Tiroit Fonksiyonlarını İyileştiren Besinler

Tiroit Fonksiyonlarını İyileştiren Besinler

Tiroit için özellikle şu 10 besini düzenli olarak tüketmenizde yarar var:

İyot:

Tiroit fonksiyonu, T3 (triiyodotironin) ve T4 (tiroksin) tiroid hormonlarının üretilmesinde kullanılan iyot varlığına bağlıdır. Vücuttaki iyot dengesi çok önemlidir; çünkü eksikliği de fazlalığı da tiroit fonksiyon bozukluğuna yol açar. En iyi iyot kaynakları kaya tuzu, kaliteli deniz ürünleri, derin su balıkları, süt ve süt ürünleri, deniz börülcesi, kızılcık, maydanoz ve ıspanak gibi yeşilliklerdir.  (İhtiyaçtan fazla alınması otoimmün tiroit hastalığına neden olabiliyor.)

Selenyum:

Selenyum minerali, tiroit hormonu için önemli rol oynuyor. Selenyumdan yetersiz beslenildiğinde,  kanda T4 ve TSH hormonu yükseliyor, T3 hormonu düşüyor. İyot ve selenyum eksikliğinin birlikte görülmesi halinde hastalığın şiddeti daha da artıyor. Selenyum kaynağı besinler olan balık, karides, dana karaciğeri, hindi ve dana eti, mercimek, mantar, susam, ceviz, ay çekirdeği ve tam tahıllar selenyum seviyesinin düşmesini önleyici özellikleriyle dikkat çekiyor.

Çinko:

Çinko da tiroit hormon sentezi için gerekli olan bir eser mineraldir. Çinko eksikliği ve hipotiroidizm olan bir kadının klinik çalışmasında kuru ve pullu cilt lezyonları, saç dökülmesi, zayıflık, iştahsızlık ve olası depresyon görülmektedir. Bir ay boyunca çinko takviyesi alınmasının ardından cilt lezyonları tamamen iyileşmiş, algılanan depresyonu belirgin bir şekilde iyileşmiş ve 4 ay sonra saçları tamamen uzamıştır. Çinko bakımından zengin besin kaynakları arasında merada yetiştirilen tavuklardan elde edilen organik yumurtalar, yabani somon balığı, otlarla beslenen sığır eti, kabak ve chia tohumlarının yanı sıra ıspanak ve badem de bulunur.

Yağda çözünen vitaminler:

A, E, D ve K2
Yağda çözünen A, E, D ve K2 vitaminleri, tiroidi desteklemede kritik öneme sahiptir.

A vitamini:

Tiroit hormonlarının üretimi ve salgılanmasında rol oynar. T4'ü T3'e dönüştürmede yardımcı olur, TSH’ı (tiroid uyarıcı hormon) normalleştirir ve tiroit tarafından iyot alımına yardımcı olur. En zengin A vitamini kaynakları havuç, tatlı patates ve kış kabağıdır. Ayrıca ıspanak, lahana ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde de bulunur.

D vitamini:

Düşük D vitamini seviyeleri, hipertiroidizm ve kemik yoğunluğu kaybı riskinde artış ile ilişkilidir. D vitamini en çok somon, sardalya, yumurta sarısı, süt ve mantar gibi kaynaklardan emilir.

E vitamini:

Oksidatif stresi azaltan ve hem hipo, hem de hiper tiroidit ile ilişkili sağlıklı bir otoimmün yanıtı normalleştiren antioksidan faydalar sağlaması için E vitamini büyük önem taşır. Çiğ badem, pazı, lahana ve ıspanağın yanı sıra avokado, zeytin ve koyu yeşil yapraklı sebzelerin alımını artırmak E vitamini açısından etkili olacaktır.

K2 vitamini:

K2 vitamininin vücuttaki ideal seviyesi, tiroit sağlığı üzerinde sinerjik etkiler gösterir. K2 vitamini baskın kaynağı, fermente süt ürünleri, otla beslenen sığır eti, otlarla beslenen hayvanlardan tereyağı ve peynir, merada yetiştirilen tavuklardan elde edilen yumurtalar ve hatta turşu, kefir, kombu çayı gibi bazı fermente gıdalardır.

