’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Susuzluk beyinde stres alarmını tetikliyor
Su eksikliğinin beyin dahil tüm organların işleyişini bozduğunu söyleyen Dr. Günay Budagova, "Hafif dehidrasyon (su eksikliği) bile kortizol (stres hormonu) seviyesini yükseltirken, mutluluk hormonu üretimini azaltır. Bu da kaygı, sinirlilik ve huzursuzluk hissine yol açar" dedi.
İngiltere’de yapılan yeni bir araştırma, yeterince su içmeyen kişilerin daha fazla strese maruz kaldığını ortaya koydu. Araştırmacılar, düzenli olarak az su içen kişilerin strese karşı daha abartılı biyolojik tepki verdiğini belirledi.
Çalışmaya göre, yeterli miktarda su tüketmeyenlerde stres hormonu kortizol daha yüksek seviyelerde salgılanıyor. Uzmanlar, stresli dönemlerde veya önemli bir konuşma sırasında yanınızda su şişesi bulundurmanın hem anlık hem de uzun vadeli sağlık açısından faydalı olabileceğini ifade etti.
“SU EKSİKLİĞİ RUH SAĞLIĞINI ETKİLİYOR”
Araştırmayı değerlendiren Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Günay Budagova, aşırı sıcak havalarda, hastalıktan iyileşme sürecinde ve hamilelik döneminde su tüketiminin artırılması gerektiğini söyledi.
Erkeklerin günde 2,5 litre, kadınların ise 2 litre su tüketmesi gerektiğini belirten Budagova, şu bilgileri aktardı:
“Daha az su tüketimi doğrudan stres oluşturmaz ama vücuttaki hormon dengesini bozarak zihinsel performansı etkiler, bu da strese tepkiyi artırır. Su eksikliğiyle (dehidrasyon) ruh sağlığı arasında güçlü bir ilişki vardır. Düşük sıvı seviyeleri hormon değişikliklerine, bilişsel bozukluklara, kötü uykuya ve ruh halimizi bozabilecek belirtilere yol açabilir. Hafif dehidrasyon bile kortizol seviyesini yükseltirken mutluluk hormonu üretimini azaltır. Bu da kişiyi sinirli, üzgün ve bitkin hale getirebilir.”
DİKKAT VE KARAR VERMEYİ ZAYIFLATIYOR
Dr. Budagova, dehidrasyonun elektrolit dengesini de bozduğunu vurgulayarak, bunun bilişsel işlevler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti:
“Elektrolitler dikkat, öğrenme, karar verme ve hafıza gibi bilişsel süreçleri düzenler. Dengesizlik durumunda bu işlevler bozulur. Strese karşı aşırı kortizol tepkisi ise kalp hastalığı, diyabet ve depresyon riskini artırabilir.”
cumhuriyet.com
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.