Selenyum

 

Tiroidde Bir Denge Unsuru; Selenyum

İnsan metabolizmasında bir kısım mineraller eser miktarlarda gereklidir. Vücuttaki konsantrasyonları miligram ile ifade ediliyorsa makroelement, mikrogram ile ifade ediliyorsa eser veya mikroelement olarak adlandırılırlar. Eksikliği halinde, her defasında aynı ve tekrar oluş turulabilir yapısal ve fizyolojik anormallik gelişen ve yerine konması ile bu anormalliğin düzelmesi sağlanabilen besin maddesi esansiyel besin maddesi olarak adlandırılır.

Düşük dozu vücudumuz için esansiyel olan Selenyum, yüksek konsantrasyonları toksik etki göstermektedir. İsmi Yunan ay tanrıçası Selene’den gelen Selenyum elementi 1990’larda tiroid hormonunu aktive eden enzimin bir bileşeni olarak tanımlanmıştır.
Selenyumun bazı kanser tiplerine karşı koruyucu olabileceği, erkek fertilitesini artırdığı, kardiyovasküler mortalitede (ölüm oranında) azalma sağladığı ve astımda inflamatuar mediatörlerin yapımını baskıladığı gösterilmiştir böylelikle akciğer ödeminin azalmasına yardımcı olmaktadır. Tiroit sağlığında bir denge görevi görmekte ve bağışıklık sistemini de desteklemektedir.

 

Selenyum eksikliğinde kaslarda güçsüzlük, yorgunluk, zihinsel bulanıklık, saç kaybı ve zayıflamış bağışıklık sistemi gibi semptomlar görülebilir.

Vücutta bulunan selenyum miktarı 13-30 mg arasında değişir. Bunun yaklaşık %28-46’sı iskelet kasında depolanır. 4 yaş ve üzeri sağlıklı bireylerde günlük 55 mcg alınabilir. Hamile ve emziren kadınlarda Se ihtiyacı artmıştır. Bu nedenle eksiklik tabloları gelişme riski doğurma çağındaki kadınlarda ve çocuklarda artmıştır. Anne sütündeki Se miktarı gıdadakiyle orantılı olup biyoyararlılığı mükemmeldir. Kolostrum ve geçiş sütü olgun süte oranla selenyumdan daha zengindir. Yaşlılarda, total gıda alımında azalmayla orantılı olarak azalır. Yoğun sigara ve alkol tüketiminin Se düzeyini düşürdüğü bildirilmiştir, Öte yandan Se stres sonrasında azalma tarzında akut faz cevabı oluşturulmuştur.

İnsan için en önemli kaynak bitkisel ve hayvansal besinlerdir. Deniz ürünlerinden balık ve karideste, yumurtada, kırmızı ette, tahıllardan mercimek, susam, ayçekirdeği, cevizde ve karaciğerin yapısında bolca bulunur, vücudumuzda bir çok enzimin kofaktörüdür ve temel olarak antioksidan fonksiyonuyla bilinen esansiyel bir elementtir.

Selenyum’un Tiroide Etkisi

Selenyum minerali tiroid hormonlarının metabolizmasında yer alan en önemli bileşenlerdendir. Temel eser element olan Selenyum, tiroid hormon sentezi ve metabolizması için gereklidir. Şiddetli ve kalıcı selenyum eksikliği tiroid hormonu biyosentezini bozar. Se eksikliğine bağlı olarak T4'ün T3'e dönüşümünde azalma meydana geldiği gözlenmiştir. Eksikliğinde kandaki T4 ve TSH yükselir ve bunlara zıt olarak T3 düşer. Hashimoto tiroidinin tedavisi için çeşitli çalışmalarda selenyum desteğinin faydalı etkileri bildirilmiştir. İyot ve selenyum eksikliği birlikte görülürse hastalığın şiddeti daha da artar.

 

Sonuç olarak; Doğanın mucizevi ürünlerinde var olan selenyum vücudumuz için de vazgeçilmez temel elementlerinden biridir. Selenyumun tiroid anomalilerindeki dengeleyici etkisiyle de vücudumuz için de ne kadar önemli olduğuna dikkatinizi çekmek istedim.

 

 

Ecz. N. Nazlı OKAY

nezahatnaz@gmail.com

 

Kaynaklar;

  1. Winther, Kristian Hillert, et al. "Selenium in thyroid disorders—essential knowledge for clinicians." Nature Reviews Endocrinology 16.3 (2020): 165-176.
  2. Kohrle, J., et al. "Selenium, the thyroid, and the endocrine system." Endocrine reviews 26.7 (2005): 944-984.
  3. Duntas, Leonidas H. "The role of selenium in thyroid autoimmunity and cancer." Thyroid 16.5 (2006): 455-460.
  4. Köhrle, Josef, and Roland Gärtner. "Selenium and thyroid." Best Practice & Research Clinical Endocrinology & Metabolism 23.6 (2009): 815-827.
  5. Simsir, Ilgin Yildirim, and Ahmet Gokhan Ozgen. "The thyroid and the selenium/tiroid ve selenyum." Turkish Journal of Endocrinology and Metabolism (2010): 76-80.
  6. Durgun, Z , Yazıcı, C , İnan, A . "Tiroit Hormonları ve Hastalıkları" . Akdeniz Spor Bilimleri Dergisi 2 (2019 ): 28-40

 

 

Ecz. N. Nazlı OKAY

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.