’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Klorlu havuzlar diş minesini eritiyor!
Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, "Yaz mevsimiyle birlikte yüzme havuzları dolup taşarken, diş sağlığını tehdit eden büyük bir tehlike göz ardı ediliyor. Klorlu havuzlarda kontrolsüz pH seviyeleri, özellikle genç yüzücülerde diş minesinin çözünmesine, hassasiyet artışına ve çürük oluşumuna neden oluyor" dedi.
Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, yaz aylarında artan havuz kullanımıyla birlikte klorlu suyun diş sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Özkan, özellikle kontrolsüz pH seviyelerine sahip havuzlarda yüzmenin, diş minesinde erozyona yol açarak hassasiyet, renk değişimi ve çürük riskini artırdığını belirtti.
Özkan, son 5 yılda “havuz erozyonu” nedeniyle başvuran hasta sayısında 3 kat artış yaşandığını vurgularken, “Türkiye’deki havuzların %68’i güvenli pH aralığının dışında. Diş minesinin mikron düzeyde erimesi gözlemleniyor” dedi. Sağlık Bakanlığı'nın 2024 denetim raporuna göre, 326 havuzdan 222’sinde pH değerleri 6.4’e kadar düşerek diş minesi için ciddi risk oluşturan asidik bir ortam yaratıyor.
Prof. Dr. Özkan, “Parlayan diş, sağlıklı diş değildir. Mine tabakası inceldikçe altındaki sarı dentin görünür hale gelir. Bu, bazen yanlışlıkla ‘beyazladı’ zannedilir ama aslında mine kaybıdır” dedi. Özellikle 12 yaş altı çocukların mine tabakası daha ince olduğu için erozyon riski çocuklarda iki kat daha fazladır.
Havuz suyunun pH’ı 6.8’in altına düştüğünde, mineyi oluşturan hidroksiapatit kristalleri çözünmeye başlıyor. Özkan, sadece tek bir yüzme seansında bile 1–3 mikron mine kaybı yaşanabileceğini ve havuzdan hemen sonra diş fırçalamanın büyük bir hata olduğunu belirterek şu uyarıyı yaptı:
“Asitle yumuşamış mineyi fırçalamak, adeta zımpara etkisi yaratır. En az 30 dakika beklenmeli, ardından florürlü ama aşındırıcı olmayan bir macunla fırçalanmalıdır.”
cumhuriyet.com
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.