Gebe Kalma Yolunda Doğru Beslenme

Gebe Kalma Yolunda Doğru Beslenme

GEBE KALMA YOLUNDA DOĞRU BESLENME TÜYOLARI

Beslenme ve doğurganlık arasındaki ilişkinin, üreme sağlığı açısından göz ardı edilmemesi gerekiyor. Hem kadınlar hem de erkekler için sağlıklı ve dengeli bir diyet, üreme hücrelerinin sağlıklı olmasına, hormonal dengenin korunmasına yardımcı oluyor.

Tıp dünyasında “fertilite” olarak bilinen doğurganlık üzerine bugüne kadar pek çok çalışma yapılmıştır. Doğurganlığı artıran çevresel ve genetik faktörler, bebek sahibi olmak isteyen çiftler tarafından ilgiyle takip ediliyor. Beslenme de doğurganlık üzerinde etkisi olan önemli faktörler arasında yer alıyor.

Beslenme ve doğurganlık arasındaki ilişkinin, insan ve üreme sağlığı üzerinde önemli bir rol oynadığını belirten Acıbadem LifeClub Sağlıklı Yaşam Hizmetleri’nden Aile Hekimliği Uzmanı Dr. İyigün Gedik, “Sağlıklı beslenme hem kadınlar hem de erkekler için doğurganlığı destekleyen temel bir unsurdur. Yeterli vitamin, mineral ve protein alımı, üreme hücrelerinin (sperm ve yumurta) kalitesini artırabilir, hormonal dengeyi sağlayabilir ve üreme organlarının sağlıklı çalışmasını destekleyebilir.

İnsan, bir yumurta ve spermin birleşmesiyle oluşan embriyodan meydana gelir. Sağlıklı bir üreme sistemi için yumurta ve sperm kalitesinin yüksek olması gerekir. Üreme sistemini olumlu etkilemek için ideal kilonun korunması, egzersizin günlük hayatın bir parçası haline gelmesi ve dengeli bir beslenme tarzı geliştirilmelidir” dedi.

Doğurganlık Düşmanı Obezite

Uzm. Dr. İyigün Gedik, hem kadınların hem de erkeklerin dengeli ve kontrollü beslenerek ideal kiloda kalmalarının üreme sağlığı açısından çok önemli olduğuna dikkat çekti: “Erkeklerde aşırı yağ dokusu hormon benzeri etki göstererek testosteron miktarının düşmesine neden olabilir. Bu durum üreme fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Kötü beslenme alışkanlıklarıyla gelişen kontrolsüz diyabet, erkeklerde erektil disfonksiyon gibi durumlara yol açarak üreme fonksiyonlarını bozabilir.

Doğurganlık çağında olan kadınlarda ise, obezite erkeklerde olduğundan çok daha olumsuz etkilere sahiptir. Çok düşük beden ağırlığına sahip olmak da üreme fonksiyonlarına olumsuz etki edecektir. Üreme fonksiyonlarının ideal vücut ağırlığı ile ilişkili olduğu gösterilmiştir.

Yüksek yağ içeren diyetleri uygulayan kadınlarda üremenin olumsuz etkilenebileceği bilinmektedir. Ergenlik döneminden başlayarak dengeli ve kontrollü bir beslenme düzeni takip etmek üreme sağlığına olumlu etkilerde bulunacaktır.”

Tüketilmesi Gereken Besinler Neler?

Bebek sahibi olma yolunda ilk adımları atarken dikkat edilmesi gerekenin beslenme stratejileri olduğunun altını çizen Dyt. Zehra Elban ise, “Doğurganlığı artırmak, sağlıklı bir gebelik planlaması için ideal vücut ağırlığına ulaşmak ve doğru beslenme alışkanlıklarını benimsemek, bu yolculukta atılacak en önemli adımlar arasında yer alıyor. Çünkü beden kitle indeksinizin ideal aralıklarda olması, kısırlık riskini azaltır. Mineral ve vitamin depolarınızın doğru seviyede olması anne-bebek sağlığı için kritik önemdedir” dedi.

Dyt. Zehra Elban, doğru beslenme alışkanlıkları için tüketilmesi gereken besinleri şöyle sıraladı:

1. Omega-3 Yağ Asitleri

Somon: Kadınlar ve erkekler için doğurganlığı destekler. Yüksek omega-3 yağ asidi ve selenyum içeriği, üreme sağlığını iyileştirir.

Ceviz: Omega-3 ve omega-6 yağ asitleri içerir. Erkeklerde sperm kalitesini iyileştirir.

2. Bitkisel Proteinler

Fasulye ve Mercimek: Lif ve protein açısından zengindir. Bitkisel protein kaynakları yumurtlama kısırlığı riskini azaltabilir. Ayrıca folik asit içerir, bu da sağlıklı embriyo gelişimi için önemlidir.

Kinoa: Protein, çinko ve folik asit açısından zengindir. Hamilelik ve fetal büyüme için gerekli olan besinleri sağlar.

3. Magnezyum İçeriği Yüksek Besinler

Kuşkonmaz: Folik asit, K vitamini, A, C ve B vitaminleri ile zengindir. Ayrıca çinko ve selenyum içerir, bu da üreme sağlığını destekler.

4. D Vitamini ve Sağlıklı Yağ İçeren Besinler

Yoğurt: D vitamini ve kalsiyum kaynağıdır. Bu besinler yumurtlamayı iyileştirebilir. Ayrıca antioksidanlarla zenginleştirilmiş çilek gibi meyvelerle tüketilmesi faydalarını katlar.

Avokado: Tekli doymamış yağlar, K vitamini, potasyum ve folat içerir. Bu bileşenler vitamin emilimini ve kan basıncını düzenlemeye yardımcı olur.

5. Antioksidan Seviyesi Yüksek Besinler

Yaban Mersini, Enginar, Kara Lahana ve Kırmızı Lahana: Antioksidan açısından zengin yiyeceklerdir. Antioksidanlar serbest radikalleri nötralize eder ve hücrelerin zarar görmesini önler, bu da genel üreme sağlığını destekler.

 

DİĞER HABERLER
Kutlu Olsun
Kutlu Olsun
’Reçete’/Estetik Cerrahide Güvenli Yaklaşım Nedir?
Beyin Sisi
Hastalık Riski İçin Egzersiz
Artan Enerji İçeceği Tüketimi
’Reçete’/ Varis Nedir? Doğru Bilinen Yanlışlar
Sınav Döneminde Başarıya Götüren Bütüncül Destek
Parkinsonun Erken Sinyali
Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı
Bahar Nezlesi
Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!
’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Kalın Bağırsak Kanserinde Hayati Uyarı
Karın Ağrısı Deyip Geçmeyin
Üç Haftadan Uzun Süren Öksürüğe Dikkat
Alzheimer Nedir?
Portakal Suyu Kalp ve Beyin Sağlığını Destekliyor
Basit Bir Kanama Demeyin
Kutlu Olsun
’Reçete’ / Menopoz Nedir? Erken Menopoz ve Hormon Tedavisi
Alzheimer Riskini Yüzde 45 Azaltmak Mümkün
Sık İdrara Çıkmak Her Zaman Hastalık Göstergesi Değil
Gece Mide Yanması
Kutlu Olsun
Omega-3’e Master Dokunuş
’Reçete’ / Probiyotik Nedir?
Kutlu Olsun
Cilt Kuruluğu Nedir?
Kalp Hastaları İçin Ramazan Önerileri

En Çok Okunanlar


Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!

Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Parkinsonun Erken Sinyali

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.

Bahar Nezlesi

Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.

Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı

Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.