Reflü Tedavisinde Beslenme ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Reflü Tedavisinde Beslenme ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Ecz. Aydanur SİVİŞOĞLU CEYLAN

 

Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH), üst gastrointestinal sistemin en sık görülen hastalıklarından biridir. Mide asidinin yemek borusuna doğru geri kaçması ile ortaya çıkar.

Mide ekşimesi ve regürjitasyon hastalığın en belirgin semptomlarıdır.

Mide ekşimesi; göğüs kemiğinin arkasında yanma hissi ile karakterizedir.

Regürjitasyon; mide içeriğinin alt yemek borusuna ve ağza geri akışıdır. GÖRH'li kişilerin en az %24'ünde her gün ve %43'ünde haftada bir veya iki kez mide ekşimesi yaşandığı tahmin edilmektedir. Genellikle, mide ekşimesi veya regürjitasyonun baskın olmasının GÖRH tanısı için yeterli olduğu kabul edilmektedir. GÖRH; bu belirtilerin dışında öksürük, ses kısıklığı, farenjit veya göğüs ağrısı gibi belirtiler de gösterebilir.Tedavi edilmezse hastalık, kanser öncesi durumlar ve özofagus adenokarsinomu gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Reflüsü olan çoğu insan için tedavinin amacı semptomları kontrol etmektir. Hafif, aralıklı reflü semptomları tek başına beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri ile yönetilebilir. Orta, şiddetli ve komplike reflü için beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri ilaç tedavisine önemli bir katkı sağlar.

Gastroözofageal reflü hastalığının (GÖRH) tedavisinde yaşam tarzı değişikliği önemli bir yere sahiptir. GÖRH semptomlarının çeşitli gıdalarla gelişmesi bireysel farklılıklar göstermektedir.

Reflü için önerilen beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri aşağıdaki gibidir:

1.Daha küçük öğünler yemek

Düşük hacimli, sık ve yavaş yemek önerilir.

2.Reflü semptomlarını arttıran gıdalardan kaçınmak

Çeşitli gıdaların reflü semptomlarına neden olduğu veya bu semptomları artırdığına dair genel bir görüş vardır. Günlük klinik uygulamada, şüphelenilen gıdalar genellikle kısıtlanır.

Birçok çalışma; kızarmış, ekşi, baharatlı yiyecekler/ürünler, turunçgiller (portakal, greyfurt suyu), domates ve domates konserveleri, çikolata, şeker, kahve, gazlı içecekler ve alkolün reflü semptomlarını tetiklediğini göstermektedir.

Reflü gelişimi ile tuz ve tuzlu yiyecekler arasında bir ilişki olabileceğini düşündüren veriler vardır.

3.Lifli gıdalar tüketmek

4.Yüksek yağlı gıdalardan kaçınmak

Yağdan zengin besinler tüketen hastalarda reflü atakları daha sık gözlenmiştir. Günlük tüketilen toplam yağ miktarı ile hem eroziv olmayan reflü hastalığı hem de eroziv özofajit arasındaki ilişki belgelenmiştir.

5.Öğünler arasında ve yemek sırasında sıvı tüketmemek

6.Yemeklerden hemen sonra (2-3 saat içinde) yatmaktan, eğilmekten/çömelmekten kaçınmak

Düzensiz yemek düzeni, çok miktarda yemek, yatmadan hemen önce yemek yemek gibi yeme alışkanlıkları reflü semptomları ile ilişkili bulunmuştur.

7.Ağır egzersizden kaçınmak

Aşırı fiziksel aktivite reflü gelişimi için önemli bir risk faktörü iken, düzenli ve hafif orta derecede fiziksel aktivitenin reflü semptomlarını azalttığı gösterilmiştir.

8.Egzersizden önce yemek yemekten kaçınmak

9.Yatak başını kaldırmak ve vücudun sol tarafına uzanmak

Sırtüstü ve sağ lateral pozisyonda yatarken gece reflü semptomlarında artış gözlenir. Sol tarafa yatmak ve sırtüstü pozisyonda yatağın başını yükseltmek gece reflü semptomlarının gelişimini azalttığından, geceleri reflü semptomları olan hastalarda baş kaldırılmalı ve hasta sol tarafa yatmalıdır.

10.Sigarayı bırakmak

Sigara reflü semptomlarını tetikler.

11.Hem obez hem de sağlıklı kilolu kişilerde kilo kaybı

Obezite, abdominal obezite ve artmış yağ dokusu reflü gelişimi için önemli risk faktörlerindendir ve reflüsü olan hastalarda kilo kaybı önerilir.

 

Kaynaklar

  • Taraszewska, A. (2021). Risk factors for gastroesophageal reflux disease symptoms related to lifestyle and diet. Roczniki Państwowego Zakładu Higieny. https://doi.org/10.32394/rpzh.2021.0145
  • MacFarlane, B. (2018). Management of gastroesophageal reflux disease in adults: a pharmacist’s perspective. Integrated Pharmacy Research and Practice, Volume 7, 41–52. https://doi.org/10.2147/iprp.s142932
  • Dağlı, Ü., & Kalkan, İ. H. (2017). The role of lifestyle changes in gastroesophageal reflux diseases treatment. Turkish Journal of Gastroenterology, 28, S33–S37. https://doi.org/10.5152/tjg.2017.10
  • Newberry, C., & Lynch, K. (2019). The role of diet in the development and management of gastroesophageal reflux disease: Why we feel the burn. Journal of Thoracic Disease. AME Publishing Company. https://doi.org/10.21037/jtd.2019.06.42

 

Ecz. Aydanur SİVİŞOĞLU CEYLAN

 

Eczacıdan Sağlık

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Obezite Kanser Riskini Arttırıyor

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, yaklaşık 2 milyar yetişkin obezite ile yaşamını sürdürürken, Türkiye’de obez bireylerin oranı %22’lere ulaşmış durumda bulunuyor.

Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.