Neden Uykusuzluk Çekeriz?

Neden Uykusuzluk Çekeriz?

Ara sıra herkes uyku bozukluğu yaşar; ancak bu durum sürekli hale gelirse dikkat arkasından bir hastalık çıkabilir!!!

Zaman zaman hepimiz uyku bozukluğu yaşarız. Bu durum sürekli bir hale dönüşürse önlem almak gerekir. Uyku bozukluklarını çok kısa açıklayacağım.

Insomnia:

Uykuda zorluk çekme ya da yetersiz uyku izlenimi bırakan durumdur. Hasta uykuya dalmaya zorlanır. Bunun yanında hastada huzursuzluk, sinirlilik ve genelde depresif bir sorun olabilir. Sabahları erken uyanma durumunda hasta normal olarak uykuya dalar; ancak çok erken uyanır ve tekrar uyuyamaz. Bu da genellikle depresyonla birliktedir. Uyku ritminin tersine dönmesi; özellikle yaşlı kimselerde çoğu zaman uykusuzluğa çare olarak bilinen ilaçların, uygun olmayan bir şekilde kullanılması neden olur. Hastalar sabahları dalgındır, günün büyük bir bölümünü uyuklayarak geçirirler, geceleri ise kesintili olarak uyurlar veya uyuyamazlar.

Gece Korkuları:

Genellikle çocuklarda görülür. Bunlara uykuda gezme eşlik edebilir. Çocuklarda, kendi kendine düzelme eğilimindedirler. Büyüklerde ise; genellikle psikolojik sorunlarla veya alkolizm ile beraberdir.

Narkolepsi:

Tekrarlayan uyku nöbetleri ve kas gücünün birden bire kayıp olması; yani uyku felciyle karşımıza çıkan ve genellikle uykunun başlangıç dönemini kapsayan bir hastalıktır. Nedeni tam bilinmez. Genelde adolesans veya genç erişkin çağında başlar. Kadınlarda daha fazla görülür.

Uyku Apnesi:

Hava yolunu tıkanmasına veya beyindeki nörolojik hasara bağlı olarak gelişen, uyku sırasında nefesin geçici durması ve buna bağlı gelişen ani uyanmalar ile karakterizedir. Bazen apne (uykuda nefes durması) uzar; hastanın bu durumu hayatını tehdit eder; ölüme kadar götürebilir. Altta başka bir problem yoksa genelde şişmanlarda görülür; kilo vermeyle semptomlar geçer.

Karabasanlar (Kabuslar):

Aşırı yorgunluk durumunda, aşırı alkol aldıktan sonra ve ateşli hastalıklar sırasında olur. Hastayı bu durum aşırı huzursuz yapar.

Yaşam kalitesini etkileyen bu hastalıkların mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Tedavisi için uyku sorununun hangi türe girdiğini iyi tespit etmek gerekir. Aksi takdirde tedavi uygun sonuç vermez.

Ayrıca hastalığın ayırıcı tanısının iyi yapılması gerekir. Örneğin bazı epilepsi türleri (Sara hastalığı), bu uyku hastalıkları ile karışabilir. Bunun için gerekli tetkikleri yapılır (örneğin uyku EEG’si). Hastalığın türünü belirleyip tedaviyi etkin yapmak gerekir. Hastalığın tedavisi, hastanın yaşam kalitesini arttırdığı için hayati önem taşıyan kötü sonuçlardan korur.

                                                                                                           Prof. Dr. Serdar DAĞ

                                                                                                     Beyin ve Sinir Hastalıkları Uzmanı

 

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.