Antidepresanlar ve İlaç Etkileşimleri

Antidepresanlar ve İlaç Etkileşimleri

Dr. Ecz. Dyt. Neda TANER

neda.taner@gmail.com

 

Depresyon; üzüntü, çökkünlük, umutsuzluk gibi duyguların günlük yaşamı etkileyecek ölçüde yoğun yaşandığı bir hastalıktır. Hayatın normal akışı içerisinde herkesin daha düşük duygulanım durumunda olduğu zamanlar olabilir. Ancak depresyon, bu durumlardan pek çoğunun uzun süre devam etmesi ile karakterizedir.

Antidepresan ilaçlar tüm dünyada en sık kullanılan ilaçlardır. Major ve minör depresyonların yanı sıra, birçok tıbbi duruma eşlik eden depresyonlarda, anksiyete bozukluklarında kullanılmaktadır.        

Trisiklik antidepresanlar etkin ilaçlar olmakla birlikte antikolinerjik yan etkileri bulunan ve yüksek dozlarda kardiyotoksik ilaçlardır.

Yeni kuşak antidepresanlardan seçici serotonin geri alım inhibitörleri, norepinefrin-serotonin geri-alım inhibitörleri, norepinefrin geri-alım inhibitörleri etkin ve güvenilir ilaçlar olup, trisiklik antidepresanların risklerini taşımazlar.

Antidepresan seçilirken hastanın fiziksel ve ruhsal belirtilerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Seçilen antidepresanın etkin doz ve etkin sürelerde kullanılması gerekir.

Antidepresanların etkinliğinin başlaması 4-8 haftayı bulur. Tedaviden yararlanan hastanın ilacı etkin dozda en az 6 ay kullanması gerekir. Sık tekrarlayan ve yaşam kalitesinin bozulduğu depresyonlarda bir yıldan daha uzun süre devam edilebilir.

Çoklu ilaç kullanımı olan hastalarda ilaç-ilaç etkileşimlerinin bilinmesi ve özel durumlarda antidepresan kullanımı konularında hastaların bilgilendirilmesi önemlidir.

Antidepresanların Endikasyonları

  • Duygu durum bozuklukları (major depresyon, distimi, siklotimi, organik affektif bozukluklar)
  • Anksiyete bozuklukları (panik bozukluk, fobik bozukluklar)
  • Uyku bozuklukları (insomnia, gece terörü, narkolepsi, katalepsi, uyku apnesi, enürezis)
  • Çocuklarda DEHB (Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu)
  • Ağrı sendromları (nöropatik ağrılar, baş ağrısı, migren)

Selektif Serotonin Re-Uptake İnhibitörleri (SSRI)

Mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonin çoğunlukla beyinde, bağırsaklarda ve trombositlerde bulunur. Vücut tarafından üretilir.

Serotonin; Uykuyu ve iştahı düzenlemeye yardımcı olur, öğrenme ve hafızayı güçlü tutar, olumlu duyguların ve sosyal davranışların düzenlenmesine yardımcı olur.

Salınan serotonin, belli bir süre sonra salındığı hücre tarafından geri alınır. SSRI’lar, bu geri alımı engelleyerek hedef hücrenin daha fazla serotonini almasına yardımcı olur. Düşük serotonin düzeyleri depresyon gelişimine katkı sağladığından SSRI’lar, hedef hücrenin ulaşabileceği serotonin miktarını arttırarak depresyonun düzeltilmesine yardımcı olur.  Yani kısaca SSRI’lar, 5-HT geri alımının blokajı yoluyla, seçici olarak serotonin iletimini artırır ve post-sinaptik reseptörlerin sayı ve duyarlılığında azalmaya yol açarlar.

Bu grupta bulunan ilaçlar şunlardır;

  • Sitalopram
  • Essitalopram
  • Sertralin
  • Fluoksetin
  • Paroksetin

Serotonin Sendromu Nedir?

SSRI, TSA gibi ilaçlar arasındaki etkileşimler sonucu artan nörotransmiter konsantrasyonunun yol açtığı; akatizi (yerinde duramama), miyoklonus (kas seğirmesi), hiperfleksi (diz kapağı refleksi), konfüzyon (zihin bulanıklığı, hafıza kaybı), terleme, titreme, ereksiyon, diyare ve ciddi vakalarda nöbet ve koma ile karakterize durumdur.

Sitalopram

  • Depresyon tedavisinde ve hastalığın tekrarlanmasını önlemede yardımcı olmak için kullanılır.
  • Ayrıca, tekrarlayan depresyonu olan hastalarda yeni depresif nöbetlerin oluşumunu önlemek üzere uzun dönem tedavide kullanılır.
  • Panik atak eğilimi olan hastalarda ve obsesif kompulsif bozukluğu (OKB) olan hastalarda belirtilerin hafifletilmesinde yararlıdır.
  • Gebelik katagorisi C’dir.

