“Binlerce Çeşit İçecek Hazırlama” Serüveni Başlasın!

“Binlerce Çeşit İçecek Hazırlama” Serüveni Başlasın!

Ecz. Sara POUR

 

Bölüm-1

Hatırlarsanız bitkisel ilaç kullanılarak insanları tedavi etme biliminden bahsederken fitoterapi kelimesini şöyle tanımlamıştık;

Fitoterapi, iyileştirici özellikteki bitki kısımlarından (drog) hazırlanan tıbbi çaylar veya standardize edilmiş bitki ekstrelerinden hazırlanan, kapsül, tablet, şurup, draje, pomat gibi farmasötik formlarda bitkisel ilaçlar ile uygulanan bir tedavi şeklidir.”

Günümüzde bitkisel çayların birçoğu hoş lezzetleri için (elma, kuşburnu, adaçayı vb) tüketilmekte, diğer bir kısmıysa genel sağlığımızı koruma amaçlı (antioksidan etkili) ya da günlük rahatsızlıkların giderilmesinde (soğuk algınlığı, yorgunluk, hazımsızlık, kabızlık, diğeri, uykusuzluk vb) kullanılmaktadır.

İşte bugün sizlere Fitoterapinin çok önemli bir uygulaması olan bitkisel tıbbi çayların ne olduğu, istediğimiz etkiyi alabilmek için nasıl demleyip, nasıl kullanmamız gerektiği hakkında epey bilgi vereceğim.

Bitkisel Çay Nedir?

Bitkisel çay, Camellia sinensis (siyah, yeşil, beyaz ve oolong çayların elde edildiği kaynak) bitkisinden türetilmediği için teknik olarak gerçek bir çay olmayan bu bitkisel karışım, hemen hemen her bitkiye ait çeşitli yaprak, meyve, ağaç kabuğu, kök veya çiçeklerinin demlenmesinden hazırlanır.

Bitkisel çaylar çok uzun bir süredir var olmalarına rağmen, son on yılda sayısız zihinsel, duygusal ve fiziksel sağlık yararları sayesinde popülerlik kazanmıştır. Giderek artan stresli ve kaotik bir dünyada, bitki çayları, bütünsel bir yaklaşımla sağlıklı yaşama odaklanma fırsatını bize sunuyor.

Bitkisel Çayın Faydaları

Bitkiler kadar çok sayıda, rengarenk faydaları vardır.

Papatya ve lavanta çayı sakinleştirici etkisiyle, nane çayı sindirime yardımcı oluşuyla, rezene çayı emziren annelerde süt arttırıcı etkisi ile, melisa çayı sinirleri gevşetip, stresi azaltabilmesi ile, ısırgan otu çayı karaciğer ve böbrekleri temizleyebilmesi ile hep yanımızda olmuşlardır. Kısacası kimi çaylar soğuk algınlığı semptomlarını yatıştırmaya ve halsizliğimizi üzerimizden atmaya yardımcı olurken, kimileri ise stresi, kaygıyı ve gerginliği azaltmaya, destek olur. Demem o ki, her yaşam tarzını, her tat tercihini ve her sağlık hedefini tamamlayan bir bitki çayı vardır.

Bitkisel Çayların Yan Etkileri Olabilir Mi?

En başta bunu netleştirelim ki, her şeyin bilgisizce ve bilinçsizce kullanımı maalesef ciddi sorunlara yol açabilir. Bitkiler her ne kadar masum gözükse de, Paracelsus söylediği gibi “Zehir ile ilacı ayıran tek şey dozdur”. Bunu sakın unutmayalım.

Konumuza geri dönecek olursak, bitkisel çayların bilinçli olarak tüketildiği ülkelerde, genelde fitoterapi eğitimi almış hekimin önerisi ile eczacı gözetiminde, eczanelerden temin edilir.

Maalesef ülkemizde tıbbi çayların kullanımında tam bir kontrol olmamakla birlikte, aktarlardan alınan bitkisel çayların ve aktarların tedavi önerileri ile gelişigüzel kullanılmaktadır. Halbuki, tıbbi çayların hazırlanmaları, saklanma koşulları ve tedavi amaçları bilimsel kriterlere uygun olarak ezacılar tarafından bilgilendirilmelidir. Eczacılar aldıkları eğitimler ışığında, ister bitkisel ilaçlar olsun, isterse kimyasal ilaçlar konusunda tam bir danışmanlık yapabilme yetkisine sahiptir.

*O zaman kullanmadan önce lütfen eczacınıza danışın.

Bitkisel Çay Nasıl Demlenir?

