Ülkemizde her sene birçok orman yangını gerçekleşmektedir. Son zamanlarda ise maalesef ülkemizin dört bir yanında kontrol altına almakta zorlandığımız şiddetli birçok yangın meydana geldi. Bin bir emekle dikilen ağaçlarımız, ormanlarımız yandı. Ülkemiz, ciğerlerimiz yandı. Birçok insan evinden barkından oldu. İnsanlarımız can verdi, hayvanlarımız can verdi, bitkilerimiz can verdi. Hepsine üzülerek tanık olduk.
Orman yangınlarının çoğu insan eliyle meydana gelmektedir. Bu yangınların şiddetini ve etrafına yayılmasını azaltmak, kendimizi ve diğer insanları, hayvanları, bitkileri, ülkemizi, dünyamızı korumak için bilinçli davranışlar sergileyerek meydana gelecek hasarı en aza indirebiliriz. Gelin birlikte dikkat edebileceğimiz bazı hususlara göz atalım;
1. Hava ve Kuraklık Koşullarına Çok Dikkat Edin
Sıcak, kuru ve rüzgârlı hava, yangının şiddetini arttırıp çevreye de yayılmasına neden olabilir. Bu yüzden bu tür havalarda ateş yakmaktan lütfen uzak durun.
2. Savunulabilir Alan Oluşturun ve Alanı Koruyun
Yakınınızdaki ölü ağaçları, çalıları ve bitkileri temizleyin. Bu, orman yangınlarının yayılmasını yavaşlatmaya ve/veya durdurmaya yardımcı olur.
Ormanlık alanlara “Kızılçam ağaçları” yerine ya da Kızılçam ağaçlarının arasına; kara servi, mavi servi, zakkum, akasya, kuşburnu, ahlat, zeytin, keçiboynuzu gibi türler dikmek yangınların hızla yayılmasına engel olur.
4. Pikniğe Gidildiğinde Sigara İzmaritleri ve Cam Şişeler, Cam Parçaları, İçi Su Dolu Plastik Şişeleri Yere Atmayın
Orman yangınlarının bir sebebi de piknik esnasında veya sonrasında yere bilinçsizce atılan sigara izmaritleri, cam şişeler, cam kırıkları ve içi su dolu plastik şişelerdir. Tüm bunlar güneş ışınlarının odağı olacağı için yangın için büyük risk taşırlar.
5. Kamp Ateşlerinizi Açık Alanda Yakın, Yanıcı Maddelerden Uzak Durun ve Kamp Ateşinizi Tamamen Soğutmadan Alandan Ayrılmayın
Birçok insan kampa gitmeyi ve bir kamp ateşinin sıcaklığının ve ışığının tadını çıkarmayı sever, ancak kamp ateşinizi düzgün bir şekilde inşa etmez ve söndürmezseniz orman yangınlarına neden olabilirsiniz. Kamp ateşinizi yakarken;
Kütük, çürüyen yapraklar gibi yanıcı maddelerden uzakta düz, açık bir yer seçin.
Ateş yakılacak alanı çimlerden, yapraklardan temizleyin.
Odunu kısa boylarda kesin, temizlenen alana yığarak ateşi yakın.
Ateş ile birlikte kalın ve ateşinizi sürekli kontrol edin.
Ayrılmadan önce kamp ateşinizi tamamen söndürün;
- En az bir kova su dökün,
- Karıştırın,
- Bir kova daha su dökün,
- Tekrar karıştırın ve ateşi tamamen soğutun.
6. Araçlarınız Kuru Otlardan Uzak Tutun
Yüksek sıcaklıklarda kuru çimlerin, otların üzerinde araç kullanmaktan ve park etmekten sakının.
7. Araçlarınızın Bakımını Düzenli Olarak Yaptırın
Düzenli bakım yaptırılmamış araçlar, egzozlarından kıvılcım çıkarabilir.
8. Araç Güvenliğini Uygulayın
Yangınları söndürmek için aracınızda kürek, kova ve yangın söndürücü bulundurun.
9. Yangının Yayılmasını ve Zararını En Az Hasara İndirgemek İçin Eviniz ve Çevresinde Tedbirler Alın
-Evinizin etrafında yangın güvenliği olan bir bölge oluşturun. Evin çevresinden en az 30 fit uzaktaki yanıcı bitki örtüsünü ve döküntüleri temizleyin,
-Yangına karşı güvenli bölge içindeki yaprak dökmeyen ağaçların alt kısımlarını budayın. Yaprak dökmeyenler kuru dönemlerde kolayca alev alır ve çabuk yanar,
-Yaprakları düzenli olarak temizleyin,
-Yakacak odunları yangın güvenliği bölgesinde saklamayın,
Unutmayalım ki bizler kendimizden ve diğer insanlardan olduğu kadar, hayvanlar ve bitkiler dâhil tüm canlıların canından sorumluyuz. Canımız, ciğerimiz ormanlarımıza ve bu güzel ülkemize sahip çıkalım. Bir daha böyle bir acı yaşamamak dileğiyle…
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Sınav dönemlerinde artan zihinsel yük; öğrencilerde yoğun stres, sınav kaygısı ve uykusuzluğun yanı sıra soğuk havalar ve gribal enfeksiyonlara bağlı olarak performans düşüklüğüne yol açabilmektedir.