Tuzu Sınırlarken İyotu Hayatınızdan Çıkarmayın

Tuzu Sınırlarken İyotu Hayatınızdan Çıkarmayın

İnsan sağlığı açısından önemli mikro elementler arasında ilk sırada yer alan iyot, ülkemizde belli oranlarda sofra tuzlarına ekleniyor. Günlük tuz tüketiminin 5-6 gramı aşmaması önerilirken, erişkinlerin günlük 150 mikrogram iyot alması gerekiyor. İyot eksikliği, anne karnından itibaren kişinin tüm hayatı boyunca pek çok sağlık sorunu yaşamasına neden olabiliyor. İyot yalnızca tuzda değil pek çok besinde bulunuyor.

·Günlük Tuz Tüketimi 5-6 Gramı Geçmemeli

Günlük iyot alımının yeterli olması için iyotlu tuz kullanılması gereklidir. Ancak günlük tuz tüketiminin erişkinlerde 5-6 gramı aşmamasına da dikkat edilmelidir. Türkiye, yüksek oranda tuz tüketen ülkeler arasında yer almaktadır. Aşırı tuz alımı; peynir, zeytin, hazır gıdalar ve en önemlisi ekmek kaynaklıdır. Buna, yemek ve salatalarda kullanılan tuz da eklenince, oran daha da yükselmektedir. Günlük tüketilen tuzun %34’ü ekmekten alınmaktadır. Bu seviyenin korunmasına yönelik tuz farkındalığı konusunda toplumun bilinçlendirilmesi çok önemlidir. 

·Erişkinler Günlük 150 Mikrogram İyot Alınmalı

Tuz tüketimi sınırlandırılırken, kişinin günlük iyot ihtiyacı göz ardı edilmemelidir. 0-5 yaş arasındaki çocukların günlük 90 mikrogram, 6-12 yaş arasındakilerin 120 mikrogram ve erişkinlerin de günlük 150 mikrogram iyot alması gerekmektedir. Bu gereksinimin %90’ı gıdalardan, %10’u da sudan karşılanmaktadır. Dünyada 1,6 milyar insan, iyot eksikliği olan bölgelerde yaşamaktadır. Buna bağlı olarak da her yıl iyot eksikliğinden önemli ölçüde etkilenmiş 20 bin çocuk dünyaya gelmektedir.

·İyot Eksikliğine Bağlı Sorunlar Anne Karnından Başlıyor

İyot eksikliği pek çok önemli sağlık sorununun temel kaynaklarından biridir. Anne karnında bebeklerde tiroit bezi yetersizliğine, düşük doğum ağırlığına, beyin gelişiminde yetersizliğe, baş çevresinin küçük olmasına ve belde açıklık gibi malformasyonlara yol açmaktadır. Çocuklarda iyot eksikliği ileriki yaşlarda otizme, dikkat eksikliğine ve hiperaktivite problemlerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ayrıca ergenlik döneminde okul başarısının düşmesinde etkili olan iyot eksikliği, çocuklarda guatr nedenidir. Doğurganlık çağındaki kadınlarda kısırlığa neden olan iyot eksikliği, gebelikte hipertansiyona ve gebelik zehirlenmesi ile düşüklere zemin hazırlamaktadır. Gebelik ve emzirme döneminde bebeğin gereksinimlerinin karşılanması için anne adayanının günlük en az 250 mikrogram iyot alması önerilmelidir. İyot eksikliği bulunan anneden doğan bebeklerde; hipotiroidi, guatr, ani bebek ölümleri, enfeksiyonlara yatkınlık oluşmaktadır. 

·İyotlu Tuz Yemek Piştikten Sonra Konulmalı

İyotlu tuz ışık geçirmeyen paketlerde satılmalıdır. Evde saklanırken de yine ışık geçirmez kaplar, ağzı kapalı olarak kullanılmalıdır. Salatalara normal dozda iyotlu tuzun yeteri miktarda kullanılmasında sakınca yoktur. Ancak tuz, yemek pişerken atılırsa içindeki iyot buharlaşarak kaybolur. Bu nedenle tuzun içindeki iyottan yararlanabilmek için yemek piştikten sonra tuzun konulması gerekir. 

·İyottan Zengin İçerikli Besinler Tüketilmeli

Ev kullanılan tuzun iyotlu olarak tercih edilmesi çok önemlidir. Ancak tuz kullanımın mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiği için yeterli iyot alımı için zengin içerikli besinler tercih edilmelidir. İyottan içeriği yüksek olan gıdalar arasında; balıklar (ton, morina, mezgit), süt, yoğurt, yumurta, et, hindi eti, ıspanak, soya fasulyesi, pazı, kabak, kuru fasulye, sarımsak, çilek ve kızılcık bulunmaktadır. Ancak bu ürünlerin yetiştiği bölgelerin toprak ve suyundaki iyot düzeyi de yeterli olmalıdır.

 

Memorial

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.