Bu Sessiz Salgına Dikkat

Bu Sessiz Salgına Dikkat

Boşaltım sistemimizin önemi;

Kabızlık, sanıldığı gibi sadece can sıkıcı bir durum değil, bazen, daha önemli rahatsızlıkların bir göstergesi olabiliyor ve “sessiz bir salgın” gibi büyüyor.

Birçok insan için, bağırsak hareketleri konusu oldukça özel bir konudur. Hatta kimileri bunu doktorlarına bile söylemekten kaçınırlar. Bu nedenle, Tıp Dünyası konuyu “sessiz salgın” olarak adlandırmaktadır. Oysa, yeterli ve olması gerektiği gibi dışkılama, sanıldığından daha önemli bir konudur.

 

Düzenli bağırsak hareketleri, düzgün işleyen bir sindirim sisteminin önemli bir göstergesidir.

Vücudumuz doğal olarak çok verimli makinelerdir ve sistemlerimiz yavaşladığında bu genellikle daha büyük sağlık sorunlarının nedeni veya sonucu olabilir.

Düzenli bağırsak hareketleri düzgün çalışan bir sindirim sistemine işaret eder.

Bazıları için huzursuzluk verici ve hatta acı verici bir rahatsızlık haline gelebilir. Kimimiz haftada birkaç kez dışarı çıkmayı kendi vücudumuzun normal hali olarak kabul ederken kimimiz ise her gün en az bir kez olmasını bekleriz. Boşaltım sistemimiz, toksinleri ve atıkları vücudumuzdan uzaklaştırmak için oluşturulmuştur. Düzenli olarak bu toksin ve atıklardan kurtulamazsak bağırsaklarınızda birikir ve sızdıran bir bağırsak yoluyla potansiyel olarak kan dolaşımına geri emilir. Bağırsaklarımızdaki atık boşta beklediği için, oradaki sağlıklı flora dengesini bozabilecek ve iltihaplanmaya yol açabilecek bakteriler üretir.

Kabızlık, tespit edilmesi oldukça net olsa da, birçok farklı faktörden kaynaklanabilir. Burada kabızlığın en yaygın nedenlerinden bazılarına göz atalım.

 

Kabızlığa neden olan en belirgin 7 faktör:

  1. Bağırsak tıkanması: İnce veya kalın bağırsağın bir yerinde tıkanma olabilir ve bu akut kabızlık nedenidir. Bağırsak tıkanmasının karın operasyonları, fıtık, tümör, yara, Crohn hastalığı gibi ciddi nedenleri olabilir.
  2. Otoimmün hastalık: Bağışıklık sisteminin vücudun kendi dokularına saldırdığı otoimmün hastalıklar da kabızlığa neden olabilir.
  3. Gıda hassasiyetleri: Kabızlık gıda hassasiyetinin bir göstergesi olabilir. En sık rastlanan gıda hassasiyeti gluten ve süt ürünlerine olan hassasiyettir.
  4. Susuz kalma: İç dengemizin korunması ve içimizin temizlenmesi için de yeterli miktarda su tütmemiz elzemdir.
  5. Lif yetersizliği: Beslenmeyle aldığımız lifler, sindirim sistemimizdeki atıkları toplayarak boşaltım sistemine geçer.
  6. Hipotiroidizm: Az çalışan tiroid, boşaltım sistemimiz gibi pek çok sistemlerin işleyişini yavaşlatır. Böylelikle kabızlığın bir nedeni de olabilir.
  7. Bağırsak florasının bozulması: Bağırsaklarımız çeşitli yararlı bakterilere ev sahipliği yapar. Bunlar yediklerimizin parçalanarak besinlerin emilmesine ve atıkların vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olabilir. Antibiyotik ve bazı ilaçların kullanımı, stres, inflamasyon gibi çeşitli faktörler bağırsak florasını tahrip eder ve mantar fazlalaşması, ince bağırsak bakteri artışı veya geçirgen bağırsak gibi durumlara yol açabilir, bunlar da kabızlığa neden olan faktörler arasında bulunurlar.

