Diyet ve Sağlıklı Beslenme

Diyet ve Sağlıklı Beslenme

Diyet ve Sağlıklı Beslenme

Özellikle yaz ayları yaklaştığında fazla kilolardan kurtulmak amacıyla birçok yol deneniyor. Bu yolların başında da her yıl bir yenisi moda olan diyetleri uygulamak geliyor. Moda diyetlerin en çok uygulananları arasında yüksek protein ve düşük karbonhidrat diyetleri yer alıyor. Bu diyetler kısa sürede kilo verdiriyor, ancak uygulayanların çoğunun verilen kiloları geri aldığı biliniyor.

Moda Diyetlerdeki Yanlışlar Neler?

En popüler diyetlerin başında yüksek protein içeren diyetler ve düşük kalorili diyetler geliyor.

Yüksek protein içeren diyetler

Yüksek protein içeren diyetlerde; proteinli gıdalar bolca tüketilirken, karbonhidrat içeren gıdalar daha az tüketiliyor. Kilo vermeyi sağlıyor ancak uzun dönemdeki sonuçlarının neler doğuracağı henüz belirgin değil.

Proteinlerin sindirimiyle açığa çıkan maddeler nedeniyle özellikle böbreklerin yükü artıyor. Uzun dönemde ise böbrekler ve karaciğer yorulabiliyor.

Normal koşullarda bir günde aldığımız enerjinin yüzde 50-55’inin karbonhidrattan, yüzde 15-20’sinin proteinden, yüzde 25-30’nun da yağlardan gelmesini istiyoruz. 

Karbonhidratı az alırsak yağdan alacağımız enerji artar. Hayvansal proteinlerin aynı zamanda yağ da içerdiklerini unutmamalıyız. Eğer sadece protein ağırlıklı beslenilirse kalp ve damar hastalıklarının riski artabilir.

Sürekli et yiyerek yaşamaya çalışmak yerine, sağlıklı ve uygulanabilir bir beslenme alışkanlığını edinmek daha doğru olacaktır.

Karbonhidrat kısıtlaması

Ekmeği beslenmemizden çıkarmak son derece sakıncalıdır. Çünkü yağlar karbonhidratların oluşturduğu enerji ile yanar. Vücudunuz yeteri kadar enerji alamazsa yediğini saklar ve kilo vermek mümkün olmaz.

Önemli olan ekmeğin yada alınan karbonhidratın miktarı ve türünün iyi ayarlanmasıdır.

Düşük kalorili diyetler

Düşük kalorili diyet yaparsanız, en önemlisi bazal metabolizma hızınız düşer ve normal beslenmeye başlayınca vücut daha fazla yağlanır.

Bu diyette kısa dönemde  kilo verilebilir ancak uzun dönemde karşımıza olumsuz sonuçları çıkacaktır.

Örneğin ortalama 75 kg ağırlığında, 175 cm boyundaki sağlıklı bir erkek günde ortalama 6-7 dilim ekmek yemelidir.

Ortalama 65 kg ağırlığında ve 170 cm boyunda sağlıklı bir kadın ise günde ortalama 1600-1800 kalori almalıdır.

Vücudun yağa da ihtiyacı vardır, bu nedenle bir tencere yemeğe 2 yemek kaşığı sıvı yağ konulmalıdır. Yemeğe et koyuyorsanız ayrıca yağ eklemenize gerek yoktur, çünkü etin içinde göremediğiniz yağlar vardır.

Zeytin, fındık, ceviz, badem de yağ yerine geçtiğinden belirli miktarlarda tüketilmelidir.

Beslenme bir matematiktir, bu nedenle neyin yerine neyi ve ne miktarda yiyeceğimizi bilmemiz gerekiyor

Sağlıklı beslenmede katı yasaklar olmamalıdır, onun yerine ölçüler olmalıdır. Aşırıya kaçmamak, tüm gıdalardan yeterli ve dengeli bir şekilde tüketmek sağlıklıdır.

Izgara et yiyecekseniz yanında gelen pilavı, makarnayı, patatesi reddedip onun yerine tam tahıllı ekmek tercih etmek öğününüzün yağ miktarını dengelemeye yardımcı olacaktır. Soslu salatalardan uzak durarak fazla kalori almanın önüne geçebilirsiniz. Izgara et veya tavuklu salatanın yanında bir su bardağı ayran içebilirsiniz.

Özellikle akşamları kırmızı et yemek yerine, levrek ve çupra gibi yağ oranı düşük balıkları tercih edebilirsiniz. Akşamları ayrıca daha çok meyve ve sebze yemeği seçimleri sindirimi de kolaylaştırır.

Güneş battıktan sonra metabolizma hızımızın yavaşladığı unutulmamalı, buna göre beslenme alışkanlıklarımız düzenlenmelidir.

Öğün atlamaktan kaçının

Uzun süren açlıklardan sonra "yemeğe adeta saldırdım" sözlerini sıkça kullanırız. Bu durum, kan şekeri seviyesinin çok düştüğünü gösterir. Hızla ve normal yenebileceğinden fazla miktarda tüketilen gıdalarla, kanda şeker seviyesi hızla yükselir ve bunu telafi etmek içinde insülin salgısı artar. İnsülin seviyesi yüksek seyrettiği zamanlarda yağ yakıcı lipaz enzimi seviyesi ise düşer. Bol miktarda salgılanan insülin sonucu zamanla karın bölgesinde ve kollarda yağ birikimleri başlar. Bir süre sonra bu yağlanmalar nedeniyle vücutta direnç oluşur ve kalıcı yağlanmalar ortaya çıkar. Kalıcı yağlanmanın önüne geçebilmek daha zordur. Bu nedenle kan şekerini hep aynı seviyelerde tutmak önem taşır.

Bunun yolu da öğün atlamadan, doğru besinleri yeteri miktarda tüketmekten geçiyor.

Bol su için ve değiştirin

Beyaz ekmek yerine: Tam buğday ekmeği.
Pirinç pilavı yerine: Bulgur veya esmer pirinç.
Patates yerine: Diğer sebzeler.
Yağlı süt ürünleri yerine: Orta veya az yağlı süt ürünleri.
Muz, incir, üzüm, karpuz yerine: Erik, armut, şeftali.

 

Eczacininsesi.com

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Obezite Kanser Riskini Arttırıyor

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, yaklaşık 2 milyar yetişkin obezite ile yaşamını sürdürürken, Türkiye’de obez bireylerin oranı %22’lere ulaşmış durumda bulunuyor.

Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.