Teknoloji Bağımlılığında Tanı Ve Çözüm Yolları

Teknoloji Bağımlılığında Tanı Ve Çözüm Yolları

Bağımlılık sosyal, biyolojik ve psikolojik komponentlerini içerir. Bağımlılık davranışlarının çoğu, depresif bir duruma tekabül eder.

Bu durumda hangi kişilik tipi, hangi sosyal sınıf, hangi ekonomik sınıf veya hangi etnik sınıf olursa olsun aynı şekilde bağımlılık davranışının tehdidi altındadır.

Bağımlılık yapıcı maddelerin etkilediği hedef organ BEYİN’dir. 

BAĞIMLILIK BİR BEYİN HASTALIĞIDIR!!!

Bağımlılık Kavramı Geniş Anlamda toksikomani, alkolizm, tütün, kumar, yemek bozukluğu, cinsel davranışlar, aşk hastalığı veya teknolojiye bağımlılık konularını içeriyor.

 

Amerikalı Ebeveynlere Göre En Önemli 10 Çocuk Sağlığı Sorunu;

1.Çocukluk obezitesi

2.Madde kullanımı

3.Sigara ve tütün kullanımı 

4.Zorbalık

5.Stres

6.Alkol kötüye kullanımı 

7.Çocuk istismarı

8.Ergen gebeliği

9.İnternet bağımlılığı

10.depresyon 

(C.S.Mott Children’s Hospital National Poll on Children’s Health,2013)

İlk onda görüldüğü gibi on başlık bağımlılıkla ilgilidir.

Bağımlılık, genetik, çevresel ve maddenin kendisinin etken olduğu birçok faktörleri içine alan karmaşık bir süreçtir. Bağımlılık, tedavisi en güç, tekrarlaması olan kronik bir hastalıktır.

Bağımlıkla mücadelede en etkili yaklaşım, tedaviye değil, koruma ve önlemeye yönelik olmalıdır. 

**MADDENİN VEYA DAVRANIŞIN ETKİSİNİ YASALAR DEĞİL, BEYNİN YAPISI BELİRLER VE BİLMELİYİZ Kİ, BAĞIMLILIKLA MÜCADELE; KİŞİSEL DEĞİL, TOPLUMSAL NİTELİK TAŞIR.

Davranışsal Bağımlılık 6 bileşenden oluşur:

1. Ulaşabildiğimizin az ötesinde çekici hedefler

2. Karşı konulmaz ve öngörülmez olumlu geri

besleme

3. Artan bir gelişme ve ilerleme duygusu

4. Zaman içinde yavaş yavaş zorlaşan görevler

5. Çözüm gerektiren gerilimler

6. Güçlü sosyal bağlantılar

Çok çeşitli olmalarına rağmen, günümüzün davranışsal bağımlılıkları bu altı bileşenden en az birini içerir. 

Bağımlılık için en riskli dönem genç yetişkinlik dönemidir.

Steiner-Adair’in dediği gibi: “Mesajlaşmak olgun, sevgi dolu, duyarlı bir ilişki arzu eden biri için olabilecek en kötü alıştırma zemini.”

İlk kez Goldberg 1996 yılında, internet bağımlılığı terimini kullanmıştır ve Young aynı yılda tanımlamıştır.

Griffiths 1999 yılında internet bağımlılığını, teknolojik bağımlılığın bir çeşidi olarak değerlendirmiştir.

İnternet Bağımlılığı Çeşitleri:

-Sibersex Bağımlılığı

-Siber-ilişki Bağımlılığı

-Net Bağımlılığı (Alışveriş)

-Bilgi Arama Bağımlılığı

-Online Oyun Bağımlılığı

 

 İnternet Bağımlılığı Tanı Kriterleri

  1. İnternet ile ilgili aşırı zihinsel uğraş ve interneti düşünme,
  2. Beklenen keyfi almak için giderek artan oranda internet kullanma gereksinimi,
  3. İnternet kullanımını bırakma veya azaltmaya yönelik başarısız denemeler,
  4. İnternet kullanımının olmadığı durumlarda huzursuzluk, çökkünlük veya kızgınlık,
  5. Planlanandan çok daha uzun süre online olma,
  6. Aşırı internet kullanımı nedeniyle aile, okul, iş ve arkadaş çevresiyle sorunlar yaşama,
  7. Diğerlerine (aile, arkadaşlar, terapist vb.) internette kalma süresi ile ilgili yalan söyleme,
  8. İnterneti, sorunlardan kaçmak veya olumsuz duygulardan uzaklaşmak için kullanma (Young, 1999)

**Buna göre 8 başlık altında toplanan tanı kriterlerinden, beş tanesine uyan bir kişi, bağımlı olarak değerlendirilebilmektedir.

Yapılan araştırmalara göre, internet bağımlılığında, yalnızlığın önemli bir belirleyici olduğu vurgulanmaktadır.

İnternet Bağımlılığının Tedavi Yöntemleri

1. FARMAKOTERAPi 

✓ Antidepresanlar (AD)

(SSRI, venlafaksin, bupropion)

✓Duygudurum düzenleyicileri (DDD) (lityum, gabapentin, valproat)

✓Kombine AD VE DDD

✓Anksiyolitikler 

✓Naltrekson

2. PSİKOTERAPİ

✓ Bilişsel davranışçı terapi

✓Aile terapisi

✓Destek grupları 

✓Rehabilitasyon merkezleri

“İnsanı kendinden başka kimse bir bağımlıya dönüştüremez.”

                                                                                                  Maia Szalavitz

Prof. Dr. Mansur Beyazyürek 

Psikiyatrist

 

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Obezite Kanser Riskini Arttırıyor

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, yaklaşık 2 milyar yetişkin obezite ile yaşamını sürdürürken, Türkiye’de obez bireylerin oranı %22’lere ulaşmış durumda bulunuyor.

Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.