’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Ecz. N. Nazlı OKAY
Önceki yazımda mutluluk nedir, mutluluğumuz sağlığımıza gerçekten etkili midir, onu dışarıda değil de neden içimizde bulmalıyız gibi sorulara cevap verdim. Ayrıca mutlu olmamızın iş hayatımızı ne derece etkilediğini de bilimsel bir çalışmayla açıkladım. Bu yazımda ise mutluluğumuzu nasıl yükseltebiliriz sorusunu aydınlatmayı amaçladım. Hadi, gelin birlikte mutluluğumuza ve dolayısıyla sağlığımıza ulaşma yollarına bir göz atalım…
Mutluluğumuza Ulaşmamızın Birkaç Yolu;
Güneşle Dans; Antik çağlardan beri, güneş ışığının genel zihinsel sağlık için faydalı olduğu düşünülmüştür. Bu, güneş ışığında sağlık üzerinde faydalı bir etkiye sahip olabilecek bileşenleri tanımlamanın yanı sıra bu bileşenleri yapay olarak yeniden üretmeye yönelik araştırmaları harekete geçirmiştir. Örneğin, güneş ışığına maruz kalmanın enerji ve ruh hali üzerinde olumlu etkileri olduğu gösterilmiştir. Bunu destekleyen kanıtlar, güneş ışığına maruz kaldıktan sonra ruh halinin düzeldiğini belirten mevsimsel duygu durum bozukluğu olan bireylerin raporlarında da görülmüştür. Ayrıca güneş ışığından yararlanmamız uyku düzenimizi de olumlu yönde etkilemektedir.
İyi Bir Uyku; Günümüz güzel, huzurlu geçtiğinde, biraz da hareket ettiysek mışıl mışıl uyuyabiliriz. Fakat günümüz içerisinde yaşadığımız zihinsel çöküşler uyku uyumamamıza sebep olabilir. Olaya uykumuz açısından baktığımızda ise durum yine benzerdir. İyi uyursak sağlıklı ve mutlu oluruz; uykumuzu iyi alamazsak da mutsuz ve dolayısıyla enerjisiz oluruz. İyi uyuyamıyorsanız doktorunuza ve eczacınıza danışarak melatonin adlı takviyeden yararlanabilirsiniz. Melatonin, normal aydınlık/karanlık koşullarında geceleri esas olarak epifiz bezi tarafından sentezlenen bir hormondur. Bu hormon uyku ritmimizin düzene girmesine yardımcı olur. Ayrıca vücudumuzda antioksidan görevi de görür.
Bitki Çaylarıyla Gelen Şifa; Vücudumuzun rahatlaması, stresle daha kolay baş edebilmesi için bitki çaylarından da yararlanabiliriz. Papatya, melisa gibi çeşitli bitkilerin çayları kendimizi daha sakin hissetmemize sebep olabilir. Bu konuyu ayrıntılı merak ediyorsanız Eczacıdan Sağlık sitemizdeki, bu konuda uzman olan Ecz.Sara Pour’un yazdığı yazılara göz atmanızı öneririm.
Psikolog Yardımı; Bazen düşüncelere boğuluyor gibi hissederiz. Ne yaparsak yapalım işin içinde çıkamayız. Böyle durumlarda bir psikoloğa danışmak en sağlıklı yöntem olacaktır. Kafanızdaki düşüncelerinizin cevapları belki de hiç bilmediğiniz çocukluk travmalarınızda saklıdır.

Farklı Hastalıklar Mutsuzluğa Neden Olabilir Mi?
Evet, neden olabilir. Bunlara örnek verecek olursak; Beyindeki dopamin düzensizlikleriyle ortaya çıkan Parkinson hastalığıyla boğuşan her iki kişiden biri mutsuz olduğunu düşünüyor. Multiple skleroz hastalığından muzdarip kişilerde de beyinlerindeki plakların tutulum yerlerine bağlı olarak psikiyatrik hastalıklara eğilim artıyor. Beyindeki hastalıkların yanı sıra hormonal bir hastalık olan tiroid hastalıklarında da halsizlik, yorgunluk, dikkat azalmasının yanı sıra mutsuzluğa dolayısıyla depresyona eğilim artıyor. Ayrıca yapılan araştırmalara göre kalp krizi geçiren bireylerde de depresyona eğilim gözlemlenmiştir.
Sonuç olarak, mutluluğu dışarıdaki nedenlere bağlı değil içimizdeki pek çok nedene bağlı olabilir. Mutluluğumuzu başkasının gelip avcumuza koymasını beklemekten ziyade biz içimizde yarattığımızda bizim hayat tarzımız haline gelecektir ve bizden hiç ayrılmayacaktır. Sağlıklı ve mutlu kalın…
Kaynaklar
Ecz. N. Nazlı OKAY
Eczacıdan Sağlık
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.