Demir:

Demir, tiroit fonksiyonlarını desteklemede kritik öneme sahiptir. Besinsel demir eksikliği, T4 ve T3 seviyelerini düşürerek tiroit hormon metabolizmasını olumsuz yönde etkiler ve T4'ü T3'e dönüştüren enzimi baskılar. Demir eksikliği ile ilişkili hipotiroidizmin, aynı zamanda sempatik sinir sisteminin daha yüksek stres hormonu seviyeleri ile sonuçlanmasına neden olduğu ya da bunlarla mücadeledeki tepkisine karşı mücadele ettiği gösterilmiştir. Yeşillik, kuruyemiş, otla beslenen sığır eti, kinoa ve mercimek gibi gıdaların tüketimi demir eksikliğini gidermeye destektir.

B vitaminleri:

Tam tahıllar gibi B vitamini içeriği yüksek olan besinlerin tüketimi de yararlı olur. Kahverengi pirinç, kepekli ekmek, kinoa ve kepekli makarna gibi kepekli tahıllar ve yeşil fasulye, ıspanak gibi sebzeler çeşitli B vitaminleri ve demir içerir. Bunlar metabolizmayı düzenlemeye yardımcı olarak daha fazla enerji verir.

Tirozin:

Amino asit tirozin, tiroid hormonları T4 ve T3 üretmek için iyot ile ortak bir çaba içerisinde çalışır. Tirozin, tiroid hormonları için yapısal temel sağlar. Düşük tirozin seviyeleri tiroid hormonlarındaki bir azalmaya bağlıdır çoğu kez. Beyinde tirozin kaybı, kişide ilgi kaybına, daha yavaş harekete ve fiziksel sağlığın azalmasına neden olur. Kronik stres ile birlikte düşük tirozin seviyeleri, hormon üretiminden sorumlu enzimatik aktivitede bir azalmaya yol açar. Bu etkiler, hipotalamusu ve adrenal bezleri etkiler ve bu da tiroidin işlev bozukluğuna ters yönde neden olur.

Depresyon, yorgunluk ve azalmış bağışıklık belirtileri de gösteren düşük tiroid hormonlu hastalarda yapılan klinik çalışmalarda tirosinin artması stres düzeylerini, nörolojik işlevi ve daha yüksek dolaşımdaki tiroid hormon düzeylerini iyileştirmiştir. Besin takviyesi olarak alınabileceği gibi fasulye, hindi eti, yulaf, tavuk, yumurta, peynir tüketiminin artırılması da planlanabilir.

C vitamini:

Tiroid hastalığı olan bireylerde dolaşımdaki antioksidan düzeyi düşüktür. Antioksidan C vitamini, dokulardaki oksidatif stresin önlenmesi nedeniyle çok fazla tiroid hormonu üretiminden kaynaklanan travmayı tedavi eder. En iyi vitamin C vitamini kaynakları; dolmalık biber, çilek, limon, brokoli, lahana, greyfurt, portakal ve kividir. Ayrıca C vitamini takviyesi alınması da faydalıdır.

Omega-3 yağ asitleri:

Omega-3 yağ asitleri enflamasyonu azaltmak, tiroidi desteklemek ve doku hasarına karşı koruma sağlamak için anahtardır. Günümüzde bizler genellikle omega 6 yağ asitlerini, omega-3 yağ asitlerinden çok daha yüksek miktarda içeren bir beslenme düzenine sahibiz. Bu dengesizlik tiroid fonksiyonlarını azalttığı gibi sağlımızı çeşitli yönlerden de tehdit etmektedir. Omega-3 alımındaki yetersizlik, tiroid hormon salgılarını azaltır ve hafıza ve bilişsel düşünce gibi normal beyin fonksiyonlarını bozar. Yabani somon balığı, otlarla beslenen sığır eti ve yüksek kaliteli balık yağı takviyeleri omega-3 yağ asitlerinin mükemmel kaynaklarıdır.

Eczacıdan Sağlık

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Obezite Kanser Riskini Arttırıyor

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, yaklaşık 2 milyar yetişkin obezite ile yaşamını sürdürürken, Türkiye’de obez bireylerin oranı %22’lere ulaşmış durumda bulunuyor.

Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.