’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

İLERLEYEN YAŞLA BİRLİKTE CİLDİN KORUYUCULUĞU AZALIYOR!
Pek çok insan cildin aslında koruyucu bir organ olduğunu fark etmiyor. Vücudun en büyük organı olan derinin en önemli görevi ise vücudu dış etkenlere karşı korumak…
Yaşla beraber hücre yenilenmesinin azaldığını ve bu durumun da cildin koruyuculuğunu azalttığını söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Ferihan Bilgin, ileri yaşta cilt sağlığını korumak için neler yapılması gerektiğini aktardı.
Derinin bünyesinde bulunan sinirler, damarlar, kıl yapıları, yağ ve ter bezleri; termoregülasyon (bir organizmanın, çevre sıcaklığı farklı olsa bile vücut sıcaklığını belirli sınırlar içinde tutma yeteneği) ve duyu fonksiyonlarını da yerine getiriyor.
YAŞLANDIKÇA CİLT LEKELERİ VE YARALAR DAHA GEÇ İYİLEŞİYOR
“Yaşla beraber hücrelerin yenilenmesi azalıyor bu durum da cildin koruyuculuğunu azaltıyor.” uyarısında bulunan Dr. Ferihan Bilgin, “İlerleyen yaşta kolajen ve elastin gibi esnekliği sağlayan elemanların üretimi azalıyor ve derinin nemlenme kapasitesi düşüyor. Bunların sonucunda; karşımıza daha kuru, daha ince, lekeli ve kırışık, kırılgan, darbelere daha az dayanıklı, daha kolay moraran ve daha yavaş iyileşen cilt çıkıyor.” dedi.
CİLT TEMİZLİĞİNDE SICAK SUDAN KAÇINILMALI!
Uzm. Dr. Ferihan Bilgin yaşla beraber ciltte meydana gelen durumların etkilerini azatlmak ve bu süreci uzatmak için dikkat edilmesi gerekenleri şu şekilde sıraladı:
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.