Diyabet Nedir?

Diyabet Nedir?

Dr. Ecz. Dyt. Neda TANER

 

Diyabet, yeterli miktarda insülin salgılanamaması ya da üretilen insülinin etkili bir şekilde kullanılamaması veya her ikisi kaynaklı hiperglisemi ile karakterize bir metabolik hastalıktır.

  • TİP 1 DM- İnsüline bağımlı diyabet

Çocuk veya genç yaştaki kişilerde görülür. Ömür boyu insülin kullanmak zorundalardır.

  • TİP 2 DM- İnsüline bağımlı olmayan diyabet

Genellikle 30’ lu yaşlar ve sonrasında görülür. Diyet, egzersiz ve oral anti diyabetik ilaçlarla tedavi edilebilir. Gerekirse insülin tedavisine başlanabilir.

  • Gestasyonel DM- gebelerde ortaya çıkan ve Tip2DM ye benzer seyreden diyabet.

Diyabet mikrovasküler ve makrovasküler komplikasyonlara neden olur.

Mikrovasküler Komplikasyonlar: Diyabetik nefropati, nöropati ve retinopati, kronik hipergliseminin ileri glikasyon son ürünlerinin üretimi, proinflamatuar mikro ortamın oluşturulması ve oksidatif stresin indüksiyonu gibi çeşitli mekanizmalar yoluyla indüklediği ana mikrovasküler komplikasyonlardır.

Makrovasküler Komplikasyonlar: Koroner arter hastalığı, serebrovasküler hastalık, periferik arter hastalığı vb. Ateroskleroz, diyabetli kişilerde oldukça yaygındır. Örneğin, diyabet 20-65 yaş arası kişilerde inme riskini 5 kattan fazla artırır.

Diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlara bakacak olursak;

  1. İnsülin Salgılatıcılar (sekretagoglar)
  1. Sülfonilüre Türevi İlaçlar
  2. Meglitinidler
  1. İnsüline Duyarlılaştırıcılar
  1. Biguanidler
  2. Tiazolidindionlar
  1. Alfa-Glukozidaz Enzim İnhibitörleri
  2. İnkretin Etkililer
  • GLP1A (Glukagon benzeri peptid-1 reseptör agonistleri)
  • DPP-4 İnhibitörleri (Dipeptidil peptidaz-4 (DPP-4) inhibitörleri)
  1. Sodyum glukoz ko-transporter 2 inhibitörleri (SGLT2)
  2. İnsülin

Yaşam tarzı değişiklikleri diyabetin yönetiminde en az farmakoterapi kadar önemlidir. Yaşam tarzı değişiklikleri; beslenme yönetimi, fiziksel aktivite, sigaranın bırakılması ve psikososyal sorunların çözümünü içermektedir.

Egzersizler insülin reseptör sayısını ve dolayısıyla glukozun periferik kullanımını arttırır ve kan şekerini insülinden bağımsız olarak düşürürler. Bu nedenle diyabetli hastalarının spor faaliyetlerine girmesi teşvik edilmelidir.

 

Dr. Ecz. Dyt. Neda TANER

neda.taner@gmail.com

 

Eczacıdan Sağlık

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.