’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Sağlıklı yaşam baskıya mı dönüştü?
Sağlıklı yaşam söylemi ilk bakışta olumlu bir hedef gibi görünse de uzmanlar bu yaklaşımın günümüzde yeni bir psikolojik baskı alanına yol açtığını belirttiler.
Sosyal medya etkisiyle “iyi görünme” baskısı ruhsal sorunlarıda beraberinde getiriyor.
"Sağlık bir performans ölçüsüne dönüşüyor"
Psikolog Dede’ye göre günümüzde sağlık; başarı ve üretkenlik gibi ölçülür bir performans alanı haline geldi.
Ne kadar spor yapıldığı, ne yenildiği, kaç adım atıldığı gibi göstergelerin kişinin değeriyle eşleştirildiğini belirten Dede, bu durumun bireyin öz-değerini beden merkezli bir algıya hapsettiğini söyledi.
"Sağlık, iyi hissetmekten çok iyi görünmekle kanıtlanması gereken bir performans haline geliyor."
.jpg)
Aşırı sağlıklı yaşam takibinin; kaygı, takıntı, yeme bozuklukları ve tükenmişlik gibi sorunları beraberinde getirebildiğine dikkat çekiliyor.
Uzmanlara göre bu süreç, ruhsal iyilik hâlini desteklemek yerine yeni psikolojik sorunlara zemin hazırlayabiliyor.
Popüler kültür ve sosyal medyanın "yeterince istersen sağlıklı olursun" mesajının ciddi bir baskı yarattığına işaret ediliyor.
Bu baskı; süreklilik zorunluluğu, kontrol illüzyonu ve suçluluk döngüsü üzerinden bireylerin ruh sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.
"Sağlıklı görünmezsem eksiğim" algısı var
Sağlığın içsel bir hâl olmaktan çıkıp yalnızca beden görüntüsüne indirgenmesi, bireylerin yorgunluk, kaygı ve depresyon gibi duygularını bastırmasına yol açabiliyor.
Uzmanlar, bu durumun uzun vadede daha derin psikolojik sorunlara neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
Sosyal medyada öne çıkarılan "fit, enerjik ve disiplinli" bedenlerin özellikle gençler ve kadınlar üzerinde yoğun bir baskı oluşturduğu belirtiliyor.
Sürekli kıyaslama hâlinin özsaygı düşüklüğü, stres ve depresif duyguları artırabildiği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre sağlıklı yaşam ile takıntılı kontrol arasındaki sınır; esneklik, stres seviyesi ve günlük işlevsellik üzerinden anlaşılabiliyor.
Sağlıklı alışkanlıklar keyif vermekten çıkıp stres kaynağına dönüştüğünde, sürecin zarara evrildiği vurgulanıyor.
Psikolog Erdal Dede, görünür sağlık idealine karşı bireylerin şu adımlarla kendilerini koruyabileceğini belirtiyor:
trthaber.com
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.