’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Ecz. Sevde Gül ÇETİN
Alopesi areata (AA), prevalansı (belli bir bölgede bulunan nüfusta, belli bir zaman dilimi içerisinde bulunan hastalıklara sahip olguların bilgisi) yaklaşık %2 olan yaygın bir saç dökülmesi durumudur ve genellikle keskin bir şekilde tanımlanmış alanlarda skarsız (yara izi oluşturmayan) saç dökülmesinin akut (hızlı başlayan/kısa süreli) başlangıcı ile karakterizedir. Bazı hastalar sadece küçük bir yamada saç kaybederken, diğerlerinde daha yaygın veya daha az sıklıkla yaygın tutulum vardır. Herhangi bir kıllı bölge etkilenebilir ancak en belirgin olanı kafa derisi, sakal bölgesi ve kaşlardır.
KLİNİK SEYİR
-Alopesi areata (AA), insanlarda yaygın bir saç dökülmesi veya alopesi türüdür; özellikle saç dökülmesi yoğun olduğunda, kalıcı olabilen, tipik olarak tekrarlayan veya düzelen, değişken bir seyir gösteren otoimmün (bağışıklık sistemi vücudun eklemler, cilt gibi çeşitli doku ve organlarını yabancı olarak algılar) bir hastalıktır. Alopesi areata, erkek ve kadın tipi alopesiden sonra ikinci en sık görülen skarsız (yara izi oluşturmayan) alopesidir. Alopesi areatada, saç dökülmesinin klinik kalıpları genellikle çok farklıdır. En yaygın model, genellikle kafa derisinde, sadece kafa derisi saçlarının tamamen kaybolmasına (alopesi totalis) ve tüm vücut tüylerinin tamamen dökülmesine (alopecia universalis) kadar ilerleyebilen, küçük, halka şeklinde veya yamalı kel lezyondur (yamalı alopesi areata).
-Alopesi areatada beyaz (renksiz) tüyler genellikle korunur. Pigmentli ve pigmentsiz saç karışımı olanlarda, alopesi areata tercihen pigmentli saçları etkiler ve alopesi hızla ilerlerse saç renginde dramatik bir değişiklikle sonuçlanan beyaz saçın korunmasına neden olur. Beyaz saçın korunması göreceli bir sonuçtur; beyaz tüyler, hastalığa daha az duyarlı olmasına rağmen, ona karşı bağışık değildir.
-Alopesi areata, anormallikleri dermatoloğa sevk edilen vakaların yaklaşık %10-15'inde ve bazı popülasyonlarda %44'e varan oranlarda gözlenen tırnakları içerebilir. Tırnak problemleri olan hastalar genellikle daha şiddetli saç dökülmesi formları sergilerler. Alopesi areata genellikle tırnaklarda ince noktalı çukurlaşma ile ilişkilidir; bazı vakalarda “trakionişi” (el ve ayak tırnaklarının üzerinde kabaca belirginleşmiş çizgisel sırtlar (uzunlamasına çizgiler) ile nitelendirilen bir rahatsızlıktır) mevcuttur.
HASTALIĞIN YÖNETİMİ / TEDAVİ
Birçok hasta için en önemli konu, devam eden veya tekrarlayan saç dökülmesiyle nasıl başa çıkılacağıdır ve hekimin hastaların bununla başa çıkmasına yardımcı olmada önemli bir rolü vardır. Danışmanlık, hastalığın doğası ve hastalığın seyri, mevcut tedaviler ve başarı şansları hakkında bir açıklama içermelidir. Bazı hastalar psikolojik desteğe de ihtiyaç duyabilir.

1. Lokal Kortikosteroidler
Bir losyon, köpük veya şampuan formülasyonunda verilen güçlü bir topikal steroid (örneğin, klobetasol) sınırlı yamalı alopesi areata için kullanılabilir ve hafif dereceli alopesi areata durumunda saç büyümesinin iyileşmesini hızlandırabilir. Tedaviye en az üç ay devam edilmeli ancak 6 ay sonra yanıt alınmazsa kesilmelidir. Folikülit (saç köklerinin iltihabı) ara sıra görülen bir komplikasyondur (istenmeyen olumsuz bir durum). Topikal steroidler, alopesi totalis ve alopesi universalis tedavisinde etkisizdir.
