’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Sahte Güneş Gözlükleri Körlüğe Yol Açabiliyor!
Havaların ısınmasıyla birlikte güneş ışınlarının da etkisi artıyor. Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak için güneş kremi ve şapka kullanımı kadar güneş gözlükleri de büyük önem arz ediyor. Güneş gözlüklerinin sadece şık bir aksesuar değil, aynı zamanda göz sağlığımız için gereklilik olduğuna dikkat çeken Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Remzi Karadağ, " Doğru seçilmiş güneş gözlükleri, zararlı ışınları engelleyerek, katarakt ve benzeri göz hastalıklarının oluşma riskini azaltır ve görme problemlerini önlerken sahte gözlükler ise körlüğe kadar götürebiliyor" dedi.

Bahar mevsiminin gelişiyle birlikte havalar ısınmaya başladı ve güneş ışınlarının etkisi de arttı. Ultraviyole (UV) A, UVB ve UVC olmak üzere üç dalga boyunda radyasyon yayan güneş ışınları, korneaya, merceğe ve retinaya zarar vererek göz yorgunluğu, kızarıklık, kaşıntı, güneş yanığı ve kar körlüğü gibi problemlere yol açabiliyor. Uzun vadede ise katarakt, maküler dejenerasyon ve göz kapağı kanseri gibi ciddi göz hastalıklarına neden olabiliyor.
Güneşten korunmak içinse güneş kremi, şapka ve güneş gözlüğü kullanımı büyük önem taşıyor. Ancak uzmanlar, güneş gözlükleri seçerken sadece şıklığa değil, göz sağlığını da korumaya dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Birçok kişi, güneş gözlüğünü şık görünebilmek ve günlük kıyafetlerini tamamlamak için kullanıyor.
Bu da, göz sağlığını tehlikeye atabilecek kalitesiz ve UV koruması olmayan güneş gözlüklerinin tercih edilmesine yol açabiliyor. Bu UV koruması olmayan koyu renkli camlar göz bebeğimizi normalden daha fazla genişleterek zararlı ışınların göz içine geçişini kolaylaştırmaktadır. Buda UV ışınlarının zararlı etkilerini artırmaktadır.
Her Mevsim Gözlük Takmalıyız
Güneş gözlüğü takmanın en önemli faydasının gözlerinizi ultraviyole (UV) ışınlardan koruması olduğunu belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Remzi Karadağ, " Kış ya da yaz, bulutlu ya da güneşli olsun, her zaman ultraviyole ışınlarına maruz kalırsınız. Bu nedenle her mevsimde güneş gözlüğü kullanmalıyız. Güneş ışınları, korneaya, merceğe ve retinaya zarar vererek göz yorgunluğu, kızarıklık, kaşıntı, güneş yanığı ve kar körlüğü gibi problemlere yol açabilir. Uzun vadede ise katarakt, maküler dejenerasyon ve göz kapağı kanseri gibi ciddi göz hastalıklarına neden olabilir." ifadelerini kullandı.
Eski Gözlükleriniz Güneşe Yenilmiş Olabilir Mi?
Güneş gözlüğü takmak kişinin gözlerini tüm bu zararlardan koruyabilir. Fakat doğru gözlük seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalar olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Karadağ, sözlerine şöyle devam etti: " İyi görünmek önemli olsa da konu koruyucu gözlük olduğunda odaklanmanız gereken yer etikettir. Saygın markaların çoğu, UV korumasını belirgin bir çıkartma veya etiket üzerinde listeleyecektir. Tüm UV ışınlarına (UVA ve UVB) karşı %100 UV koruması veya UV 400'e karşı %100 koruma sunan güneş gözlüklerini tercih edilmesi gerekiyor.
Eski bir güneş gözlüğü konusunda emin değilseniz, UV ışık ölçeri olan bir optik mağazasına götürerek sundukları koruma düzeyini kontrol edin. Daha koyu veya aynalı camlara sahip güneş gözlükleri mutlaka daha fazla koruma sağlamaz. Gölge ve rengin sağlanan UV koruması üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Makula dejenerasyonu veya diyabetik retinopati gibi kronik bir göz rahatsızlığınız varsa, daha iyi görmenize yardımcı olabilecek kehribar veya kahverengi lensleri tercih edebilir.
Güneş gözlüğü camlarınızın boyutu da önemlidir. Bulutlar ve parçacıklar tarafından yansıtılan veya yayılan UV ışığı, yukarıdan, aşağıdan ve diğer tüm yönlerden gözlere ulaşabilir. Maksimum koruma için büyük boy veya göz etrafını saran güneş gözlükleri yarar sağlayabilir. "
Çocuklar Yetişkinlere Göre Daha Fazla Güneş Işığına Maruz Kalıyor
Çocukların yetişkinlere göre daha fazla güneş ışığına maruz kaldığını belirten Doç Dr. Karadağ "Güneş ışığına daha fazla maruz kalma, güneş tarafından yayılan görünmez bir elektromanyetik radyasyon olan ultraviyole (UV) ışıktan kaynaklanan göz hasarı riskini artırır. Yetişkin gözlerinden farklı olarak çocukların gözleri hâlâ olgunlaşma aşamasındadır ve zararlı UV ışınlarını etkili bir şekilde filtreleyemez. Aynı zamanda çocukların göz kapakları ve göz çevresindeki cilt, yetişkinlerin cildine göre daha hassastır. UV ışınlarından kaynaklanan hasar zamanla birikir.
Çocuklara özgü olmayan uzun vadeli göz sorunları arasında, görüşü bulanıklaştırabilen, renkleri donuklaştırabilen pterjiyum (göz yüzeyinde kanserli olmayan bir doku büyümesi) katarakt ve yaşa bağlı maküler dejenerasyonu yer alabilir. Bu nedenle çocuklarınızın her gün güneş gözlüğü takmasını sağlayın. UV ışınları bulutlu günlerde de gözlere zarar verebilir" diyerek sözlerini tamamladı.
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.