Hasta hakları vardır!

Hasta hakları vardır!

Tarihi ve Hukuki Boyutlarıyla Hasta Hakları

Hastanın; yitirdiği sağlığını, teşhis ve tedavi sürelerinin her aşamasında, mümkün olan en kısa zaman ve en yüksek seviyede, saygın bir biçimde geri almasını sağlayan haklara hasta hakları diyoruz.

Mevzuatımızdaki “Hasta Hakları Yönetmeliği” ’nin 4.maddesi ’’Hasta Hakları’’ nı şöyle tanımlamıştır:

’’Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan fertlerin, sırf insan olmaları sebebiyle sahip bulundukları ve T.C. Anayasası, milletlerarası antlaşmalar,  kanunlar ve diğer mevzuat ile teminat altına alınmış bulunan haklarını ifade eder.’’

Hasta hakları, hastaların yaşam kalitesinin korunması ve insan onuruna yakışır bir biçimde gereksinim duyacağı her türlü destek ve sağlık hizmetine kolayca ulaşabilmelerinin güvencesidir.

Hastanın teşhis ve tedavi süresinde görev alan bütün kurumlar, sağlık profesyonelleri (Başta kamu otoritesi, hekimler, eczacılar, hemşireler, tüm sağlık çalışanları) hasta haklarına saygı göstermekle dahası korumakla yükümlüdürler.

 

Tarihsel Gelişim

Hasta haklarının tarihsel gelişimine baktığımızda, bu konudaki ilk adımların Amerika Birleşik Devletleri’nde hekimler tarafından atıldığını görmekteyiz.

Amerikan Hastaneler Birliği, bu konuda ilk girişimleri başlatmış ve 1972 yılında Hasta Hakları Beyannamesi’ni yayınlamıştır.

Hasta Hakları Beyannamesi, hasta haklarına ilişkin yayınlanan ilk belgedir.

Avrupa’da ise; Lizbon Bildirgesi 1 (1981), Amsterdam Bildirgesi(1994),Lizbon Bildirgesi 2(1995), hasta haklarının gelişimi açısından düzenlenen önemli bildirilerdir. Köşe taşlarıdırlar.


 

Ülkemizde Hasta Hakları

Ülkemizdeki gelişmeleri incelediğimizde; daha Osmanlı Devleti’nde hastaya güleryüz, saygı ve şefkat göstermek, moral destek vermek, sır tutmak, mahremiyetini korumak , geçerli tedavi yöntemlerini kullanmak, hastanın ağrısını ıstırabını dindirmek, hastaya özen göstermek gibi birçok hasta hakkına saygı gösterildiği görülmektedir.

Hasta haklarına ilişkin Türkiye’deki hukuki zeminin oluşması, 1960 yılında hazırlanan ’’Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’’ ile başlamıştır.

Söz konusu düzenleme, hasta hekim ilişkisini düzenleyen ilk yazılı belge olması açısından önemlidir.

Bu nizamname daha sonra Ekim 1998’de Türk Tabipleri Birliği’nin 47.Büyük Kongresi’nde ’’Hekimlik ve Meslek Etiği Kuralları’’ adı altında yeniden düzenlenerek kabul edilmiştir.

Hasta haklarına ilişkin mevzuatı incelediğimizde; iç mevzuatımızda dağınık halde bulunan hasta haklarına ilişkin düzenlemeleri tek çatı altında toplayan1 Ağustos 1998 tarihli Hasta Hakları Yönetmeliği’ni görmekteyiz.


Hasta Hakları Yönetmeliği

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanıp,1 Ağustos 1998’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği’ nin ilkeleri şöyledir:

1) Adalet ve Hakkaniyete Uygun Olarak Faydalanmak 

2) Bilgi İstemek 

3) Sağlık Kuruluşunu Seçmek ve Değiştirmek 

4) Personeli Tanımak, Seçmek ve Değiştirmek

5) Öncelik Sırasının Belirlenmesini İstemek

6) Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım

7) Tıbbi Gereklilikler Dışında Müdahale Yasağı

8) Ötenazi Yasağı

9) Tıbbi Özen Gösterilmesi

10) Genel Olarak Bilgi İstemek

11) Kayıtları İncelemek

12) Mahremiyete Saygı Gösterilmesi

13) Bilgilerin Gizli Tutulması 

14) Tıbbi Müdahalede Hastanın Rızası

15) Alışılmış Olmayan Tedavi Usullerinin Uygulanması

16) Aile Planlaması Hizmetleri ve Gebeliğin Sona Erdirilmesi

17) Tıbbi Araştırmalarda Hasta Hakları

18) Güvenliğin Sağlanması 

19) Dini Vecibeleri Yerine Getirebilmek ve Dini Hizmetlerden Faydalanmak

20) İnsani Değerlere Saygı Gösterilmesi ve Ziyaret 

21) Refakatçi Bulundurmak

22) Hizmetin Sağlık Kurum ve Kuruluşu Dışında Verilmesi

23) Hastaya Yeterli Vakit Ayrılması ve Hastanın Vaktine Riayet Edilmesi 

24) Müracaat , Şikayet ve Dava Hakkı

 

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 42.maddesi uyarınca; hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır.

Yargı ve ilgili makamlar, sorumlular, şikayetlerin gereklerini yapmak durumundadırlar.

 

Sonuç

Bugüne dek hastaların hakları, haklara ilişkin uygulamalar hep tartışma konusu olmuştur.

Kuşkusuz olmayı da sürdürecektir.

Yeterli midir, değil midir, hakkıyla uygulanıyor mu?

Özellikle uygulamalarda alınacak daha çok yolumuzun olduğu açıktır.

Doğal olarak, gelişen yaşam ve insan hakları anlayışına koşut olarak hasta hakları da gelişmeye devam edecektir.

Av. Dicle Gençosmanoğlu/ www.eczacininsesi.com

DİĞER HABERLER
Kutlu Olsun
Kutlu Olsun
’Reçete’/Estetik Cerrahide Güvenli Yaklaşım Nedir?
Beyin Sisi
Hastalık Riski İçin Egzersiz
Artan Enerji İçeceği Tüketimi
’Reçete’/ Varis Nedir? Doğru Bilinen Yanlışlar
Sınav Döneminde Başarıya Götüren Bütüncül Destek
Parkinsonun Erken Sinyali
Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı
Bahar Nezlesi
Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!
’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Kalın Bağırsak Kanserinde Hayati Uyarı
Karın Ağrısı Deyip Geçmeyin
Üç Haftadan Uzun Süren Öksürüğe Dikkat
Alzheimer Nedir?
Portakal Suyu Kalp ve Beyin Sağlığını Destekliyor
Basit Bir Kanama Demeyin
Kutlu Olsun
’Reçete’ / Menopoz Nedir? Erken Menopoz ve Hormon Tedavisi
Alzheimer Riskini Yüzde 45 Azaltmak Mümkün
Sık İdrara Çıkmak Her Zaman Hastalık Göstergesi Değil
Gece Mide Yanması
Kutlu Olsun
Omega-3’e Master Dokunuş
’Reçete’ / Probiyotik Nedir?
Kutlu Olsun
Cilt Kuruluğu Nedir?
Kalp Hastaları İçin Ramazan Önerileri

En Çok Okunanlar


Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!

Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Parkinsonun Erken Sinyali

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.

Bahar Nezlesi

Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.

Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı

Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.