’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

TEİS
Basın Açıklaması
Sahte İlaç İnsanlık Suçudur Eczanelerimizde Asla Sahte İlaç Bulunmaz
Ümraniye’de jandarma ekiplerinin düzenlediği baskında 5 milyon kutunun üzerinde sahte ilaç ele geçirilmiştir. Bu olay, ülkemizde halk sağlığını doğrudan hedef alan organize suçların ne kadar büyük boyutlara ulaştığını bir kez daha ortaya koymuştur. Üstelik ele geçirilen ilaçlar arasında, ilaç fiyatlandırmasında uygulanan düşük Euro kuru yüzünden ülkemiz piyasasından çekilen ve organ nakli hastaları için hayati öneme sahip ilaçların da bulunması, durumun vahametini kat kat artırmıştır.
Kamuoyuna yansıyan haberlerde, bu ilaçların “eczaneler üzerinden satışa sokulduğu” şeklindeki ifadeler, toplum nezdinde eczacıları töhmet altında bırakacak, haksız ve gerçek dışı bir algı oluşturmaktadır.
Eczacılar Bu Suçun Tarafı Değildir, İlaç Yokluğu Sahteciliği Besler
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, konuyla ilgili şunları söyledi:
“Eczanelerimizde asla sahte ilaç bulunmaz. Çünkü, Türkiye’de İlaç Takip Sistemi (İTS) sayesinde ilacın üretimden depoya, depodan eczaneye ve hastaya ulaştırılmasına kadar her aşaması elektronik olarak kayıt altına alınır. Bir eczacının, İTS’ye kayıtlı olmayan sahte bir ilacı hastasına verme ihtimali yoktur. Çünkü sistem buna izin vermez”
Dolayısıyla sahte ilaçların eczaneler üzerinden halka sunulduğu yönündeki imalar ve haberler hem gerçeği yansıtmamakta hem de eczacıları töhmet altında bırakarak halkın güvenini zedelemektedir. Oysa eczacılar, her koşulda halk sağlığını önceleyen, yasaların ve etik ilkelerin çizdiği sınırlar içinde hizmet veren sağlık profesyonelleridir.
Sahte ilaç sorununun kaynağı bellidir:
Özellikle düşük Euro kuru nedeniyle ilaç firmalarının hayati önemdeki bazı ilaçları Türkiye piyasasından çekmesi, bu boşluğun sahteciler tarafından doldurulmasına zemin hazırlamaktadır. Kanser ilaçları, organ nakli ilaçları ve kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan birçok ilacın bulunamaması, sahtecilere cesaret vermektedir. Örneğin organ nakli sonrası kullanılan ilaç firması tarafından ilacın Türkiye’deki ticari faaliyetini 31.08.2023 tarihinde durdurmuştur. O tarihten itibaren ilaç eczanelerimizde bulunmamaktadır. Firma ilaç Eurosunun düşüklüğü sebebi ile ilacını ülkemiz piyasasından çekmiştir.
TEİS olarak uyarıyoruz: Eğer gerçekçi bir ilaç fiyatlandırma politikası hayata geçirilmez, ilaçların piyasadan çekilmesinin önüne geçilmezse sahte ilaç çeteleri daha da güçlenecektir. İlaç yokluğu, sahtecilerin en büyük silahıdır. Bu suç örgütlerinin cesaret bulmasının sebebi, vatandaşın çaresiz bırakılmasıdır.
Buradan açıkça ifade ediyoruz:
TEİS olarak çağrımız nettir:
-Sahte ilaç ticaretine karışan suçlular en ağır şekilde cezalandırılmalı, bu konuda cezai yaptırımlar caydırıcı hale getirilmelidir.
-İlaç fiyatlandırmasında gerçekçi kur politikası benimsenmeli, özellikle kanser ve organ nakli ilaçları gibi hayati öneme sahip ilaçların piyasadan çekilmesi engellenmelidir.
-Kamuoyuna yapılan açıklamalarda eczacıları zan altında bırakacak sorumsuz söylemlerden uzak durulmalıdır.
Biz eczacılar, her zaman olduğu gibi bu ülkenin dört bir yanında, vatandaşlarımızın en güvenli şekilde ilaca ulaşması için gece gündüz çalışıyoruz. Mesleğimizi ve onurumuzu töhmet altında bırakmaya yönelik her türlü girişime karşı sessiz kalmayacağız.
Unutulmamalıdır: Eczanelerden alınan her ilaç güvenilirdir, takip edilebilirdir ve hastanın sağlığı için teminat altındadır.
TEİS BASIN BÜROSU/02/09/2025
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.