İlaç etkileşimleri;

  • Sitalopram süte geçmektedir.
  • 386 majör ilaç etkileşimi ve 58 minör ilaç etkileşimi bulunmaktadır.
  • Sitalopram ve metabolitleri plazma proteinlerine %80 oranında bağlanırlar. Ana ilaç esas olarak CYP3A4 ve CYP2C19 izoenzimleri tarafından metabolize edilir.
  • Esomeprazol, etravirin, felbamat, flukonazol, lansoprazol, letrozol, modafinil, omeprazol, okskarbazepin gibi CYP450 2C19 inhibitörleri ile birlikte verildiğinde, doza bağımlı QT uzaması riski göz önüne alındığında, sitalopram dozajı günde 20 mg'ı aşmamalıdır.
  • Monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOİ) ile kullanımı kontrendikedir.

Essitalopram

  • Klinik depresyon tedavisinde kullanılır.
  • Agorafobili anksiyete (açık alan korkusu), agorafobisiz anksiyete, sosyal anksiyete ve yaygın anksiyete bozukluğunda da endikedir.
  • OKB (saplantılı davranışlar) tedavisinde kullanılır.
  • Gebelik katogorisi C’dir.

İlaç etkileşimleri;

  • Essitalopram süte geçmektedir.
  • Linezolid (antibiyotik) ve Pimozid (antipsikotik) gibi ilaçlarla birlikte kullanımı kontrendikedir.
  • Bazı diüretikler (furosemid, torsemid, hidroklorotiyazid, spironolakton) vücuttaki sodyum seviyesini azaltabilir. Essitalopramın da benzer bir etkisi vardır. Bu yüzden bu iki ilaç grubunun birlikte kullanılması sodyum eksikliğine neden olabilir.
  • Triptan içeren bazı migren ilaçları (almotriptan, eletriptan, sumatriptan, frovatriptan, zolmitriptan, naratriptan, rizatriptan), essitaloprama benzer şekilde çalışabilir. Bu ilaçları essitalopramla birlikte almak yan etkileri arttırabilir.

Sertralin

  • Depresyon, panik bozukluklar, sosyal anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozuklukları, obsesif kompülsif bozukluk (6-18 yaş arası çocuklar da dahil) hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.
  • Gebelik kategorisi C’dir.
  • Sertralin süte geçmektedir.

Fluoksetin

  • Majör depresyon, obsesif kompülsif bozukluk, bulimia nervoza – aşırı yeme ve ardından kusarak çıkartmanın azaltılması için psikoterapi eşliğinde-, adet öncesi huzursuzluk (pre-menstrüel disforik bozukluk) durumunda kullanılır.
  • Çocuklarda ve ergenlerde kullanılması önerilmemektedir, büyümeyi yavaşlatabilir ya da muhtemelen cinsel olgunlaşmada gecikmeye yol açabilir.

İlaç etkileşimleri;

  • SSRI’lar Sarı kantaron (St. John’s Wort) gibi serotonerjik aktiviteye sahip ajanlarla birlikte kullanıldığında nadir ancak ciddi ve potansiyel olarak ölümcül durumlar görülebilir.
  • Sınıf IA (disopiramid, kinidin, prokainamid) ve sınıf III (amiodaron, dofetilid, sotalol) antiaritmikler, QT aralığının doza bağlı uzamasına neden olabilir. Bu da ani ölüm dahil olmak üzere ventriküler aritmilerin artmasına neden olabilir (amiodaron- fluoksetin kombinasyonunda olduğu gibi).
  • Fluoksetin gibi CYP450 2D6 enzimini inhibe eden ilaçların kronik olarak uygulanması, tamoksifenin etkinliğini azaltabilir (tamoksifen-fluoksetin kombinasyonu gibi).
  • Metilen mavisini intravenöz olarak alan hastalarda serotonerjik ajanlar kullanılmamalıdır. Mümkünse, metilen mavisi tedavisinden önce serotonerjik ilaçların çoğunun 1-2 hafta öncesinden alımının durdurulması gerekirken, fluoksetinin yarılanma ömrünün uzun olması sebebiyle 5 hafta öncesinden alımı durdurulmalıdır. Serotonerjik ilaçlarla tedaviye metilen mavisinin son dozundan 24 saat sonra tekrar devam edilebilir.

DİKKAT!

Hafif şiddetteki depresyonların tedavisinde kullanılan St. John’s Wort bitkisi diğer antidepresan ilaçlar ile kullanılmamalıdır.

Sarı kantaronun etkisi 1- 2 hafta sürebilir.

Serotonin- Norepinefrin Re-Uptake İnhibitörleri (SNRI)

Serotonin ve norepinefrin nörotransmitterlerinin geri alımını durduran ilaç grubudur. Bu sayede hedef hücrenin ulaşabileceği serotonin ve norepinefrin miktarı artmış olur.

SNRI grubu ilaçlar depresyon tedavisinden farklı olarak,

  • Diyabete bağlı sinir hasarı
  • Fibromiyalji
  • Sıcak basması
  • Anksiyete bozukluğu tedavisinde de kullanılabilir.