Çayların kullanıma hazırlanmasında, içerdiği bitkilerin (drogların) özellikleri göz önünde bulundurularak, İnfüzyon (demleme), dekoksiyon (kaynatma) ve maserasyon (bekletme) olarak üç yol tercih edilir.

İnfüzyon (demleme): Ortalama olarak bir yemek kaşığı kurutulmuş çiçekler veya ince yaprakların üzerine, bir çay fincanı kadar kaynar su eklenilir, kullanılan demlik veya fincanın ağzı kapatılır ve 5‐10 dk bekletilir. Sonra süzülür ve tüketilir. (Ihlamur, papatya, nane, adaçayı gibi)

Dekoksyon (kaynatma): Ortalama olarak bir yemek kaşığı kurutulmuş kabuk, kök, tohum veya meyva gibi sert içerikli çay karışımları üzerine, belli miktar soğuk su konulur ve kaynatılır. Kaynamaya başladıktan sonra 5-10 dakika süre ile kısık ateşte kaynatılmaya devam edilir. (Kaynatma işlemi bitkinin fiziksel özelliklerine göre 10-30 dk arasında değişebilir.) Sonra süzülür ve tüketilir. (Tarçın ve karanfil gibi)

Maserasyon (bekletme): Ortalama olarak bir yemek kaşığı kurutulmuş ve parçalanmış bitki kısımları, kapaklı şişeye doldurulur, üzerine su eklenir ve oda sıcaklığında 5-8 saat bekletilir, belirli aralıklarla çalkalanır, her seferinde kullanılacak miktarlarda süzülür ve tüketilir. Bu arada içmeden önce ısıtabilir veya soğuk olarak içebilirsiniz. (Hatmi, keten tohumu, ebegümeci, kedi otu kökü gibi)

Anlaşıldığı üzere, bitkisel bir çay kullanılırken, hazırlama talimatının bulunması önemlidir.

Çay infüzyon yöntemi ile mi hazırlanacak, yoksa kaynatılmalı mıdır? Kaynatılacaksa ne kadar süre gereklidir? Bunların bilinmesi bitkisel çaydan beklenilen etkinin görünmesi açısından şarttır.

 

Not:

  • Bitkisel çaylar genellikle bir güne yetecek kadar hazırlanır, ancak uçucu yağ taşıyanların her seferinde taze taze hazırlanması gerekir.
  • Çay asla diğer güne bırakılmamalıdır, aksi halde çayın tadı ve etkisi değişebilir.
  • Bitkisel çaylar en çok sıcak tüketilir, ancak tercihlerinize bağlı olarak soğutulup buz ekleyerek de servis edilebilir.
  • Tıbbi çayların etkisini göstermesi için belirli bir süre düzenli olarak kullanılması gerekir. (Günlük kullanılabilir dozu geçmediği sürece herhangi bir sakıncası yoktur) 

 

Doğa, sağlıklı olmamız için elinden geleni her an yapar. Varlığın tek amacı budur. Direnmeyin. Sağlıklı olma yolunda gösterdiğimiz en küçük çaba, hastalanmamamız için yeterlidir.

Henry David Thoreau

 

Sağlıkla aşkla kalın…

 

Kaynaklar

  • Poswal, F. S., Russell, G., Mackonochie, M., MacLennan, E., Adukwu, E. C., & Rolfe, V. (2019). Herbal teas and their health benefits: a scoping review. Plant Foods for Human Nutrition, 74(3), 266-276.
  • Ravikumar, C. (2014). Review on herbal teas. Journal of Pharmaceutical Sciences and Research, 6(5), 236.
  • Chang, S. M., & Chen, C. H. (2016). Effects of an intervention with drinking chamomile tea on sleep quality and depression in sleep disturbed postnatal women: a randomized controlled trial. Journal of advanced nursing72(2), 306-315.
  • Piljac Žegarac, J., Šamec, D., & Piljac, A. (2013). Herbal teas: A focus on antioxidant properties. Tea in health and disease prevention, 129-140.
  • McKAY, D. W., Seviour, J. P., Comerford, A., Vasdev, S., & Massey, L. K. (1995). Herbal tea: an alternative to regular tea for those who form calcium oxalate stones. Journal of the Academy of Nutrition and Dietetics95(3), 360.
  • Chandrasekara, A., & Shahidi, F. (2018). Herbal beverages: Bioactive compounds and their role in disease risk reduction-A review. Journal of traditional and complementary medicine8(4), 451-458.
  • https://tropeaka.com/blogs/the-latest/5-reasons-to-trade-your-coffees-for-herbal-tea
  • https://brewedleaflove.com/herbal-tea-garden/

Ecz. Sara POUR

sara.pour.tr@gmail.com

 

Eczacıdan Sağlık

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.