Sodyum Nedir?

Sodyum Nedir?

Sodyum, insan sağlığı için hayati öneme sahip bir mineraldir. Sinir ve kas sisteminin düzgün çalışması, sıvı ve elektrolit dengesi, hücresel aktivitenin korunması ve kan basıncının kontrolü için gereklidir. Vücutta fazla veya düşük miktarda bulunması zararlıdır. Gereken sodyum miktarı böbrekler tarafından belirlenir. Eksikliğinde halsizlik, kolesterol artışı, sinir sisteminde bozulma, artan insülin direnci ve fazlalığında böbrek ve kalp sağlığında sıkıntılar, yüksek tansiyon ve kanser gibi komplikasyonlar oluşabilir. Gündelik hayatı çevreleyen gıdaların pek çoğu; sofra tuzu, paketlenmiş ve işlenmiş ürünler, et ve balık ürünleri belirli miktarlarda sodyum içerir. Sporcular için sodyumun vücuttaki miktarının belirli bir seviyenin altına düşmemesi gerekmektedir. Günlük tuz tüketiminin bir çay kaşığını aşmamasına dikkat edilmelidir.

Sodyum, canlı organizmaların yaşaması için hayati öneme sahiptir; alkali metaller arasında yer alan çok yönlü (80 farklı formda) bir elementtir. Genellikle kaya ve deniz tuzlarında bulunur. Periyodik cetvelde Na simgesi ile ifade edilir. Vücut için gerekli ve önemli bir madde olması yanı sıra boraks, deterjan, kozmetik ürünleri, kabartma tozu ve özellikle şarküteri etlerini korumak için kullanılır. Sofra tuzu %40 sodyum ve %60 klorürün birleşiminden oluşur.

Sodyum Ne İşe Yarar?

Sodyum beden sağlığı için gerekli bir mineraldir. Böbrekler tarafından düzenlenir. Fazlalılığı halinde ter ve idrar yoluyla atılır. Çoğunlukla hücreleri çevreleyen sıvılarda bulunur ve hücrelere giren ve çıkan suyun düzenlenmesini sağlar. Vücuttaki görevleri şöyledir:

  • Vücudun sıvı dengesini düzenler.
  • Sinir uyarılarının iletiminde görev alır.
  • Kasların kasılmasını ve gevşemesini sağlar.
  • Kan basıncının korunmasını sağlar.
  • Sağlıklı tansiyon için gereklidir.

Sodyumun Faydaları

  • Sıvı seviyelerini düzenler

Sinirlere ve kaslara sinyal göndermeyi kolaylaştırarak sıvının kan hücrelerinin içinde ve dışında kalmasına yardımcı olur. Vücutta suyun yarattığı basıncı hücrelerde bulunan sıvının düzenlenmesiyle dengeler. Tuz / su oranı vücudun metabolik hızı için önemlidir. Özellikle sporcuların vücut ısısının, kalp atış hızının ve yüksek kan hacminin korunması için gereklidir.

  • Hiponatremiyi önler

Hiponatremi, kandaki sodyumun miktarı düştüğünde oluşur. Bu durumda vücutta bulunan su kandan çıkıp hücrelere girmeye çalışır, bu da şişlik ve ödeme neden olur. Akut ya da kronik seyirli olabilir. Genellikle akut hiponatremiyle birlikte görülen serebral ödem (beyinde fazla sıvı) şişmeye yol açar ve kafatası esnek olmadığından basınç oluşur. Bu durum ölümcül olabilmektedir.

  • Güneş çarpmasını önler

Vücudun yüksek ısıya maruz kalması halinde su ve tuz kaybı oluşur. Sodyumun görevi, elektrolitlerin kaybını önleyerek güneş çarpmasına engel olmaktır.

  • Beyin işlevlerini geliştirir

Beynin sağlıklı çalışması için gereklidir. Zihnin açık kalmasına ve beyin fonksiyonlarının düzgün işlemesine yol açar. Zihinsel karmaşa ve uyuşma gibi durumlar bazen sodyumun eksikliğinden kaynaklanır.

  • Krampları rahatlatır

Kramp genellikle dehidrasyon ve elektrolit dengesizliği nedeniyle oluşmaktadır. Sodyum vücuda elektrolitleri geri kazandırır. Yoğun fiziksel aktivite sırasında yükselen vücut ısısı kramplara yol açabilir. Sodyumu yüksek sıvı takviyesi (özellikle yoğun egzersiz yapanlar için) krampların önlenmesi için faydalıdır.

  • Cilt bakımında kullanılır

Birçok yaşlanma karşıtı kremde nemlendirici olarak kullanılır. Serbest radikal hasarına karşı koruyucudur. Sağlıklı ciltlerin diri kalmasını sağlar.

