Cinsel İstek Uyuşmazlığı

Cinsel İstek Uyuşmazlığı

Op. Dr. Dilek Uslu

Çiftlerde gerçekten istek uyuşmazlığı var mı yoksa önyargılar, yanlış algı ve yorumlamalar nedeniyle partnerin isteği farklı mı değerlendiriliyor, ayırt etmek gerekir.

Çoğu zaman cinsel bilgi eksikliği ve cinsel konularda iletişim kopukluğu yanlış anlamalara yol açmaktadır. Ayrıca arzulan cinsel ilişki sıklığıyla gerçekte olan cinsel ilişki sıklığı paralellik göstermediğinde çiftin cinsel istekleri farklıdır.

Erkekler için cinsel ilişki sıklığı, kadınlar için ise cinsel ilişkinin doyumu daha önemlidir. Cinsel doyumun fiziksel ve duygusal boyutları vardır. Cinsel doyum fiziksel olarak tatmin olma ve duygusal olarak da  ilişkide mutlulukla ilgilidir.

Cinsel doyum, evlilikte veya uzun süreli birlikteliklerde önemli bir faktördür. İlişkide sevgi gösterme arttıkça cinsel ilişki sıklığı da artar.  Cinsel doyum azaldıkça ilişkide uyum düzeyleri düşer. Evlilikte cinsel istekle  cinsel doyum pozitif ilişkilidir. Kalıcı cinsel istek uyuşmazlığı  ilişkide memnuniyeti ve doyumu azaltır.

Cinsel ilişkiyi başlatanın hep erkek olması kadının inisiyatif almaması, kadınlar için önemli değilken erkekler hep cinsel aktiviteyi başlatan taraf olmaktan memnuniyetsizlik duyabilmektedir. Cinselliği başlatmanın utanılacak bir durum olmadığı kadınların da inisiyatif alabileceği çifte anlatılır.

  • Cinsel isteği az olan partnerin cinsel istek azlığına yol açabilecek biyolojik nedenler araştırılır; Hormon dengesizliği, kronik hastalıklar, ilaç etkileşimleri, depresyon cinsel isteksizliğe yol açabilir bu durumlar varsa sebebe yönelik tedavi yapılır.
  • Hipertansiyon, kalp damar hastalıkları, diyabet, nörolojik hastalıklar, kanserler ve kanser tedavileri, obezite, tiroid bezinin az veya çok çalışması, böbrek üstü bezi hastalıkları, kronik ağrı bozuklukları , menopoz, cerrahi menopoz kadınlarda cinsel isteksizliğe yol açabilir.
  • Doğum kontrol haplarından, tansiyon ilaçlarına yaygın olarak kullanılan birçok ilaç cinsel isteksizliğe yol açabilmektedir.    

 

Sağlıklı yaşam tarzı; Akdeniz tipi beslenme, düzenli egzersiz, zararlı alışkanlıkların sigara, aşırı alkol bırakılması cinsel istekte olumlu büyük fark yaratır. FDA onaylı cinsel isteği arttırıcı ilaç  gerekli durumlarda  verilir. Halen kişinin kullandığı cinsel yan etkisi olan ilaçlar cinselliğe yan etkisi olmayanlarla değiştirilir. Hormon eksikliği varsa hormon yerine koyma tedavisi yapılır. 

Bazen sorun ; cinsel istek azlığı olan partnerde değildir. Cinsel davranışlarını kontrol edemeyen cinsel bağımlılığı olan partner varsa öncelikle psikiyatr tarafından bu partnerin tedavisi gerekir ve bu durum çiftin cinsel istek uyuşmazlığı olarak değerlendirilmemelidir.

CİNSEL İSTEK UYUŞMAZLIĞI OLAN ÇİFTLERDE TEDAVİ;

Öncelikle çiftin stres seviyesini azaltmak gerekir. Uzun süreli ilişkilerde cinsel istek azalması özellikle kadınlarda sıktır. Yoğun hayat koşulları, cinselliğe zaman bulunmamasına yol açar. Cinsel ilişkinin aniden başlaması gerektiği yanlıştır. Çiftler zamanlarını programlayarak özel zamanları için de plan yapmanın doğal olduğunu bilmelidir. Uzun süreli ilişkilerde günlük sorumlulukların içinde  bir anda tutkunun başlaması hayal olur. Çiftlerin beklentilerini, cinsellikte hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları aktiviteler hakkında konuşabilmeleri cinsel iletişimde önemlidir. Bireyler ortak hoşlandıkları cinsel aktiviteleri cinsel yaşamlarına sokabilir karşılıklı isteklerinden ödün vererek orta yolu bulurlar. Sadece cinsellik hakkında konuşmak bile cinsel istek sorunun normalleşmesini çözüm yolunda adım atılmasını sağlar. Çiftlerin cinsellik konusunda büyük beklentiler içinde olması,dizilerde filmlerde veya sosyal medyada gördükleri gibi  her an tutkulu bir ilişki istemeleri gerçeğe aykırıdır. Uzun süreli ilişkilerde yeterince iyi cinsellik modeli gerçekçidir. Cinselliğin kalitesi ve cinsel istek ilişkilerde günden güne farklılık gösterir her gün aynı olmaz. Cinsel yaşam için çaba göstermek, karşılıklı zaman ayırmak gerekir. Özel anlar için plan yaparak cinsel ilişki sıklığı arttırılabilir. Cinsellik sadece cinsel birleşmeden ibaret değildir önemli olan çiftin cinsellikten haz almasıdır. Duygusal odaklanma tedavisiyle sadece cinsel birleşme odaklı cinsellikten karşılıklı keyif almanın iletişimin önemli olduğu cinselliğe geçiş yapılır.

Cinsel ilişki öncesi bazen cinsel isteğin olmaması bu normaldir, ama her ilişkiden önce cinsel istek yoksa ve cinsellik sadece partneri mutlu etmek içinse bu normal değildir. Cinsellik sadece karşı tarafı memnun etmek için yaşanmamalıdır. 

Çiftlerde cinsel istek uyumsuzluğu önemli bir stres nedenidir. Zaman içinde cinsel istek düzeyinde farklılıklar olması doğaldır. Çiftte kalıcı cinsel istek uyuşmazlığı olduğunda değerlendirilip tedavisinin yapılması çiftin cinsel doyumunu artırır.

Op. Dr. Dilek Uslu

 

 

 

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.