Geleneksel ve Alternatif Tıbbın Vazgeçilmezi “Sarı Kantaron”
Diğer isimleri arasında kılıç otu, binbirdelik otu, kan otu gibi isimler yer alır. Kendine has yaprakları olan kantarona binbirdelik otu denmesinin nedeni, yaprakların ışığa tutulmasıyla görülebilen parlak yağ noktacıklarıdır. Yerden yaklaşık olarak 5 santimetre yükseklikten itibaren kesilen kantaronlar kurutulur veya taze olarak işlenir. Kantaron bitkisinin sağlık açısından çok önemli faydaları vardır.
Gerek çiçeğinin güneşte kurutulduktan sonra kaynatılarak çay şeklinde sakinleştirici olarak tüketilmesi gerek yatan hastalarda yaralarına sürülen yağının kullanılmasıyla sarı kantaron hakkında ‘bin bir derde derman oluyor’ denmektedir.
Sarı Kantaron Çiçeklerinden Hazırlanan Çayın Faydaları
Çayı yatmadan 1 saat önce tükettiğinizde rahat bir uyku çekmenize yardımcı olur, hatta yapılan çalışmalar kronik uyku problemlerinin tedavisine yardımcı olduğunu göstermiştir.
Ciltteki iltihap, renk bozukluklarını giderir ve doğal bir ilaç görevi görür. Kantaron bitkisinden elde edilen yağlar, hücre yenilenmesini destekler ve hızlandırır. Herhangi bir karışım hazırlanmasını gerektirmeden doğrudan cilt üzerine uygulanabilen kantaron yağı yaşlanma belirtilerini geciktirmeye, kırışıklıkları önlemeye ve cildin elastikiyetini arttırmaya yardımcı olur. Cildin olması gereken nem dengesine sahip olmasını sağlarken daha pürüzsüz ve canlı bir görünüm elde edilmesine katkıda bulunur. Eğer hassas, alerjik bir cildiniz varsa kantaron yağını haftada 1,2 günü geçmeyecek şekilde kullanabilirsiniz.
Kremi, romatizmadan muzdarip kişilerin ağrılarını geçirmede kullanılır. Ağrıyan bölgeye masaj yapılarak sürüldüğünde yatıştırıcı etkisi vardır. Bitkinin yağı sürüldüğünde daha hızlı etki gösterir.
Yara olan bölgede antimikrobiyal etkisi sayesinde mikrop olmasını engeller. Yaraların iyileşmesini sağlar. Özellikle ayak mantarı, deride oluşan enfeksiyonlar, akneler, herpes virüsünün neden olduğu uçuk gibi hastalıkların hızlı bir şekilde iyileşmesine yardımcı olur.
Kantaron yağının metabolizmayı hızlandırıcı özelliği de vardır. Yemeklerden önce az miktarda yağını içtiğinizde sindiriminizi hızlandıracaktır. Gaz sancıları ve buna bağlı karın ağrıları yaşayan bireylerde de kantaron yağının olumlu etkileri görülebilir. Fakat kantaron yağının 1 tatlı kaşığını geçmemesine özen gösterin.
Sarı Kantaron Çay Tarifi
Bir çay kaşığı önceden kurutulmuş sarı kantaron çiçeğini kaynatılmış bir fincan suya ekleyip beş dakika demlenmesini bekleyin. Daha sonra süzüp tüketin. Çayın mutlaka taze yapılıp tüketilmesi gerekir. Boğaz ağrınız için içerisine bal, zencefil, limon ekleyerek de çayınızı çeşitlendirebilirsiniz.
Dikkat Edelim
En çok satan bitkisel ürünlerden biri olan Sarı kantaronun içinde yer alan hiperisin ışığa duyarlıdır. Bundan dolayı mucizevi bitkinin yağını, merhemini veya çayını yaptığınız zaman mutlaka ışık alamayacağı bir kap/bardak/kupa’da muhafaza edilmesi gerekir. Ayrıca aldığınız farklı ilaçlar varsa bu bitkinin hassaslığından dolayı diğer ilaçlarla etkileşime girebileceğini unutmamakta da yarar vardır. (Diğer ilaçlarla birlikte kullanımını eczacınıza veya doktorunuza danışınız.)
Son olarak, almak istediğinizde karşınıza iki çeşit kantaron yağı çıkacaktır. Bunlar kırmızı kantaron yağı ve sarı kantaron yağıdır. Aynı bitkiden elde edilen bu yağların renklerinin farklı olmasının sebebi; kırmızı olan yağın taze bitkilerden, sarı olan yağın ise kurutulmuş bitkiden elde edilmesidir. Bu yağlar hemen hemen aynıdır istediğinizi kullanabilirsiniz, dilerseniz ikisini karıştırarak da kullanabilirsiniz.
Zou, Y., Lu, Y., & Wei, D. (2004).Antioxidant Activity of a Flavonoid-Rich Extract ofHypericum perforatumL.in Vitro. Journal of Agricultural and Food Chemistry, 52(16), 5032–5039. doi:10.1021/jf049571r
Barnes, J., Anderson, L. A., & Phillipson, J. D. (2001).St John’s wort (Hypericum perforatumL.): a review of its chemistry, pharmacology and clinical properties. Journal of Pharmacy and Pharmacology, 53(5), 583–600.
Greeson, J. M., Sanford, B., & Monti, D. A. (2001). St. John’s wort (Hypericum perforatum): a review of the current pharmacological, toxicological, and clinical literature. Psychopharmacology, 153(4), 402–414.
Lawvere, S., & Mahoney, M. C. (2005). St. John's wort.American family physician, 72(11), 2249-2254.
Avato, P., Raffo, F., Guglielmi, G., Vitali, C., & Rosato, A. (2004). Extracts from St John's wort and their antimicrobial activity.Phytotherapy Research: An International Journal Devoted to Pharmacological and Toxicological Evaluation of Natural Product Derivatives, 18(3), 230-232.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Sınav dönemlerinde artan zihinsel yük; öğrencilerde yoğun stres, sınav kaygısı ve uykusuzluğun yanı sıra soğuk havalar ve gribal enfeksiyonlara bağlı olarak performans düşüklüğüne yol açabilmektedir.