Güneş bize yaşam enerjisi verdiğini, deride bulunan D vitamini öncüsü bir maddeyi aktif D vitaminine dönüştürdüğünü biliyoruz. Peki güneşle sağlıklı bir ilişki kurabilir miyiz?
Güneşin deri kanserini tetikleyici en önemli faktör olmasından dolayı, doğru güneşlenmek ve bronzlaşmak büyük önem taşır.
Çok basit önlemlerle sağlıklı bronzlaşılabilir.
Güneş ışınlarının çok dik geldiği saat 11.00- 15.00 arası güneşe çıkmamak
Güneş altındayken siperlikli şapka takmak, güneş gözlüğü kullanmak.
Mümkün olduğunca açık renk ve ince kıyafetler giymek
Güneş koruyucu olarak 50 ya da daha üstünde koruma sağlayan güneş kremi seçmek
Gün içinde havuza denize girip çıktıkça güneş koruyucuyu tekrar uygulamak
Güneş ışınlarının dik geldiği sırt, göğüs, omuz başları, yüz gibi bölgelere daha çok özen göstermek
Özellikle çocuklara ebeveynler tarafından daha fazla özen gösterilmesi uygun olacaktır.
Çünkü çocuklar güneş altında oyun oynadıkları, daha uzun saatlerini deniz ve havuzda geçirdikleri için güneş ışınlarına daha fazla maruz kalırlar.
Tatile çıkmadan önce en doğru yol bir dermatoloğa başvurup gerekli tavsiyeleri alarak hareket etmektir.
Kozmetik mağazalarından ya da alışveriş merkezlerinden sadece stand görevlisinin önerisi ile güneş koruyucu almak yerine dermatoloğun yönlendiği eczane ürünlerini kullanmak daha sağlıklıdır.
Kokusuz, parfümsüz ve 50 ya da daha fazla koruma faktörlü ürünler seçilmelidir.
Kadınların çoğu renkli kokulu parfümlü ürünleri tercih ediyorlar ancak renksiz, kokusuz beyaz ürünler vücutta alerjik reaksiyonlara ve istenmeyen sonuçlara yol açmayacaktır.
Bronzlaşmak cildin savunma mekanizmasıdır
Vücuttaki sağlıklı hücreleri korumak için “melanositler” yani deriye rengini veren hücreler esas hücrelerimizin etrafında bir çeper oluşturarak onları korumak için çoğalırlar ve biz brozlaşırız.Yani bronzlaşmak sağlıksız bir durum olarak algılanmalıdır. Uzun süreli güneş altında kalmakla artan kalıcı bronzluk ve ardından uzun yıllar güneş hasarı ile artık derinin bronzlaşarak hücreleri koruyamayacak hale gelip; deriyi kalınlaştırarak hücreleri korumaya çalışması ile kanser öncülü lezyonların oluşmaya başlar.
Güneş yanıklarına nasıl müdahale edilmeli?
Güneş yanıklarında halen yanan bölgeye yoğurt ya da diş macunu sürmek gibi ilkel yöntemlere başvurulabiliyor. Bunlar yanığı çok daha kötüleştirebileceği için uygulanmaması gereken yöntemlerdir. Yanlış olan bir başka davranış da yanan yere doğrudan buz uygulamaktır. Buz yanığı artıracağı için buzu bir havlu ya da tülbente sararak uygulamakta fayda vardır. Yanık oluşan bölgeye soğuk su uygulamak tedavinin esasını oluşturur. Bol su içmek ve gölgede istirahat etmek gerekir.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Sınav dönemlerinde artan zihinsel yük; öğrencilerde yoğun stres, sınav kaygısı ve uykusuzluğun yanı sıra soğuk havalar ve gribal enfeksiyonlara bağlı olarak performans düşüklüğüne yol açabilmektedir.