B5 Vitamini - Pantotenik Asit

B5 Vitamini - Pantotenik Asit

B5 Vitamini - Pantotenik Asit

Pantotenik asit ilk defa Williams ve arkadaşları tarafından 1933 yılında mayalarda ve mikro organizmalarda gelişim faktörü olarak gösterilmiş.

Bundan sonra da 1940 yılında pantotenik asit izole edilmiş ve strüktürü tayin edilmiş.

Pantotenik asid (C9H17O5N ) β-alanin türevinden meydana gelmiş peptid bağlı bir bileşiktir. Kimyasal yapısı α, γ-dihidroksi- β-dimetil bütiril- β-alanindir.
Pantotenik asit adını doğada çok yaygın bulunmasından almıştır (pantothen:her yer).
Bütirik asidin dimetil türevinin beta alanine bağlanmış şeklidir. Açık sarı yağlı bir maddedir, kristal değildir. Kalsiyum tuzu kristal halde olabilir ve kalsiyum tuzu suda kolaylıkla erir.
Piyasada bulunan şekli kalsiyum pantotenattır (calcium pantothenate). Tam nötr çözeltilerde ısıtılmaya dayanıklı olmakla birlikte hafif asit ya da hafif alkali çözeltilerde ısı ile kolayl ıkla parçalanır.

Pantotenik asid koenzim A’nın yapısına girer. Koenzim A ise asetil ve asil gruplarının alıcısı ya da vericisi olarak pek çok biyokimyasal reaksiyonun oluşmasını mümkün kılar.
Bunlar arasında prüvatın oksidasyonu, yağ asitlerinin oksidasyonu, bazı ilaçların ve kolinin asetilasyonu, yağ asitlerinin, kolesterolün ve steroid hormonların sentezi sayılabilir.
Pantotenik asid, asetilkolin gibi sinir iletimini sağlayan maddelerin üretimine katılır.
Çeşitli böbrek üstü bezi hormonları, steroidler ve kortizonun oluşumunda hayati rol oynadığı için antistres vitamini olarak da tanımlanır.
Depresyonla savaşmakta olan faydasının yanı s ıra mide barsak sisteminin normal çalışmasına yardımcı olur; kolesterol, D vitamini, kırmızı kan hücreleri ve antikorların üretimi için gereklidir.
Böbrek üstü bezinin fonksiyonunu destekler, enerji metabolizmasında gereklidir. Yara iyileşmesini uyarır. Stresi yatıştırır.
Alerjilerin tedavisinde, alkolizm, karaciğer sirozu, kabızlık tedavisinde yararlıdır.

Besinsel Kaynaklar:

Pantotenik asid bileşik şekilde bütün canlı hayvanların dokularında bulunur.
Mayalarda, karaciğerde, böbreklerde, yumurtada, beyinde, etlerde, sütte, bazı balıklarda bulunur.
Bitkilerde, meyvelerde pantotenik asit oldukça azdır.
Dana eti, karaciğer, balık, tavuk, yumurta, peynir, fasulye, tüm tahıllar, hububatlar, karnabahar, bezelye, avakado, patates, mısır, kuru yemişler de bolca bulunur.

Günlük Gereksinim:

İnsanlarda pantotenik asit ihtiyacı tam bilinmemekle beraber erişkinlerde günde 10-15 mg. civarında pantotenik asite ihtiyaç olduğu kabul edilmektedir.

Eksikliği:

Tüm diğer B gurubu vitaminlerde olduğu gibi iştah kaybı ve büyümenin durması en önemli yetmezlik belirtilerindendir.
Daha şiddetli yetmezlik hallerinde özellikle ayaklarda, göz kulak ve ağız kenarlarında yağlı döküntülü deri ile karakterize dermatitis tablosu ortaya çıkar.
Saç ve tüy dökülmeleri ile depigmentasyon gözlenir.

 

Ecz.Nurdan ŞAHİN / Eczacininsesi.com

DİĞER HABERLER
Kalp Krizinden Korunmak
İyi Bayramlar
Bahar alerjisine dikkat
Beslenme ve Diyet Önerileri
’Reçete’ / Nükleer Tıp, PET ve Kanser Tedavisi
’Reçete’ / Antibiyotik Direnci
Hemen Acile Koşmayın
Kanserde Yeni Tedavi Yöntemleri
Cilt Lekeleri
Kutlu Olsun
Reçete Kanser Nasıl Tanınır
Ramazan Ayında Susuz Kalmamak
Kızamık virüsünden nasıl korunulur?
Hamilelerdeki Rahatsızlıklar Nasıl Geçer?
Kutlu Olsun
’Reçete’ / Meme Kanseri
Dijital Demans Tehlikesi
Ramazanda İlaç Kullananlara Uyarılar
Ramazanda Beslenme Önerileri
Omega 3 ün Sağlık Üzerindeki Etkileri
Reçete Kalp Çarpıntısı Ne Zaman Tehlikeli
Aralıklı Oruç Diyeti Nedir?
Enerji İçeceklerine Dikkat!
İnatçı Öksürük Uyarısı
Reçete Yenidoğan Testleri ve Önemi
Faydaları Saymakla Bitmiyor
Gençlerde Kalp Krizi Artıyor
Diyabet Kontrol Altında Olmalı
Kritik Maske Uyarısı
Kemik Sağlığına Dikkat!

En Çok Okunanlar


’Reçete’ / Meme Kanseri

Bu bölümde, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel ile meme kanseri hakkında en çok merak edilenleri konuştuk.

Kutlu Olsun

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun.

Ramazan Ayında Susuz Kalmamak

Ramazan, manevi bir arınma süreci olarak benimsense de, uzun saatler süren açlık ve susuzluk, özellikle sıcak iklimlerde yaşayanlar için fizyolojik bir sınav haline gelebilir.