’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Acil servisler dolup taştı. Bu belirtiler varsa aman dikkat!
Son 1 ayda; ishal, bulantı, kusma ve yüksek ateş nedeniyle acil servislere yapılan başvuru sayısında ciddi bir artış yaşanıyor. Uzmanlar, "İshal süresinin uzadığı vakalar, ishalde kan varsa, ateşleri varsa bu hastanın mutlaka tetkik edilmesi lazım” diyor.
.jpg)
Acil servisler bugünlerde; ishal, bulantı, kusma ve yüksek ateş nedeniyle yapılan başvurularla dolup taşıyor. Bu tür vakalarda ciddi manada artış yaşanırken, uzun süre hastalığı geçmeyen ve tedirgin olan vatandaşlar soluğu hastanelerde alıyor.
İzmir Ekonomi Üniversitesi Acil Servis Uzmanı Prof. Dr. Ersin Aksay, “Son bir aydır ishal vakalarında artış görüyoruz. Daha fazla hastanemize başvuru oluyor. Son bir ay içerisinde böyle bir artışla karşı karşıyayız” dedi.
"ÇOĞU VİRAL HASTALIKLAR"
Prof. Dr. Ersin Aksay, “Çoğu hastamızın başvuru şikayeti ishal. Bazı hastalarda; bulantı, kusma, ateş yüksekliği, ateşi yüksek olan hastalarda yaygın kas, kemik ağrısı, uzamış ishallerde sıvı kaybına bağlı yorgunluk, halsizlik ortaya çıkıyor. Bizim hastanemizde günde 20-30 vakaya rastlıyoruz. Bunlar aslında virüs hastalıklarına bağlı, viral hastalıklara bağlı ortaya çıkıyor. Az bir kısmı bakteriyel, bir kısmı parazitsel enfeksiyonlar; ama hasta bazında düşünürsek, bunlarda ileri inceleme, teknik yapmadan sadece öyküye bakarak hangi etkenle enfekte olduklarını anlamamız gerçekten güç; ama çoğu viral hastalıklar olduğunu söyleyebilirim” şeklinde konuştu.
3-4 GÜNDEN FAZLA İSHAL SÜRERSE HASTANEYE BAŞVURMALI
Hastalık uzarsa bu kişilerin muhakkak bir hastaneye başvurması gerektiğini ifade eden Aksay, “Sistemik hastalığı olan ileri derecede yaşlı kişilerde, ishali uzamış olan kişilerde, kemoterapi alan bireylerde, diyabetik, böbrek yetmezliği olan bireylerde sıvı kayıplarına bağlı akut böbrek yetmezliği ortaya çıkabiliyor. Bu hasta gruplarının mutlaka sağlık kuruluşlarına başvurması lazım. Bunun dışında ishal süresinin uzadığı vakalar; yani normalde viral hastalıklarda ishal süresini 2-3 günle sınırlarız ve 3-4 günden daha fazla sürüyorsa, ishalde kan varsa, ateşleri varsa, aşırı bulantı-kusmaya bağlı alımları azalmışsa bu hastanın mutlaka tetkik edilmesi lazım" ifadelerine yer verdi.
DIŞARIDAN YENİLEN YİYECEKLERE DİKKAT
Bu tür rahatsızlıkların nedenlerine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Ersin Aksay, son olarak şöyle devam etti:
“Dışarıdan yenilen çiğ sebzelerde; yani salata tüketen her kişi de bunlar olabiliyor. Aile içerisinde herhangi bir bireyin enfekte olması durumunda, diğer kişilere bulaş olabiliyor. O yüzden şu ara dikkat edilmesi gereken şey şu; dışarıdan yenilen yiyeceklere, özellikle su kaynağından emin olmadığımız yerlerde yaş-sebze ve meyve tüketilmemesi, kümes hayvanlarıyla ilgili tüketilecek gıdaların vaktinde pişirdikten sonra tüketilmesi ve iyi pişirilmesi gerekiyor. İshal olan bireylerde de el hijyenini çok önemli. Burada dikkat edilecek şey; hastaların sıvı tüketimini arttırması, özellikle yağlı gıdalardan kaçınması, sindirimi kolay gıdalara yönlenmesi gerekir.”
https://haberglobal.com.tr/saglik/acil-servisler-dolup-tasiyor-bu-belirtileri-goruyorsaniz-aman-dikkat-368737
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.