Bu grupta bulunan ilaçlar şunlardır;

  • Desvenlafaksin
  • Duloksetin
  • Levomilnasipran

Trisiklik Antidepresanlar (TSA)

TSA, antidepresanlar içerisindeki en eski gruplardan biridir. Tıpkı SSRI ve SNRI grubu ilaçlarda olduğu gibi serotonin ve norepinefrin düzeylerinde artış sağlar. Bu etkinin yanı sıra asetilkolin adı verilen bir başka nörotransmitterin etkilerinde azalmaya neden olur. Asetilkolin üzerindeki bu etki, ilaç kullanımında ciddi yan etkiler görülmesine yol açabilir. Bu nedenle SSRI ve SNRI grubu ilaçlardan fayda görmeyen kişilerde kullanılırlar.

Trisiklik antidepresanlar ek olarak;

  • Zona veya diyabete bağlı sinir hasarı
  • Fibromiyalji
  • Anksiyete
  • Migren
  • Çocuklarda altına kaçırma, gibi sorunların tedavisinde kullanılır.

Bu grupta bulunan ilaçlar şunlardır;

  • Amitriptilin
  • İmipramin
  • Nortriptilin

Monoamin Oksidaz İnhibitörleri (MAOİ)

MAOİ’leri, tıpkı TSA’lar gibi eski bir antidepresan grubudur. Bazı nörotransmitterlerin yıkılmasını engelleyerek dopamin, serotonin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerin düzeyini arttırır. Depresyon tedavisinde sık kullanılan bir ilaç grubu değildir ancak diğer antidepresan türleri ile başarılı bir tedavi sağlanamadığında kullanılabilir. Bu ilaçlar depresyonun yanı sıra;

  • Panik atak,
  • Anksiyete bozukluğu,
  • Parkinson hastalığı tedavisinde de uygulanabilir.

Bu grupta bulunan ilaçlar şunlardır;

  • İzokarboksazid
  • Fenelzin
  • Selejilin

Yaygın yan etkiler;

  • Bulantı (çok yaygın görülebilir)
  • Burun tıkanıklığı ya da akıntı
  • Endişe ve huzursuzluk
  • İştahta değişiklik
  • İshal ya da kabızlık
  • Uyku bozuklukları (anormal rüyalar, uykuya geçmede zorluk) ya da uyku hali
  • Sersemlik ve halsizlik
  • Ateş
  • Titreme
  • Ağız kuruluğu
  • Aşırı terleme
  • Eklem ve kas ağrıları
  • Kilo artışı
  • Cinsel bozukluklar (ereksiyon sorunları, cinsel isteksizlik ve kadınlarda orgazm sorunları)

 

KAYNAKLAR

  • Antidepressant treatment: what we have to know about drug choise, using principles, side effects, drug-drug interactions, and special situations.
  • Zeliha tuncaa, apsikiyatri AD, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, İZMİR Turkiye Klinikleri J Int Med Sci. 2005;1(40):68-71
  • Psikiyatrik Uygulamada İlaç Etkileşimleri, Dr. Mesut ÇETİN, Klinik Psikofarmakoloji Bülteni.

 

Eczacıdan Sağlık

DİĞER HABERLER
Kuduz şüphesinde ilk yardım nasıl olmalı?
İnfluenza geri geldi
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !
Diyabeti Önlemek Mümkün
Saygı İle...
Obezite Kanser Riskini Arttırıyor
Hangi Duygumuzu Yiyoruz?
Hümektan nedir?
Miyastenia Gravis
Bağısak Kanserinde Basit Test
RETİNOIDLER
PNH hastaları korkmamalı
Lejyoner Hastalığı
Güneş koruyucunuzun doğru seçimi
Miyastenia Gravis
Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!
Bayramda Şekere Dikkat
23 NİSAN KUTLU OLSUN
Hurmanın Sağlığa Faydaları
Fibromiyaljide sağlık için 20 adım
Menisküs Yırtığı Nedir
Her Yönüyle “PPI”
Vertigo Nedir?
Kimyasallar ve Biz-I
Azalmış (Düşük) Yumurtalık Rezervi
Sağlığımızın Demirbaşı
14 Mart Tıp Bayramı
İlaçların Vücuttaki Yolculuğu
Huzursuz Bağırsak Sendromu

En Çok Okunanlar


Diyabeti Önlemek Mümkün

Her yaş grubunda ortaya çıkan diyabet vakalarının sayısı artıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabetin çeşitli organlarda yarattığı etkilerin istenmeyen sonuçlara kadar ilerleyebildiğini belirtti.

Mitokondrilerimiz Kadar Konuşalım !

Kronik yorgunluk sendromu; hastalık tanısı alınmadığı halde fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yorgunluk veya tükenmişlik halinin 6 aydan uzun sürerek normal hayata devam edememe durumudur.

İnfluenza geri geldi

Domuz gribi olarak bilinen H1N1 Influenza A, yeniden etkisini göstermeye başladı. Son günlerde çevremizdeki pek çok insan yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri yaşıyor.