2. Sistemik Kortikosteroidler
Oral (ağız yolu ile alınan) kortikosteroidlerle uzun süreli günlük tedavi, saçların yeniden büyümesine neden olabilir ve bu strateji, yaygın ve hızlı ilerleyen alopesi areata için başarıyla kullanılmıştır.
3. Temas İmmünoterapisi
Temas immünoterapisi, yamalı alopesi areatalı bazı hastalar için etkili bir tedavidir. Güçlü bir alerjenin saçlı deride küçük bir alana uygulanması hastayı hassaslaştırır. Aynı alerjen, hafif bir kontakt dermatiti (deriye temas eden bir maddenin deride neden olduğu yangıya verilen isimdir. Bazen temas ekzeması olarak da adlandırılır) indüklemeye yeterli konsantrasyonda haftalık olarak uygulanır. 30 yıldan fazla kullanımda temas immünoterapisi ile ilişkili uzun süreli yan etkiler bildirilmemiştir. Şiddetli dermatit (cildin iltihaplanması) en yaygın yan etkidir ancak ilaç konsantrasyonunun dikkatli titrasyonu (ayarlanması) riski azaltabilir.
4. Tıbbi Olmayan Tedaviler
4.1. Lazer tedavisi: Lazer tedavisinin alopesi areatalı hastalarda olumlu etkisi olabilir. Excimer lazer (ultraviyole lazer) şu anda yaygın olarak kullanılmaktadır ve tıbbi tedavilere güvenli ve etkili bir alternatif sunabilir.
4.2. Kozmetik stratejiler: Yoğun saç dökülmesi olan kadınlar peruk, postiş veya bandana takmaya karar verebilir. Bazıları peruk tercih etse de, erkekler saçlarını tıraş etme eğilimindedir.
4.3. Psikolojik destek: Yaygın yamalı alopesi areata, alopesi totalis veya alopecia universalis'li birçok hasta için mevcut tıbbi tedaviler başarısız olmaktadır. Hekimin alopesinin psikolojik etkisini tanımada ve hastanın bu sorunu aşmasına ve uyum sağlamasına yardımcı olmada önemli bir rolü vardır. Bazı hastalar, bir klinik psikolog veya şekil bozukluğunu yönetme konusunda yetenekli başka bir hekim tarafından profesyonel desteğe ihtiyaç duyacaktır.
4.4. Yaşam kalitesi: Alopesi areata, olumsuz inanç ve duyguların psikolojik etkisi nedeniyle öz farkındalık üzerinde derin bir etkiye sahiptir. Alopesi areata'nın yaşam kalitesi üzerindeki etkisine daha fazla dikkat edilmelidir. Hastalığın oluşturduğu olumsuz durumlar çok iyi yönetilmelidir.
5. Yeni ve Gelişen Tedaviler
Janus kinaz (JAK) inhibitör sınıfı ilaçlar: Sistemik Jak inhibitörlerinin (örneğin, tofacitinib veya ruxolitinib) hastalığın sürecini tersine çevirdiğini gösteren yakın zamanda yayınlanan çalışmalardan sonra, şu anda klinik araştırmalarda bir artış ve alopesi areata'lı hastaları Jak inhibitörleri ile tedavi etmeye ilgi vardır.
Unutmayın ki bu hayatta kazanan ve kazandıran şey umuttur. Hepinize umudunuzun bol ve karşılaştığınız her sıkıntı ile sonuna kadar mücadele edebilecek gücünüzün yerinde olduğu sağlıklı, hoş bir hafta diliyorum…
Kaynaklar
Ecz. Sevde Gül ÇETİN
ecz.sevdegul@gmail.com
Eczacıdan Sağlık
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.