Kalp damar hastalıklarıyla eşdeğer bir hastalık: Diyabet
Diyabet hastalarının farkındalığını arttırmak için Fırat Üniversitesi Hastanesi Diyabetik Ayak Kliniğinde, Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kader Uğur tarafından bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıda hastalara bilgiler veren Doç. Dr. Kader Uğur, diyabetin kan şekeri yüksekliğinin ortaya çıkmasıyla birlikte vücutta başlıca kalp, beyin, böbrek, sinir ve damarları etkileyen, kontrol edilmediğinde körlük, kalp krizi, felç, böbrek yetmezliğine bağlı diyaliz ve diyabetik ayak yaralarına neden olabilen sistemik bir metabolizma hastalığı olduğunu belirtti.
Diyabet hastalığının kalp damar hastalıklarıyla eşdeğer bir hastalık olduğunu ifade ederek kan şekerinin kontrol altında tutulmasının çok önemli olduğunu, tedavinin temelini hastaların eğitiminin oluşturduğunu, diyabetin multidisipliner bir tedavi gerektirdiğini, tedavi için ilk sırada yaşam tarzı değişikliğinin geldiğini, bunu kişiye özel sağlıklı beslenme ve düzenli yapılacak egzersizlerin oluşturduğunu ifade etti.
Doç. Dr. Uğur hastalara medikal tedavi olarak başlıca ağızdan alınan anti diyabetik ilaçlar ve insülin kullanıldığını, düzenli uyku ve günlük hayatta stresle baş etmeyi öğrenmek tedavinin diğer önemli bir parçası olduğunu, bu açıdan hastaların farkındalığını artırmak, onları hastalıkları hakkında bilgilendirmek ve empati kurarak sorularını cevaplayabilmek için düzenli aralıklarla eğitim toplantıları düzenlediklerini sözlerine ekledi.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Sınav dönemlerinde artan zihinsel yük; öğrencilerde yoğun stres, sınav kaygısı ve uykusuzluğun yanı sıra soğuk havalar ve gribal enfeksiyonlara bağlı olarak performans düşüklüğüne yol açabilmektedir.