’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Ecz. Merve ÇERŞİL
Baş ağrısı insanın yaşam kalitesini düşüren, başa çıkması zor, iş gücünün kaybına neden olan önemli bir sorundur. Dünya Sağlık Örgütüne göre, baş ağrısı işgücü kaybına neden olan ilk 10 hastalıktan biridir.
Baş ağrısı sadece erişkinlerde değil çocuklarda da sıklıkla görülmektedir. Çocukluk çağında görülen baş ağrıları da en az diğer hastalıklar kadar ciddiye alınmalıdır. Çocukluk çağında görülen baş ağrılarının en yaygın tipleri; gerilim tipi baş ağrısı ve migrendir.
Türkiye’de okul çocuklarında yapılan bir çalışmada prevalans, gerilim tipi baş ağrısında %24,7, migrende %10.4 olarak bulunmuştur. Gelin şimdi en az yetişkinler kadar çocuklarında hayat kalitesini bozan çocukluk çağı migrenine beraber göz atalım.
Migrene genel bir tanımlama yapmak gerekirse migren ataklar halinde ortaya çıkan, ağrıya bazen bulantı ve/veya kusma, ışık, ses ve kokudan rahatsızlığın eşlik ettiği, şiddetli baş ağrılarıdır. Çocukluk çağı migreni belirtileri çocuğun yaşına göre farklılıklar gösterebilir.
Genel olarak bu belirtileri sıralamak gerekirse bu belirtiler;
Bu belirtilerin yanı sıra çocuklarda da migren aurası görülebilmektedir. Aura migren atağından önce görülebileceği gibi atak sırasında da görülebilir. Her çocuğun aurası farklıdır, ancak çoğu durumda aura çocuğu belirgin şekilde etkiler. Bazı çocuklar yanıp sönen ışıklar, parlak noktalar, zikzak çizgiler görebilirken; bazıları da dudaklarında, alt yüzünde ve parmaklarında uyuşma ve karıncalanma ile auraya sahip olabilir. Aura genellikle birkaç dakika ile bir saat arasında sürer ve sonra kaybolur.
Çocuğunuzda yukarıda da detaylandırdığım gibi tekrarlayan baş ağrıları, boyunda ağrı ve sertleşme, kusma, görme bozuklukları gibi semptomlar varsa mutlaka bir hekimle durumu paylaşmalı ve muayene olmasını sağlamalısınız. Çocukluk çağı migren tedavisinde çeşitli ilaçlar kullanılabilmektedir. İlaç seçimi çocuğun yaşı, geçirdiği atak sayısı, atak süresi ve eşlik eden diğer durumlara göre değişiklik göstermektedir.

Peki migren tanısı almış çocuklarımız için atak sırasında neler yapabiliriz?
Bazı durumlar ve yiyecekler migren ataklarını tetikleyebilir. Öğün atlamak, yeterince su tüketmemek, çok fazla veya çok az uyumak, stres migren tetikleyicisi olabilir. Çocuğunuzun baş ağrısını neyin tetiklediğini bulabilirseniz, çocuğunuzun bu tetikleyicilerden uzak durmasını sağlayarak ataklardan kaçınmasına yardımcı olabilirsiniz. Olası tetikleyicileri bulmak ve teşhis aşamasını kolaylaştırmak adına çocuğunuz için bir ağrı günlüğü tutabilirsiniz. Bu günlüğe çocuğunuzun her baş ağrısı olduğunda şunları not almalısınız;
Sonuç olarak; migren her çağda başa çıkılması zor ve hayat kalitesini düşüren bir rahatsızlıktır. Migren tetikleyicilerini bilmek, çeşitli rahatlama yöntemlerini kullanmak hem ağrıyı hem de çocuğunuzun endişesini gidermek adına oldukça etkili olacaktır.
Unutmayın ki sizin ve sevdiklerinizin sağlığı en değerli yatırımınızdır…
Kaynaklar
Ecz. Merve ÇERŞİL
Eczacıdan Sağlık
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.