Uyum Sürecine Odaklanılmalı
Ders ziline 48 saat kala zihinsel hazırlık yapılmalı

Kronik bel ağrısını önlemek için yürüyüş
Yeni bir Norveç çalışmasına göre, her gün ortalama 78 dakikadan fazla yürüyen bireylerin, kronik bel ağrısı yaşama riski anlamlı ölçüde azalıyor. Üstelik bu yürüyüşler hızlı tempolu olmak zorunda değil; yavaş ve sakin adımlarla yürümek yeterli.
Bel ağrısı, dünya genelinde engelliliğin önde gelen nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak bu sorunun çözümü pahalı ergonomik sandalyeler değil, basit bir hareket: yürümek olabilir.
Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden araştırmacılar, 11 binden fazla yetişkinin sağlık verilerini analiz etti. Katılımcılar bir hafta boyunca uyluk ve bel bölgelerine takılan ivmeölçerlerle gün içinde ne kadar ve hangi hızda yürüdükleri kaydedildi.
78 ila 100 dakika yürüyenlerin, günde 78 dakikadan az yürüyenlere göre kronik bel ağrısına yakalanma riski yüzde 13 daha düşük.
Günde 100 dakikadan fazla yürüyenlerde ise bu oran yüzde 23’e kadar çıkıyor.
Yürüme temposunun da faydası olduğu görülse de, araştırma ekibi özellikle toplam yürüme süresinin, yürüyüşün şiddetinden daha belirleyici olduğunu vurguluyor.
“Sonuçlarımız, günlük yürüyüş süresinin bel ağrısı riskini azaltmada yürüyüş hızından daha önemli olduğunu gösteriyor,” diyor çalışmanın başyazarı sağlık bilimci Rayane Haddadj.
Modern yaşamın hareketsiz yaşam tarzı, bel ağrısı gibi birçok sağlık sorununu tetikliyor.
Oysa yürüyüş, sadece bel ağrısını önlemekle kalmıyor; aynı zamanda beyin sağlığını destekliyor, kalp hastalığı riskini azaltıyor, yaratıcılığı artırıyor ve yaşam süresini uzatıyor.
Araştırmacılar, bu sonuçların sağlık politikalarında yürüyüşün teşvik edilmesi gerektiğine işaret ettiğini belirtiyor.
trthaber.com
Ders ziline 48 saat kala zihinsel hazırlık yapılmalı
E-sigara nikotin bağımlılığına giriş kapısı
Kan sulandırıcının ne olduğu arama motorlarında araştırılıyor. Peki, Kan sulandırıcı nedir? Kan sulandırıcı kalp krizini önler mi?
Ramazan’da ilaç saatleri tedavi etkinliğini değiştirebilir
Egzama hem çocuklarda hem de erişkinlerde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir.
Bilim insanları, aralıklı oruç yöntemlerinin, kilo kaybı açısından geleneksel diyetlerden daha etkili olmadığını ve yaşam kalitesini diğer diyetlere kıyasla belirgin biçimde artırmadığını ortaya koydu.