Bayramda Şekere Dikkat

Bayramda Şekere Dikkat

Ecz.Sevde Gül ÇETİN

Bayram dolayısıyla evlerimizde tatlılar, şekerler, çikolatalar her zamankinden daha çok bulunmakta ve tüketilmektedir. Sadece kendi evimiz değil aynı zamanda bayram ziyaretine gittiğimiz her yerde çikolatalar ve tatlılar ikram edilmektedir. Çikolata/tatlı ikramları elbette bayram ziyaretlerimizin vazgeçilmezidir fakat 1 ay boyunca düzenli bir beslenmenin ardından, aniden vücudumuza gün boyu yüksek miktarda şeker almak sağlık açısından riskli olabilecek bir durumdur. Diyabet hastalarımız bu hususta çok daha fazla özenli olmalıdır. Aynı zamanda sağlıklı bireylerin de şeker tüketimine dikkat etmesi gerekir, özellikle gizli şekeri olan kişilerde çok fazla şeker tüketiminden sonra kan şekerinin aşırı yükselmesi yani hiperglisemi durumunda hiç istemediğimiz acil durumlar ortaya çıkabilir.

Kan Şekerimiz Nasıl Yükselir?

Yediğimiz yiyeceklerin çoğu, kan dolaşımına salınan şekere ( glikoz ) dönüşür. Kan şekeri yükseldiğinde, sindirimden ve kan şekerinin düzenlenmesinden sorumlu bir organ olan pankreas, insülin hormonu salgılar. İnsülin daha sonra hücrelerin enerji için kullanılacak veya depolanacak şekeri emmesine yardımcı olur.

Diyabet yani halk dilinde şeker hastalığında vücut, hücrelerin kandan yeterince şeker emmesini sağlamak için yeterli insülin üretemez veya vücutta yeterli insülin olabilir ancak hücreler buna yanıt veremez. Her iki durumda da bu, kanda çok fazla şeker bulunmasına yol açar ve bu da zamanla görme kaybı, kalp hastalığı ve böbrek hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

 

Bayramda Kendi Yöntemlerimizle Hiperglisemiyi Nasıl Önleyebiliriz?

  • Evlerimizde şerbetli tatlılar yerine daha çok sütlü tatlılara yer verebiliriz.
  • Bayram ziyaretlerine gittiğimiz yerlerde eğer seçme imkânımız var ise yine şerbetli tatlılar yerine sütlü bir tatlıyı tercih edebiliriz; seçme imkânımız yok ise daha küçük bir porsiyon rica edebilir ya da günlük tatlı ihtiyacımızı öncesinde yeterince karşıladıysak bunu kibarca dile getirip hiç yemeyebiliriz.

  • Ziyaretimize gelen her yeni bir misafirde kendimizi tekrar tekrar çikolata/tatlıyı onlarla beraber yemek durumunda hissetmemeliyiz.
  • Gün boyu üst üste ziyaret ettiğimiz her yerde ikram edilen çikolata/şekerleri alıp anında yemek durumundaymışız gibi düşünmemeliyiz; ikram edileni alıp daha sonra uygun bir zaman diliminde de tüketebiliriz.
  • Gün içerisinde en az 2 litre su tüketmeye özen göstermeliyiz.
  • Yoğun bir şekilde midemize akşam yemeğinde yüklenerek aniden şekerimizi yükselten bir öğündense gün içinde aralıklı zamanlarda azar azar yiyebiliriz.
  • Gün boyu yeterince tatlı/çikolata/şeker tükettikten sonra akşam yemeklerimizde ağır hamur işi yerine daha çok yeşil sebze ağırlıklı ve protein açısından zengin tahılları tercih edebiliriz.
  • Diyabetli kişiler için basit karbonhidratlar yerine kompleks/karmaşık karbonhidratlı yiyecekleri seçmek kan şekeri düzeylerini yönetmeyi kolaylaştıracaktır:

Kan şekerini hızla yükselten karbonhidratlı yiyecekler, basit karbonhidratlar; kan şekerini daha geç ve daha yavaş yükselten karbonhidratlı yiyecekler, kompleks/karmaşık karbonhidratlar olarak adlandırılırlar. Pasta, kek, tatlı, şekerli bisküvi, çikolata gibi yiyeceklerin içindeki karbonhidrat basit karbonhidratlardır yani kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltirler. Ayrıca başta diş çürüklüğü olmak üzere, şişmanlık, kalp hastalığı, bağırsak hastalıkları gibi birçok sağlık sorununun oluşmasına neden olurlar. Yediğimiz sebze, meyve, ekmek, pilav, makarna, çorba, kuru baklagiller gibi çeşitli yiyeceklerin içindeki karbonhidratlar yani kompleks karbonhidratlar, vücudumuzda şekere yani glikoza dönüşür. Ancak bu yiyeceklerin içindeki karbonhidratların şekere parçalanma hızı yavaş olduğundan kan şekerini daha geç ve daha yavaş yükseltirler.

Diyetinizdeki şekeri ve diğer basit karbonhidratları azaltmak, kan şekeri düzeylerini düşük tutmada önemli bir rol oynar, bu da hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir ve komplikasyonları önleyebilir.

Sağlığımız bizim için çok kıymetli. Özellikle bizler için çok değerli olan Ramazan bayramımızda hiç kimse sağlığı bozulsun istemez. Bayramı gerçekten bayram tadında sağlıkla, huzurla ve sevdiklerinizle geçirmenizi diliyorum. Mutlu bayramlar.

Kaynaklar

  • https://www.verywellhealth.com/foods-to-lower-blood-sugar-for-diabetes-5215970
  • https://www.turkdiab.org/diyabet-hakkinda-hersey.asp?lang=TR&id=51
  • https://www.verywellhealth.com/hyperglycemia-diet-5113343

Ecz.Sevde Gül ÇETİN

ecz.sevdegul@gmail.com

 

DİĞER HABERLER
1 Mayıs Kutlu Olsun!
Yüzü Okuyan Yapay Zekâ
’Reçete’/ Damar Tıkanıklıkları ve Periferik Arter Hastalığı
Kutlu Olsun
Kutlu Olsun
’Reçete’/Estetik Cerrahide Güvenli Yaklaşım Nedir?
Beyin Sisi
Hastalık Riski İçin Egzersiz
Artan Enerji İçeceği Tüketimi
’Reçete’/ Varis Nedir? Doğru Bilinen Yanlışlar
Sınav Döneminde Başarıya Götüren Bütüncül Destek
Parkinsonun Erken Sinyali
Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı
Bahar Nezlesi
Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!
’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Kalın Bağırsak Kanserinde Hayati Uyarı
Karın Ağrısı Deyip Geçmeyin
Üç Haftadan Uzun Süren Öksürüğe Dikkat
Alzheimer Nedir?
Portakal Suyu Kalp ve Beyin Sağlığını Destekliyor
Basit Bir Kanama Demeyin
Kutlu Olsun
’Reçete’ / Menopoz Nedir? Erken Menopoz ve Hormon Tedavisi
Alzheimer Riskini Yüzde 45 Azaltmak Mümkün
Sık İdrara Çıkmak Her Zaman Hastalık Göstergesi Değil
Gece Mide Yanması
Kutlu Olsun
Omega-3’e Master Dokunuş
’Reçete’ / Probiyotik Nedir?

En Çok Okunanlar


Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!

Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Parkinsonun Erken Sinyali

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.

Bahar Nezlesi

Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.

Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı

Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.