’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Ecz. Burcu Çengel Karabulut
HANGİ DUYGUMUZU YİYORUZ?

Bugün duygusal açlıktan bahsetmek istiyorum.
Duygusal açlık; midemiz dolu olduğu halde can sıkıntısı, gerginlik, öfke, yalnızlık ya da üzüntü gibi duygulardan kaynaklanan ve o duygusal boşluğu doldurmak için yemek yeme isteği ile ortaya çıkan bir durumdur.
Serotonin açlığında şeker ve karbonhidratları daha çok tüketirken; dopamin yoksunluğunda yağlı besinler ve kafeine yöneliriz.
Peki biz fiziksel açlık mı yaşıyoruz yoksa duygusal açlık mı nasıl ayırt edeceğiz? Beraber yakından bakalım.
-Duygusal açlıkta aniden ortaya çıkan bir acıkma varken, fiziksel açlıkta yavaş yavaş bir acıkma vardır.
-Duygusal açlıkta önce tatlı sonra tuzlu sonra bir daha tatlı ve bir sürü abur cubur yeme isteğimiz varken; fiziksel açlıkta daha makul istekler vardır.
-Duygusal açlıkta yedikten sonra bir pişmanlık, hayal kırıklığı varken; fiziksel açlıkta bir huzur vardır.
-Duygusal açlıkta tıkanırcasına yeriz; fiziksel açlıkta ise daha sakin, kıvamında yeriz.
NELER YAPABİLİRİZ?
-Eğer duygusal açlık yaşıyorsak öncelikle bunu kabul etmeliyiz.
-Hangi duygumuz bizi sürekli atıştırmaya itiyor ya da hangi duyguda hangi besine saldırıyoruz? Bu durumla yüzleşmek adına günlük tutmak çok etkili olacaktır.
- D vitamini üretimi için, 20 dakika güneşlenebiliriz.
Gerektiğinde D vitamini takviyesinden yararlanabiliriz. Bu sayede depresyonun da önüne geçebiliriz.
-Kendimizi huzursuz, gergin hissettiğimiz zamanlarda melisa ve papatya çayı tüketebiliriz.
-Pilates, yoga ya da keyif aldığımız herhangi bir aktiviteyi, egzersizi hayatımıza katmalıyız. Çünkü biz spor yaparken aklımıza sürekli bir şeyler yemek gelmez.
-Yeterince uyumalıyız. Uyku hijyeni olmayan kişilerin diyabetle yakından ilişkisi vardır!
-Yeme atağı geldiğinde zihnimizi boşaltmak ve dikkatimizi başka yöne çekmek adına belki bir arkadaş ile buluşma ya da bir odamızı, ofisimizi düzenlemek iyi bir fikir olabilir.
-Glisemik indeksi yüksek, basit karbonhidratlardan bir iki çatal aldığımızda zihin bu hazzı en üst noktadan algılar. Gerisini bitirmezsek az zararla atlatabiliriz.
-Eğer kendimiz çözemiyorsak kesinlikle bir uzmandan yardım almalıyız.
Ve gerçekten yerken şunları sormalıyız? Hangi olumsuz duygumuzu yiyoruz?
ÖFKEMİZİ Mİ?
SEVGİSİZLİĞİMİZİ Mİ?
DEĞERSİZLİĞİMİZİ Mİ?
GÖRÜLMEDİĞİMİZ, DUYULMADIĞIMIZ VE DEĞERSİZ HİSSETTİĞİMİZ İÇİN Mİ YİYORUZ?
GERÇEKTEN AÇ MIYIZ??
eczacininsesi.com
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.