İnek Sütü Alerjisi

İnek Sütü Alerjisi

Ecz. Zeynep AKSOY

 

İnek sütü alerjisi, erken çocukluk öneminde sıkça karşılaşılan gıda alerjilerinden biridir. İnek sütü proteinlerine karşı vücudun verdiği bir reaksiyondur.

Toplumda görülme sıklığı %2-%3 arasındadır ve hastalar 6 yaşına geldiklerinde %80 oranda tolerans gelişir.

Yapılan çalışmalarda;

·Genetik yatkınlık

·Normal bağırsak florasının bozukluğu 

·Gastrointestinal enfeksiyonlar

·İmmün yetmezlikler

·Ek gıdalara başlama yaşı ve verilen miktar

·Anne sütü alamama gibi nedenlerin inek sütü alerjisi için risk faktörü oluşturabileceği belirtilmiştir.

Gastrointestinal şikayetler vakaların yaklaşık %32-60 arasında görülür.

Gıda proteinine bağlı enterokolit sendromu- Genellikle bebeklerde ortaya çıkar. Alerjen verilmesinden iki- dört saat içinde şiddetli kusma ve ishal görülür, bu da derin dehidrasyona, uyuşukluğa ve bazen şoka neden olur. 

Gıda proteini kaynaklı proktit / proktokolit- Genellikle altı aylıkken görülmeye başlar. Normalde bir problemi görülmeyen anne sütüyle beslenen veya standart mama ile beslenen bebeklerde kanlı çizgili, mukuslu, gevşek dışkı ve ara sıra ishal ile kendini gösterir.

Gıda proteini kaynaklı enteropati- Tetikleyici gıdanın verilmesinden sonraki haftalar içinde, yaşamın ilk dokuz ayında uzun süreli ishal ile kendini gösterir. Etkilenen bebeklerin çoğunluğu gelişme konusunda başarısız olur ve bazıları emilim bozukluğu ile kendini gösterir.

Alerjik eozinofilik gastrointestinal bozukluklar- Süt ayrıca yemek borusunda yangıya sebep olabilir. Bu bozukluğa sahip hastalar, gastroözofageal reflü düşündüren semptomlara sahiptir, ancak geleneksel reflü tedavilerine yanıt vermezler. Diğer semptomlar arasında beslenme güçlükleri, kusma, karın ağrısı, disfaji, gelişememe, kilo kaybı ve yiyecek sıkışması yer alır. 

Atopik dermatit (Egzama)- Gıda allerjisi olan çocuklarda sıklıkla görülür. Süt, yumurtadan sonra atopik dermatit görülen bebek ve çocuklarda 2. en sık karşılaşılan alerji nedenidir.

Sıkça görülen bu durumların yanında aşırı gıda duyarlılığının neden olduğu heiner sendromu, infantil kolik, kabızlık, gastroözofagel reflü de süt allerjisinde görülebilen durumlardır.

Ayrıca besin alerjilerinin anaflaktik reaksiyonlara da sebebiyet verebileceği unutulmamalıdır.

Süt alerjisi tanısının doğru konulması bebeğe/çocuğa ve anneye gereksiz şekilde eliminasyon diyeti yaptırılmaması için çok önemlidir.

Alerji tanısının konulabilmesi için ayrıntılı öykü almak önemlidir. Alerjenle karşılaşma miktarı, reaksiyon oluşma süresi ve sıklığı, yaş ve reaksiyonu tetikleyici bir etken olup olmadığı sorgulanmalıdır.

Alerjinin tanısında oral besin yükleme testi ise altın standarttır. Bu testte artan oranlarda ve belirli aralıklarla bebeğe/çocuğa verilen allerjen besin (süt) ile hastada görülebilecek ürtiker, anjioödem, solunum sıkıntısı, kusma ve anaflaksi gibi reaksiyonlar değerlendirilir. Anaflaksi riski nedeniyle deneyimli hekimler ve olası bir anaflaksiye müdahale edilebilecek tıbbi merkezlerde yapılması önemlidir.

Geç gelişebilecek reaksiyonlar sebebiyle (deri ve gastrointestinal sistem) hasta 3 gün takip edilmelidir. Ayrıca;

·Süt spesifik IgE testi

·Deri prik testleri (DPT)

·Deri yama (patch) testleri tanıya yardımcı testlerdir.

