Eyvah! Çocuğum Ergen Mi Oluyor?

Eyvah! Çocuğum Ergen Mi Oluyor?

Ecz. Zeynep Aksoy

 

EYVAH! ÇOCUĞUM ERGEN Mİ OLUYOR? (ERKEN ERGENLİK)

Ergenlik Dosyası-2

Herkese tekrar merhaba, geçtiğimiz hafta tanımı ve belirtilerine değindiğimiz erken ergenliği bu hafta da anlatmaya devam ediyoruz. Gelin şimdi çocuklarımızın küçük yaşta yaşamak durumunda kaldıkları bu problemin sınıflandırmasına bakalım;

1-Santral erken puberte ( gonadotropin bağımlı erken puberte veya gerçek erken puberte olarak da bilinir), hipotalamik-hipofiz-gonadal ekseninin erken olgunlaşmasından kaynaklanır. Kızlarda göğüslerin ve kasık kıllarının, erkeklerde sırasıyla testis, peniste büyüme ve kasık kıllarının olgunlaşmasıyla karakterizedir. Bu hastalarda, cinsel özellikler daima çocuğun cinsiyetine uygundur.

2-Periferik erken puberte (gonadotropin bağımsız erken puberte olarak da bilinir), cinsel hormonların (östrojenler veya androjenlerin) gonadlardan veya adrenal bezlerinden, dış kaynaklı seks steroidlerinden veya ektopik üretiminden veya aşırı salgılanmasından kaynaklanır. Periferik erken puberte çocuğun cinsiyetine uygun olmayabilir, kızların virilizasyonu ve erkeklerin feminizasyonu görülebilir.

PEKİ TEDAVİSİ VAR MI?

Erken ergenliğin tedavisi için öncelikle altta yatan nedenin tespiti gerekmektedir. Eğer altta yatan tümör, kist, hidrosefali gibi bir neden varsa öncelikle bu durum tedavi edilmelidir.  Ergenlik yaşı ne kadar küçükse altta patolojik bir problem çıkma olasılığı o kadar fazladır.

Santral erken ergenlik enjeksiyonluk GnRH analogları ile tedavi edilmektedir. Tedavi ile hipofiz-gonad ekseni üzerindeki baskılayıcı etki ilk 6 ay içinde gözlenmektedir. Bu tedavi ile östradiol ve testosteron düzeyleri ergenlik öncesi seviyeye inmekte, ergenlik gelişim bulguları durmakta veya gerilemekte, büyüme hızının temposu ve kemik olgunlaşma hızı yavaşlamaktadır.

Tedavi hekim tarafından 3-6 aylık periyotlarla değerlendirilir.

TEDAVİDE AMAÇ NEDİR?

1. Pubertal gelişimin baskılanması

2. İkincil cinsiyet özelliklerinin durdurulması ve gerilemesinin sağlanması

3. Erken menarşın ve seksüel aktivitenin önlenmesi

4. İskelet olgunlaşmasının geciktirilmesi

5. Epifizlerin kapanmasının geciktirilmesi ve kısa boyun engellenmesi

6. Psikososyal ve davranışsal problemlerin önüne geçilmesi

7. Biliniyorsa altta yatan nedenin tedavi edilmesi

8. Psikososyal iyilik durumunun sağlanması

BU TEDAVİNİN OLASI YAN ETKİLERİ NELERDİR?

Tedavi esnasında, aşağıda belirtilen yan etkiler minumumdur ve birçok hasta tarafından tolere edilebilir etkilerdir. Bunlar;

• Vajinal kanama: İlk GnRH enjeksiyonundan sonra artan LH ve seks steroidlerinin etkisi ile geçici vajinal çekilme kanaması gözlenebilir.

• Cilt bulguları, kas içi enjeksiyon bölgelerinde endürasyon, eritem ve steril abse gelişebilir. (%3-13)

• Menopozal bulgular, uykusuzluk, duygu-durum değişikliği, bulantı, sıcak basmaları, baş ağrısı gibi bulgulardır ve nadiren gözlenmektedir.

Tedavinin kilo artışına neden olduğunu öne süren çalışmalar olmakla birlikte vücut ağırlığına etkisi olmadığını ileri süren çalışmalar da mevcuttur.

Tedavi sonlandırıldığında ergenlik 12 -18 ay içerisine geri döner.

Tüm bu bilgiler ışığında erken tanı ve tedavi ile erken ergenlik önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durumdur.

Ebeveyler bu konuda dikkatli ve farkındalık sahibi olmalıdır. Erken ergenliğin önlenerek çocuklarımızın beden ve ruh sağlığı açısından normal bireyler olarak büyümeleri ise hepimizin ortak temennisidir.

 

Sevgiyle kalın…

 

KAYNAKLAR

 

                                                                                                                      Ecz. Zeynep Aksoy

                                                                                               zeynepacaraksoy@gmail.com

 

Eczacıdan Sağlık

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Obezite Kanser Riskini Arttırıyor

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, yaklaşık 2 milyar yetişkin obezite ile yaşamını sürdürürken, Türkiye’de obez bireylerin oranı %22’lere ulaşmış durumda bulunuyor.

Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.