mantarları, alerjik hastalıkları ve bakteriyel enfeksiyonları tetikleyebiliyor. LifeClub Hekimi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Faydalıel Balcı klimadan gelen hastalıklara karşı uyarılarda bulundu.
Klimalar, özellikle yaz aylarında yaşam kalitemizi artıran sık kullandığımız araçların başında geliyor. Ancak uygun şekilde kullanılmaması ve özellikle periyodik bakımlarının yapılmaması durumunda birçok hastalığa da davetiye çıkarıyor.
Klimaların dikkatli kullanılması gerektiğini belirten LifeClub Hekimi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Faydalıel Balcı, “Klima filtreleri düzenli temizlenmediği takdirde birçok bakteri ve mantarın çoğalması için kaynak oluştururken, küf mantarlarının çoğalması ve hava ile ortama salınması alerjik hastalıkları tetikleyebilir. Yine bakteriyel enfeksiyonlardan olan ve halk arasında klima hastalığı olarak da bilinen lejyoner hastalığına neden olan “Legionella pneumophila” bakterisi, klima sistemlerinde üreyerek özellikle bağışıklığı baskılanmış kişilerde ciddi tablolara neden olabilir” dedi.
Klimadan Gelen Lejyoner Hastalığı Nedir?
Dr. Özge Faydalıel Balcı, lejyoner hastalığı ile ilgili şunları söyledi: “Lejyoner hastalığı adını 1976'da Amerika’da eski lejyoner askerleri arasında bir kutlama toplantısından sonra meydana gelen salgından almıştır. Etken olan “legionella pneumophila” bakterisi akarsu, nehir, göl, sauna, hamam, jakuzi, fıskiye, havuz, duş başlığı gibi sulu ve nemli ortamlarda ve bakımı yapılmayan klimalarda ürerken, damlacık yoluyla bulaşmaktadır. Hastalık ile ilişkili semptomlar, bakteri vücuda alındıktan sonra 2-10 gün içerisinde başlar. Başlangıçta grip benzeri ateş, halsizlik, eklem ağrısı semptomlar görülürken ilerleyen günlerde şiddetli öksürük, nefes darlığı gibi alt solunum yolu enfeksiyonu bulguları ortaya çıkar. Ek olarak bazı vakalarda bulantı, kusma, ishal, huzursuzluk ve bilinç bulanıklığı da tabloya eşlik edebilir. Kişiden kişiye bulaş görülmez. Risk faktörleri ileri yaş, alkol ve sigara bağımlılığı, kanser, ve immün sistemi baskılayan ilaç kullanımı, diyabet, hipertansiyon ve kronik obstruktif akciğer hastalığı gibi kronik hastalıklar olarak sıralanabilir. Bu risk faktörlerine sahip kişilerde hastalık oluşma ve ağır seyretme riski yüksektir.
Lejyoner hastalığında erken tanı konulması önemlidir, uygun zamanda tedavi başlanmaması durumunda tablo solunum yetmezliği ve şok tablosuna ilerleyebilir. Tanıda lejyoner hastalığından şüphelenilmesi, son dönemde seyahat, otel ve toplantı salonu kullanımı sorgulanması ve bakteri ile ilgili özellikli testlerin istenmesi önem taşır. Uygun zamanda başlanan antibiyotik tedavisi ile tablo tamamen düzelir.”
Araç Klimalarında Da Risk Mevcut
Klima kaynaklı hastalıkların araç klimalarında da gelebileceğine vurgu yapan Dr. Balcı, “Alerjik ve enfeksiyon hastalıklarının yanında klima ile sağlanan düşük nem, boğaz kuruluğu, göz kuruluğu şikayetlerinde artışa ve aynı şekilde burun mukozasında aşırı kurumaya bağlı burun kanamalarına neden olabilir. Aynı zamanda düşük sıcaklık ayarlarında bağışıklık sisteminde baskılanma ve bununla ilişkili olarak enfeksiyon riskinde artış da söz konusudur. Tüm bu riskler araç klimalarında da mevcut olmakla birlikte, araç klimalarında özellikle havanın direk yüz ile temasından kaçınılmalıdır. Direk klimadan çıkan havaya maruz kalmak kas tutulmalarına ve yüz felcine neden olabilir.
Tüm bu nedenlerle klimaların periyodik bakımlarının yapılması, sistemler içerinde çeşme suyu yerine distile su ve bakteri filtresi kullanılması, klimaların uygun nem ve sıcaklık ayarında çalıştırılması, klima ile salınan havanın direk vücuda vurmayacak şekilde ayarlanması önerilir” dedi.
eczacininsesi.com
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.