Elbette, yetersiz egzersiz yapmak, aşırı stres altında olmak, kontrolsüzce ağrı kesici kullanmak gibi kabızlığın birçok başka potansiyel sebepleri de olabilir. Kısacası önce kabızlığın asıl nedeni anlaşılmalıdır ki tedavi ona göre planlansın.

Pek çok insan, kabızlığı gidermenin en kolay ve belki de tek yolunun müshiller yani laksatifler olduğuna inanır, ancak bunlar sadece semptomları geçici olarak ortadan kaldırır hatta bilinçsizce kullanımları vücuda zarar verebilir. Kabızlıktan kurtulmanın tek yolu, altta yatan asıl nedeni ortaya çıkarmaktan geçer.

Kabızlığı önlemek veya tedaviye yardımcı olmak için 7 adım:

  1. Bol su içmek: Bağırsaklarımızın temizlenmesi için gün içerisinde yeterince su içmeye özen göstermeliyiz.
  2. Lifli yiyeceklerden bolca beslenmek: Lifli yiyeceklerden bolca tüketmek düzenli bağırsak hareketlerinin olmazsa olmazıdır. Kuruyemişler, sebzeler, turunçgiller gibi liften zengin yiyecekleri bolca tüketmeye özen göstermeliyiz.
  3. İltihaplanmaya neden olan yiyeceklerden kaçınmak: İnflamasyonu tetikleyen yiyecekler özellikle gluten, süt ürünleri soya, mısır ve şekerdir. Gıda hassasiyeti ve inflamasyon tetikleyici gıdalar kişiye özeldir. O nedenle eliminasyon diyetiyle hassasiyetiniz olan gıdaları bularak özellikle onlardan kaçınmalısınız.
  4. Probiyotik tüketmek: Eğer bağırsaklarınızdaki bakteri dengesi bozulduysa, özellikle bifidobakteri ve laktobasilus (bifidobacterium vs lactobacillus) türlerini içeren probiyotikleri alarak dengeyi tekrardan düzeltebilirsiniz. Unutmayın düzenli bağırsak hareketi için bakteri dengesi şarttır.
  5. Tiroid Kontrıolü: Doktorunuz kabızlığınızın nedeninin hipotiroidi olduğundan kuşkulanırsa tiroid testleri, T3, FT3, ve RT3 mutlaka yapılmalı.
  6. Otoimmün hastalık kontrolü: Doktorunuz antinükleer antikorlarınıza bakarak otoimmün hastalığınız olup olmadığını anlayabilir. Otoimmün hastalık teşhis edilirse bunun tedavi edilmesi gerekir.
  7. Bağırsakların endoskopik yöntemle incelenmesi: Eğer kabızlığınıza eşlik eden şiddetli karın ağrısı varsa bu bir tıkanmadan kaynaklanmış olabilir. Böyle bir durumda acilen doktorunuza baş vurmalısınız.

 

Kabızlığınızın altında yatan esas nedeni bulmaya çalışırken biraz rahatlama sağlamak için magnezyum sitrat takviyesi alabilirsiniz.

Magnezyum sitrat bağırsak hareketlerini rahatlatır ve spazmı çözer;

  • Doğal laksatif gibidir ancak alışkanlık yapmaz ve vücuda zarar vermez.
  • Ne kadar ihtiyacınız olduğunu bulmak için günlük 100 mg ile başlayıp maksimum 1000 mg'a kadar çıkabilirsiniz.
  • İshal olmayacağınız ancak düzenli bağırsak hareketi olacak dozu kendiniz için belirleyin.

 

 

 

Sonuç olarak, kabızlığı hayatın kaçınılmaz doğal gerçekliği olarak görmeyin sakın ve mutlaka böyle bir durum yaşıyorsanız çözüme kavuşturun.

 

 

 

Kaynaklar

 

Ecz. Sara Pour

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.