’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Bu faktörlere dikkat! Kolon kanserinden korunmanın yolları
Kalın bağırsak ve kolorektal kanser diye de bilinen kolon kanserinin, sindirim sisteminin en son kısmında yer alan bölgede geliştiğini belirten uzmanlar kolon kanserinin dünya çapında en yaygın görülen üçüncü kanser türü olduğuna dikkati çekti.
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, 2022’de 1,9 milyondan fazla kolon kanseri teşhis edildiğini belirterek "Kolon kanseri, kanser ölümünün ikinci en yaygın nedenidir ve yılda 900.000’den fazla ölüme yol açmaktadır. Özellikle genetik geçişli ve ailesel eğilimli kolon kanseri için taramalara erken yaşta başlanması büyük önem taşımaktadır. Kolon kanseri en sık 60’lı yaşların sonrasında görülen bir hastalıktır. Ülkemizde de artık bu yaş grubunda önemli bir çoğunluk bulunduğu için sık görülen kanserler arasına girmiştir" dedi.
Kolon kanserinin gelişmesinde en önemli etkenin kolon polipleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alihan Gürkan, poliplerin sık geliştiği gruplarda kanser görülmesinin de sık olduğunu, bunların genetik geçişli, ailesel eğilimli olabilir ve çoğunlukla ileri yaşlarda doğal olarak bulunabileceğini kaydetti.
Prof. Dr. Alihan Gürkan, "1. dereceden akrabalarında kolon kanseri görülenler diğer bireylere göre en az 2 misli daha fazla risk altındadır. Eğer bir kişinin 40’lı yaşlarda birinci derece akrabalarında bir tane, ikinci derecede akrabalarında birden fazla kolon kanseri hikayesi var ise hastalığa karşı ciddi şekilde uyarılmalıdır." dedi.
Kolon kanserinin bazı belirtilerinin iyi bilinmesi gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Alihan Gürkan, en önemli belirtinin, dışkılama alışkanlığında değişme gözlenmesi olduğunun altını çizdi. Gürkan "Bu, uzun süreli ishal ya da kabızlık şeklinde olabilir.
Anlamsız kanamalar da kansere işaret eder. Eğer kişide dışkılama sırasında kanama görülüyorsa muhakkak bir uzmana muayene olmalıdır. Daha ilerleyen evrede aralıklı, bazen kolik tarzında karın ağrısı, gaz sancıları, nedeni bilinmeyen kilo kayıpları, kansızlık, kendini aşırı yorgun hissetme gibi çeşitli belirtiler görülebilir. Hastalık ilerlemeden tanı konulması yaşam şansını büyük ölçüde artırmaktadır. Bu gibi belirtiler görüldüğünde bir an önce sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi.
Kolon kanserinde risk faktörlerini ise ileri yaş, kolorektal kanser veya polip geçmişi, inflamatuar bağırsak hastalıkları, kolon kanseri riskini artıran kalıtsal durumlar, kolon kanseri aile öyküsü, düşük lifli, yüksek yağlı diyet, düzenli egzersiz yapmamak, diyabet, obezite, alkol ve sigara kullanmak, kanser için radyasyon tedavisi olarak sıralandı.
Kolon kanserinde kanserli olan bölgenin, kanserli hücre bırakmayacak şekilde çıkarılmasının en etkili tedavi yöntemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alihan Gürkan, cerrahi tedaviden sonra hastalığın evresine göre kemoterapi, eğer rektumda yerleşmiş bir kolon kanseri var ise radyoterapi desteği de alınabileceğini kaydetti. Risk gruplarında olan kişilerin genç yaşlarda mutlaka 3-5 yılda bir kolonoskopi yaptırmaları gerektiğinin altını çizen Gürkan, "Ayrıca risk grubunda olmasa da herkesin 50 yaşından sonra bu işlemi yaptırması önerilir. Kolonoskopi sırasında görülen polipler alınarak ilerde oluşabilecek bir kanser riski ortadan kaldırılmaktadır. Bu sebeple risk altındaki gruplarda kolonoskopi, hem bir tanı hem de tedavi şekli olabilmektedir" dedi.
Prof. Dr. Alihan Gürkan, kolon kanseri riskini azaltmak için ise günlük yaşamda yapılabilecek değişiklikleri ise şöyle sıraladı:
"Çeşitli meyveler, sebzeler ve tam tahıllar tüketmek; meyveler, sebzeler ve tam tahıllar, kanseri önlemeye yardımcı olabilecek vitaminler, mineraller, lif ve antioksidanlar içerir. Çeşitli vitamin ve besin maddeleri alabilmeniz için bu grubu beslenmenizden eksik etmeyin.
Alkolü ölçülü tüketin ya da hiç tüketmeyin; alkol içmeyi seçerseniz, içtiğiniz miktarı kadınlar için günde bir içkiden, erkekler içinse iki içkiden fazla olmayacak şekilde sınırlayın.
Sigarayı bırakın; sigara kansere neden olan en başlıca sebeplerden biridir.
Haftada en az 5 gün egzersiz yapın; en az 30 dakika egzersiz yapmaya çalışın. Hareketsiz kaldıysanız, yavaşça başlayın ve kademeli olarak 30 dakikaya çıkarın.
Ayrıca, bir egzersiz programına başlamadan önce bir sağlık uzmanıyla görüşün.
İdeal kiloda olun; sağlıklı bir kilodaysanız, sağlıklı bir diyeti günlük egzersizle birleştirerek kilonuzu korumaya çalışın. Kilo vermeniz gerekiyorsa, beslenme ve diyet uzmanından destek alın. Daha az kalori alarak ve daha fazla hareket ederek yavaşça kilo vermeyi hedefleyin."
cumhuriyet.com
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.