İnek sütü alerjisi tedavisinde eliminasyon diyeti yapmak mecburidir.

Anne sütü alan bebekte eğer anne sütü ile beslenirken semptom var ise; annenin diyetinden süt ve süt ürünlerinin çıkarılması ve anneye kalsiyum desteği uygun şekilde başlanması gereklidir.

İki yaşından küçük anne sütü yetersiz alan veya hiç alamayan ve formül mama ile beslenen çocuklarda hipoalerjen formül mamalar kullanılmalıdır.

Keçi ve koyun sütü ise inek sütü ile %85-90 oranında çapraz reaksiyon göstermesi nedeniyle önerilmez.

Kazara alımların önlenmesi için aileye inek sütü proteini içeren besinlerin bir listesi verilmelidir. Bu listede bulunan besinler ise;

  • Sütün her formu: taze, çiğ, pastörize, süt tozu, süt kaymağı, her çeşit bebek maması (anti-alerjik mamalar dışında), diğer hayvanların sütleri (keçi dahil)
  • Tereyağı, margarin, kaymak, hayvansal yağlar.
  • Yoğurt, puding, krema, sütlü tatlılar.
  • Peynir, krem peynir, lor, peynir altı suyu (whey)                    
  • Kazein, kazeinat (ticari gıdalar)
  • Lactalbumin, lactalbumin fosfat, lactoglobulin, laktuloz (ticari gıdalar)
  • Kefir, ekşi krema, kesilmiş süttür.

Hasta ve ailesi, yakın akrabaları, bakıcı ve öğretmenleri inek sütü alerjisi hakkında ayrıntılı olarak bilgilendirilmelidir. Özellikle gizli alerjen ve alerjenik besin proteini içerebilme olasılığı nedeniyle gıda etiketi okuma konusunda bilgilendirme çok önemlidir.

 

Kaynaklar:

 

Ecz. Zeynep Aksoy

zeynepacaraksoy@gmail.com

 

Eczacıdan Sağlık

DİĞER HABERLER
HIV/AIDS FARKINDALIĞI
SPOR YARALANMALARI
KRONİK HASTALIKLARIN HABERCİSİ “İNSÜLİN DİRENCİ”
Bebeklerde Ayak Sağlığı
Daha Verimli Çalışmak İçin 4 İpucu
SPOR YAPMADAN ÖNCE DOKTORUNUZA DANIŞIN!
Emzik Bebeğin Diş Gelişimini Etkiler Mi?
Kireçlenme İle Karşı Karşıya Olabilirsiniz!
Sürekli Uykulu Hissetme Durumu Kalıcı Hasarlar İle Sonuçlanabilir!
Antidiyabetikler ve İlaç Etkileşimleri
Covid-19 Sonrası En Sık Devam Eden Semptomlar
Kanserden Gerçekten Korkmalı Mıyız?
Ergenlik Dosyası
İlaçlarınızı Eczaneden Alınız!
Kadınların Doğal Süreci “Menopoz”
Antidepresanlar ve İlaç Etkileşimleri
Diş İmplantları Gerçek Dişlere Benziyor Mu?
Doğal Afetlerin İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkileri
Ciğerlerimiz Artık Yanmasın
Evlerde En Sık Yaşanan 5 Kaza
Dehidrasyon Nedir?
Yanıkta Ağrı
Doğal Estetik Kaynağımız “Kolajen”
Rahim Ağzı Kanserini Birlikte Yenelim!
Bypass Ameliyatından Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler
Sağlığın Olmazsa Olmazı: Sağlık Okuryazarlığı
Alkol ve İlaç Etkileşimleri
Çocuklarda Ateş Yönetimi
Fibromiyalji Tedavi Seçenekleri
Hayvan Kaynaklı Terapi

En Çok Okunanlar


SPOR YARALANMALARI

Spor yaralanması nedir? Hangi sıklıkta görülüyor? En sık kimlerde ortaya çıkıyor? Son yıllarda artış var mı? Varsa nedenleri neler?

HIV/AIDS FARKINDALIĞI

HIV, insan immün yetmezlik virüsü anlamına gelir. Vücudunuzun enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olan bir tür beyaz kan hücresini yok ederek bağışıklık sisteminize zarar verir. Bu sizi ciddi enfeksiyonlar ve belirli kanserler için risk altına sokar.