’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Vazgeçememenin Ağır Yükü: Concorde Sendromu
Sizin için hiç sağlıklı, verimli, mantıklı olmayan ancak buna rağmen bırakamadığınız, vazgeçemediğiniz şeyler var mı? Literatürde “Concorde Sendromu” olarak geçen bu durum sizi bir süre sonra depresyona sürükleyebilir.
Gizem Konuş, concorde sendromunun önüne geçilmediği taktirde suçluluk ve değersizlik hissi, konsantrasyon bozukluğu, karar vermede güçlük, uyku ve iştahta değişiklikler gibi depresif semptomlara; düşük benlik saygısı ve özgüven zedelenmesi gibi durumlara neden olabileceğini belirtiyor.
Hayatta emek harcadığımız her şey bizim için değerlidir. Uzun bir yol kat ettiğimiz, bir yere getirdiğimiz her iş, her durum, her ilişki bizim için paha biçilemezdir. Bunları yarı yolda bırakmak, bunca emek vermişken tamamlayamayacak olmak hepimizi üzer, gücendirir. Fakat bazı durumlar ve kişiler vardır ki, bize zarar verdiğini bilsek bile verdiğimiz emeği düşünüp bırakamayız. Kaybeden kişi olmamak için hırpalanıp sonunda yine “kaybeden kişi” oluruz. İşte tam da bu durum “Concorde Sendromu”ndan kaynaklanıyor.
“Concorde Sendromu” ismini İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere ve Fransa’nın yapımı için birlikte kolları sıvadığı, sesten daha hızlı, süpersonik uçakların yapımından alır. Her şey Concorde adlı bir uçağın başarılı olmayan uçuş denemelerine rağmen, bu uçağa emek veren insanların ümidini yitirmeyerek maddi yatırım yapmaya devam etmesi ile meydana gelir. Ama Concorde yatırımı yapan kişilerin, paralarını ısrarla yatırmaya devam ettikleri umutsuz vakaya dönüşür.

HiDoctor Uzman Klinik Psikoloğu Gizem Konuş, “Concorde Sendromu”nun kadınlarda daha çok romantik ilişkilerde, erkeklerde ise genellikle “parayı batırma yanılgısı” olarak da adlandırılan maddi nedenlerden kaynaklı ortaya çıktığını belirtiyor ve bu sendromun belirtilerinden bazılarını şu şekilde sıralıyor:
HiDoctor Uzman Klinik Psikoloğu Gizem Konuş, bu sendromdan muzdarip kişilerin vazgeçemedikleri kişinin/durumun onlara verdiği zarar arttıkça kişide günlük aktivitelere karşı ilgi ve zevk kaybı, suçluluk ve değersizlik hissi, konsantrasyon bozukluğu, karar vermede güçlük, uyku ve iştahta değişiklikler gibi depresif semptomların gözlenebileceğini, düşük benlik saygısı ve özgüven zedelenmesi gibi durumlara neden olabileceğini belirtiyor.
Concorde sendromu yaşadığımızı fark ettiğimiz noktada öncelikle içinde bulunduğumuz süreçteki ‘kar-zarar analizini’ düzenlemek önemli. Karar, geçmişte yapılan yatırımlara göre değil; gelecekte olan kazanımlara göre yapılırsa fayda sağlar. Gördüğümüz zararı önemseyip daha mantıklı tercihler doğrultusunda ilerlemeye devam etmek, olumsuz gidişatı olumluya çevirerek, sürecin daha sağlıklı ilerlemesi için bir fırsat sağlar.
Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bu sendrom neyse ki tedavisi mümkün bir psikolojik rahatsızlık. Gizem Konuş, psikolojik destek ile üstesinden gelebileceğiniz bu sendromu önlemek için alınabilecek en etkili önlemin, gerçeklerle yüzleşmek olduğunun altını çiziyor ve ekliyor; “Bazen konfor alanlarınızı terk etmeniz sizin için en sağlıklı olandır. Size zarar veren, rahatsız eden şeyler konfor alanınızı oluşturuyorsa ayrılmanın vakti gelmiş demektir.”
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.