’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

BASIN BÜLTENİ
Yeni bir araştırma, obeziteli kişileri etkileyen ciddi önyargı ve sosyal damgalamaya dikkat çekiyor
Anormal yağ dokusunun vücutta birikimi nedeniyle sağlığı bozan, kronik, tekrarlayıcı ve ilerleyici bir hastalık olarak tanımlanan obezite dünya genelinde yaklaşık 1 milyar insanı etkileyen bir salgın boyutuna ulaşmış durumda.1

4 Mart Dünya Obezite Günü kapsamında Lilly, obeziteli kişilerin günlük yaşamda karşılaştığı sorunlara dikkat çekiyor ve bu alanda toplumsal algının değişmesi gerektiğine vurgu yapıyor.
Obezite; tip 2 diyabet, kalp hastalığı, inme ve bazı kanser türleri dahil olmak üzere birçok ciddi hastalığa yol açabiliyor. Bu hastalıklar yaşam kalitesini düşürüyor ve erken ölüm riskini artırıyor.2,3 Obeziteli kişiler bir tercihle değil, bir hastalıkla yaşıyor. Bu durum fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal engelleri de beraberinde getiriyor.
Son derece ciddi bir hastalığa sahip olan bu kişilerin maruz kaldığı bazı engeller, sağlık hizmetlerine erişimlerini de olumsuz etkiliyor. Bunun temel nedeni, obezitenin kronik, tekrarlayıcı ve ilerleyici bir hastalık olarak algılanmaması.
Obeziteyle ilgili yanlış algıların sorgulanması gerekiyor
IPSOS'un, Dünya Obezite Günü'nde yayınlanan "Obezite Algısı Araştırması", obezitenin tıbbi gerçekliği ile bu hastalıkla yaşayan kişilerin deneyimleri arasında derin bir fark olduğunu ortaya koyuyor.4
IPSOS'un 14 ülkede gerçekleşen son araştırmasının sonuçlarına göre:
Araştırma sonuçları, katılımcıların içsel bir çatışma yaşadığını gösteriyor. Obezitenin tıbbi bir hastalık olduğunun farkındalar ancak bu durumu kendi davranışlarının sonucu olarak görüyorlar.
Bu içsel çatışma, obeziteli kişilerin etkili tıbbi çözümler aramalarının önünde önemli bir engel oluşturabiliyor. Bulgular, obeziteli birçok kişinin sadece hastalığın yükünü değil, aynı zamanda kendini suçlama duygusunun yükünü de taşıdığını ortaya koyuyor.
Türkiye’de algı, tedavinin önüne geçiyor
Araştırmanın Türkiye verileri, farkındalık ve eylem arasında fark olduğunu gösteriyor. Obeziteli kişilerin çok büyük bir kısmı (%80) kilolarını kontrol etmeyi düşündüklerini veya bu konuda tavsiye aldıklarını belirtirken, sadece %35'i son bir yıl içinde bir doktora danışmış. Buradaki temel engel bilgi eksikliği değil, algı. Türkiye'de obeziteli kişilerin %45'i "Kilomu kendi başıma kontrol etmeyi tercih ederim" diyor. Bu oran birçok ülkeye kıyasla önemli ölçüde yüksek. Bulgular, kişisel sorumluluk inancının ne kadar derin kökleri olduğunu ortaya koyuyor. Bu da sıklıkla obezitenin kronik bir hastalık olarak ele alınmasını zorlaştırırken mevcut tıbbi desteğe erişimi de geciktiriyor.
Lilly Türkiye Medikal Direktörü Dr. Karan Bozkurt, konuyla ilgili şunları söyledi:
“Obezite; biyolojik, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkan, kronik, tekrarlayıcı ve ilerleyici bir hastalıktır. Bu faktörlerin büyük bir bölümü bireyin kontrolü dışındadır. Türkiye’de obeziteye ilişkin yaygın algılar, kişilerin tıbbi destek arayışını geciktirerek tedaviye erişimini zorlaştırabiliyor. Obezite, diğer kronik hastalıklar gibi ele alınması gereken ciddi bir hastalıktır.”
Lilly, inovasyonun ancak yaşamları iyileştirdiğinde gerçek değere sahip olduğuna inanıyor. 2025 yılı için Ar-Ge yatırımı 13,3 milyar ABD doları olan Lilly, hasta sonuçlarını iyileştiren ve sağlık sistemleri üzerindeki uzun vadeli yükü azaltan sürdürülebilir çözümleri geliştirmeye kararlı bir şekilde faaliyet gösteriyor. Lilly, obeziteyle mücadelede başarının kamu, düzenleyiciler, akademi ve özel sektör arasındaki güçlü işbirliğine bağlı olduğunu da vurguluyor. Bu bağlamda Lilly, Türkiye'nin Ulusal Obezite Stratejik Planı çerçevesinde işbirliğini derinleştirmeyi hedefliyor.
Obezite kişisel bir başarısızlık değil; kronik, tekrarlayıcı ve ilerleyici bir hastalıktır. Dünya Obezite Günü kapsamında Lilly, obeziteye yönelik yargılayıcı yaklaşımlardan uzaklaşılması ve bilime dayalı tıbbi çözümlere erişimin desteklenmesi için çağrıda bulunuyor.
Referanslar:
1. TEMD obezite kılavuzu 2024
2. World Obesity Atlas 2025. March 2025.
3. NCDs. Accessed February 25,2025. https://ncdalliance.org/why-ncds/NCDs
4. Global Perceptions of Obesity Study - Under embargo until 4 March 2026
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.