Yorgun Mu Uyanıyorsunuz? Fibromı̇yalji

Yorgun Mu Uyanıyorsunuz? Fibromı̇yalji

"Hep grip olmuşum gibi halsizim ve her yerim ağrıyor gibi hissediyorum", günümüzde biz eczacıların hastalarımızdan sıkça duyduğu bu tip yakınmalar, bize fibromiyaljiyi anlatıyor olabilir.

Nedir bu fibromiyalji?

Fibromiyalji, sıklıkla yorgunluk, bilişsel bozukluk, psikiyatrik semptomlar ve çoklu somatik semptomların eşlik ettiği kronik yaygın kas-iskelet ağrısının en yaygın nedenidir. Hastalığın nedeni bilinmemektedir. Toplumda daha çok 20- 55 yaş arasındaki kadınlarda görülmekle beraber, erkeklerde ve çocuklarda da görülebilir, görülme sıklığı yaşla birlikte artar.

Belirtileri nelerdir?

Fibromiyaljinin temel belirtileri, en az üç aydır mevcut olan ve başka herhangi bir tıbbi durumla açıklanmayan genelleştirilmiş ağrı, yorgunluk ve uyku bozukluklarıdır.

Yaygın kas-iskelet ağrısı- Fibromiyaljinin ana belirtisi, çok bölgeli ağrı olarak da adlandırılan kronik yaygın ağrıdır (CWP). Tipik olarak, fibromiyalji hastalarında çeşitli bölgelerde ağrı görülür, bu ağrı bölgeleri kafa, kollar, göğüs, karın, bacaklar, sırtın üst kısmı, sırtın alt kısmı ve omurgayı (kalçalar dahil) içerebilir.

Bazen ağrı başlangıçta sıklıkla boyun ve omuzlarda lokalize olabilir. Hastalar tipik ağrıyı, ağırlıklı olarak kaslarda tarif ederler.

Yorgunluk ve uyku bozuklukları

- Orta ila şiddetli kalıcı yorgunluk ve uyku bozuklukları fibromiyalji tanısının temel özellikleridir. Görece küçük aktiviteler ağrıyı ve yorgunluğu şiddetlendirir ancak, uzun süreli hareketsizlik de semptomları artırır. Hastalar sabahları serttir ve 8 ila 10 saat uyumuş olsalar bile kendilerini tazelenmemiş hissederler. Fibromiyaljili hastalar karakteristik olarak "hafif" uyurlar, sabahın erken saatlerinde sık sık uyanırlar ve tekrar uyumakta güçlük çekerler. Yaygın bir söylem "Ne kadar uyursam uyuyayım, sabah üzerimden bir kamyon geçmiş gibi hissediyorum"dur. Yorgunluk, devam eden fiziksel ve / veya duygusal tükenmişlik hissini de beraberinde getirir.

Bilişsel bozukluklar

- Bilişsel bozukluklar hastaların çoğunda mevcuttur ve genellikle "fibro sis" olarak adlandırılır. Hastalar tipik olarak sorunlarını, dikkatli ve hızlı düşünce değişiklikleri gerektiren görevleri yapmakta güçlük çekmek olarak tanımlarlar.

Bu ana semptomların yanı sıra fibromiyalji hastalarında depresyon, anksiyete bozuklukları, bipolar bozukluk, posttravmatik stres bozukluğu gibi rahatsızlıklar genel popülasyona göre daha yaygındır. Baş ağrısı, bu hastaların %50’sinden fazlasında görülür. Bu ağrılar, migren ve gerilim tipi baş ağrısı olarak kendini gösterebilir.

Hastaların kol ve bacaklarında yanma, uyuşma, karıncalanma olarak kendini gösteren parestezi ise bu hastalarda görülen semptomlardandır.

İrritabl bağırsak sendromu fibromiyalji ile ilişkili en yaygın gastrointestinal sendromdur, ayrıca gastroözofajial reflü hastalığı, sistit, ağrılı mesane sendromu, kuru göz sendromu da fibromiyaljili hastalarda sıkça görülebilir. Ortostatik hipotansiyonun ana belirti olarak görüldüğü otonom sinir sistemi disfonksiyonu da bu hastalarda yaygındır.

Hastaların bir kısmında ışık, ses, hava durumu değişikliklerine karşı hassasiyet vardır. Hastalar fiziki muayenede ağrı notkatalarına basıda hassasiyet gösterirler.

Tanı koymak için fiziki muayenenin yanısıra tam kan sayımı, CRP, ESR testleri yaptırarak ağrının inflamatuar özellik taşıma ihtimali ekarte edilmelidir.

Fibromiyalji tedavisi nasıl olmalıdır?

-Egzersiz, fibromiyaljili hastalarda önce miyaljiyi artırsa da, kan akımını ve kas gücünün artmasını sağladığı için fayda gösterir. Hafif aerobik programları veya spesifik kardiyo programları tercih edilmektedir.

-Uyku problemleri de beraber görüldüğünden uyku hijyeni/rutinine, uyku öncesi dijital detoksa, karanlıkta uyumaya, ergonomik yatak seçimine dikkat edilmelidir.

-Fibromiyalji hastaları ağrı kesici ilaçlardan çok az fayda elde ettikleri için, ağrı kesici kullanımı tercih edilmez.

-Hastalarda tedavi trisiklik antidepresanlar (Amitriptilin), seratonin norepinefrin geri alım inhibitörleri (Duloksetin, venflaksasin, milnasipran) ile sağlanır.

-Ağrıya ek olarak şiddetli uyku bozukluğu olan hastalarda (amitriptiline cevap yoksa) antikonvülsan olan gabapentin veya pregabalin hekim tarafından tedaviye eklenebilir.

 

 

Ecz. Zeynep Aksoy

 

 

Kaynaklar

257:2782.

 

Ecz. Zeynep Aksoy

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.