  • Karbondioksiti ortadan kaldırır

Sodyumun vücutta biriken fazla karbondioksitin giderilmesinde önemli bir rolü vardır.

  • Glukoz emilimini kontrol eder

Glukozun hücreler tarafından emilimini kolaylaştırır ve besin maddelerinin hücre zarlarında taşınmasını kolaylaştırır.

  • Asit baz dengesini korur

Vücudun asit baz alkali fosfat oranlarını belirleyerek böbreklerin reaksiyonunu, idrara çıkma sıklığını ve idrar içeriğini kontrol eder.

  • İyonları dengeler

Pozitif ve negatif yüklü iyonlar arasında dengenin korunmasında klorürler ve bikarbonatlarla ilgili işlemler yürütür.

  • Kan basıncını kontrol eder

Kan basıncının korunmasında rol alır ve çok fazla alınmadığı sürece kalbin normal çalışmasında görev alan etkenlerden biridir.

  • Epilepsi hastalarına iyi gelebilir

Epilepsi hastalarının sodyum, kalsiyum ve magnezyum eksikliklerinin olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bu minerallerin nöbetleri kontrol altına alma özelliği bulunmaktadır. Sodyumun eksikliği için yeterli miktarda tuz alınmalıdır.

Sodyum Hangi Besinlerde Bulunur?

Besinlerdeki sodyumun içeriği, kaynağına ve işlenme biçimine göre değişkenlik gösterir. Meyve ve sebzelerde en az bulunmak üzere tüm gıdalar belirli miktarlarda sodyum içerir. Bunu yağlar ve tahıllar takip eder. İşlenmiş ve hazır yiyecekler sodyumdan en zengin kaynaklardır.

Sodyum Hangi Yiyeceklerde Var?

  • Meyveler, sebzeler, tahıllar 100 gr da 20 mg
  • Et ve balık ürünleri 100 gr da 40 ila 100 mg
  • Kabuklu deniz ürünleri 100 gr da 500 mg
  • Tam yağlı süt 100 gr da 50 mg
  • Peynirler 100 gr da 2500 mg a kadar sodyum içerebilir.

Aşağıdaki gıdalar sodyum bakımından her zaman zengindir;

  • Hamsi, karides,
  • Füme et, pastırma, jambon,
  • Turşu, zeytin, soya sosu, soslar, çorbalar,
  • Muz, şalgam,
  • Kabartma tozları, maya özü, soda
  • Ekmek, pizza, makarna, yumurta sarısı
  • Tuzlu fındık, ceviz

Sodyum Eksikliği İçin Ne Yemeli?

Eksikliği gidermek için rahatlıkla ulaşılabilecek besinler şunlardır;

  • Sofra tuzu, peynir, zeytin, ekmek, simit
  • İşlenmiş et ve balık ürünleri, hazır çorbalar
  • Konserve sebzeler, kavrulmuş kuruyemişler

Sodyum Türleri ve Çeşitleri

  • Sodyum bikarbonat

Sodyum tuzlarından biridir. Antiasit özellikler gösterir. Kabartma tozu olarak bilinmektedir. Kanda kreatinin seviyesinin düşürülmesinde ve diş beyazlatılmasında kullanılır.

  • Sodyum hidroksit

Beyaz renkte, nem çekici, suda kolaylıkla çözünen bir maddedir. Ciltte kaşıntı etkisi yapar. Endüstride birçok kimyasal maddenin yapımında, yapay ipek, sabun, kâğıt, boya, deterjan ve petrol rafinelerinde kullanılır. Özellikle inşaat laboratuvarlarında organik madde tayini için kullanılmaktadır.

  • Sodyum hipoklorit

Bir tuz türüdür. Günlük hayatta beyazlatıcı olarak çamaşır sularında kullanılmaktadır. Çevreye büyük ölçüde zarar veren bu madde oda koşullarındaki klor ile sabunlardaki sodyum hidroksit ile tepkimeye sokularak üretilmektedir.

  • Sodyum karbonat

Sodyumun türevlerinden birisidir. Deterjan ve kireç önleyicilerin, çamaşır ve tül beyazlatıcıların ürün bileşiminde kullanılır. Sodyum karbonat oranı fazla olursa çamaşırlar ve tüller yıpranabilir.

  • Sodyum klorür

Yemek tuzu olarak bilinir. Tarih öncesi zamanlardan beri besin maddelerini saklamak için koruyucu madde olarak kullanılmaktadır. Tüm canlıların hayatta kalması için önemli bir mineraldir. Ayrıca dericilikte, hayvan besiciliğinde, su yumuşatma sistemlerinde ve kimya sanayisinde yaygın olarak kullanılır. Yetersiz su ve aşırı tuz tüketimi tuz zehirlenmesine yol açabilir. Kan basıncı kontrolü ve sinir sisteminin işleyişi için önemlidir.

 

Medikal Akademi

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.