’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

Anoreksiya Nervoza hakkında bilinmesi gereken gerçekler
Uzman Klinik Psikolog Melike Yücel, gençler arasında hızla yayılan anoreksiya nervozanın hem fiziksel hem ruhsal sağlığı tehdit eden ciddi bir yeme bozukluğu olduğunu belirterek, erken teşhis ve toplumsal farkındalığın hayati önem taşıdığını belirtti.
Uzman Klinik Psikoloğu Melike Yücel, özellikle gençler arasında hızla yayılan ve ciddi sağlık sorunlarına yol açan anoreksiya nervoza hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Yücel, bu hastalığın yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik olarak da bireyleri derinden etkilediğini belirterek, toplumda yeterince ciddiye alınmadığını vurguladı.
ANOREKSİYA NERVOZA NEDİR?
Yücel, anoreksiya nervozanın kişinin kilosu ve bedeniyle ilgili sağlıksız düşünceler geliştirerek yeme davranışlarını aşırı şekilde kısıtlamasıyla ortaya çıktığını ifade etti. Hastalığın başlıca belirtilerini şöyle sıraladı:
Aşırı kilo kaybı
Yoğun kilo alma korkusu
Bozulmuş beden algısı
"Anoreksiya hastaları genellikle çok zayıf olmalarına rağmen kendilerini şişman hisseder. Bu nedenle sıkı diyetler, aşırı egzersiz ya da yemek sonrası kusma gibi davranışlara yönelebilirler" dedi.
EN ÇOK ERGEN KIZLARDA GÖRÜLÜYOR
Hastalığın her yaş ve cinsiyette görülebileceğini söyleyen Yücel, ancak en sık ergenlik dönemindeki genç kızlarda ortaya çıktığını ifade etti. “Bu yaş grubu, beden algısının şekillendiği ve sosyal baskıların yoğun hissedildiği bir dönemdir. Moda, sosyal medya ve toplumsal beklentiler bu algının sağlıksızlaşmasına neden olabilir” diye konuştu.
NEDENLERİ VE RİSK FAKTÖRLERİ
Anoreksiyanın birçok faktörün bir araya gelmesiyle geliştiğini belirten Yücel, şu faktörlere dikkat çekti:
Genetik yatkınlık
Kişilik özellikleri (mükemmeliyetçilik, düşük benlik saygısı)
Aile yapısı
Toplumsal baskılar
Travmatik yaşam olayları
Yücel, sosyal medyada filtreli içeriklerin ve “ideal” vücut algısının, gençler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ve gerçek dışı beden algılarını tetiklediğini söyledi.
ERKEN BELİRTİLER HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Yücel, anoreksiya nervozanın erken belirtilerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak şu uyarılarda bulundu:
Ani kilo kaybı
Kalori takıntısı
Yemeklerden kaçınma
Aşırı egzersiz
Adet düzensizliği
Sosyal ortamlardan uzaklaşma
Cilt ve saç problemleri
Depresyon ve içe kapanma
Bu belirtilerin gözlemlendiği bireylerin mutlaka uzman desteği alması gerektiğini ifade etti.
SADECE KİLO ALMAK YETMEZ
Anoreksiyanın tedavisinin yalnızca kilo alımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Yücel, “Asıl amaç, kişinin yemek ve beden algısıyla ilgili sağlıksız düşünce ve davranışlarını değiştirmektir” dedi.
Tedavi sürecinde doktor, psikolog, diyetisyen ve ailenin iş birliği içerisinde çalışması gerektiğini söyleyen Yücel, özellikle ergenlerde aile temelli terapilerin, yetişkinlerde ise bilişsel davranışçı terapilerin etkili olduğunu belirtti. Gerekirse psikiyatrik ilaç desteği de sürece dahil edilebiliyor.
TOPLUMSAL FARKINDALIK ŞART
Toplumda yeme bozukluklarıyla ilgili farkındalık oluşturulmasının önemine dikkat çeken Yücel, ailelerin çocuklarına sağlıklı beden algısı kazandırmak için:
Açık iletişim kurmaları
Medya okuryazarlığını teşvik etmeleri
Duygusal dayanıklılığı artırmaları
Sağlıklı beslenme eğitimi vermeleri
Gerektiğinde psikolojik destek almaları gerektiğini belirtti.
cumhuriyet.com
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.